| kuzenimden şimdi bir mesaj aldım, daha geç olmadan ayrıl diyor. | Open Subtitles | لقد تلقيت رسالة من قريبي كما تعلم ، تحذيرية يقول لي ان اغادر قبل فوات الأوان |
| Philly'deki kuzenimden dergiyi postalamasını isterdim Michigan'a getirmiyorlardı çünkü. | Open Subtitles | قد جعلتُ قريبي يرسل إلي نُسخاً من "فيلي" لأنني لم أستطع أن أتحصل عليها في "ميتشيغان" |
| - Boston'daki kuzenimden gelmiş. | Open Subtitles | -ما هذا؟ -إنها رسالة من قريبي في (بوسطن ) |
| Salak fare. kuzenimden bile daha kötü. | Open Subtitles | العفن الغرير هو ايضا اكثر جنونا من ابن عمي |
| kuzenimden duyduğuma göre köşedeki binanın ön tarafı komple yıkılıp kaldırıma düşmüş, öyle mi? | Open Subtitles | سمعت من ابن عمي ان المبنى الأمامي في الزاويه سقط وتحطم على الرصيف؟ |
| Silahı kuzenimden çaldım. | Open Subtitles | لقد سرقت المسدس من ابن عمي |
| Bu yüzden kuzenimden nefret ediyor. | Open Subtitles | لهذا يكره قريبي. |
| kuzenimden nefret ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | وأعلمُ لمَ تكره قريبي. |
| Luke Cage kuzenimden ve benden nefret etmiyordu yani, öyle mi? | Open Subtitles | ولم يكن"لوك كيج"يكره قريبي ويكرهني, |
| 12 yaşındaki kuzenimden kiraladım. | Open Subtitles | (واضطررت الى استئجارهم من ابن عمي (12عاماً |
| Burgundy'deki kuzenimden geldi. | Open Subtitles | انها من ابن عمي في بورجوندي. |
| İttiğin adam kuzenimden biriydi. | Open Subtitles | الرجل الذي قتلته كان ابن عمي |