| Ya Kuzenin Mr Collins ve ünlü Lady Catherine de Bourgh? | Open Subtitles | وماذا عن ابن عمك السيد كولينز والسيدة كاثرين دى بورج الشهيرة |
| Küçük FYI, Kuzenin dosyalama işine yardım edecek birini arıyor. | Open Subtitles | فقط للعلم. ابن عمك يبحث عن شخص يمكن أن يساعده |
| Kuzenin olan dul biriyle günah içinde yaşadığını öğrenmeleri ne kadar sürer? | Open Subtitles | مع مطلقة, من هو قريبك الاول ؟ من يهتم لما يفكرون به |
| -Memnun oldum. Kuzenin. | Open Subtitles | .هذا قريبك وفي هذه الأثناء سأضاجع من الخلف |
| Onları tanımıyorum bile. Kim o; ikinci Kuzenin mi? | Open Subtitles | حتى أني لا أعرفهما، أهي قريبتك من الدرجة الثانية؟ |
| Çok yakında görüşmez üzere Sevgili Kuzenin | Open Subtitles | متلهف لرؤيتك، قريبا جدا إبن عمك المحب المخلص |
| Kuzenin olduğunu, onu sevdiğini biliyorum ama beni deli ediyor. | Open Subtitles | انا اسفه ليفون اعلم بانها ابنة عمك اعلم بانك تحبها |
| Kuzenin ve Lyla Cutwright, sana yatırım amaçlı 15bin dolar verdi. | Open Subtitles | ابن عمك و ليلى كاوترايت قاموا باعطائك أ15 لف دولار للاستثمار؟ |
| - Genç Teğmen Kuzenin Fernando Mondego | Open Subtitles | هذا الملازم الصغير , ابن عمك , فيرناند مانديجو |
| Kuzenin bütün gün elleri cebinde mi dolaşır? | Open Subtitles | هل يذهب ابن عمك حول كل يوم مع يديه في جيوبه؟ |
| Ben Kuzenin Eddie. Babanın ismini koymuşlar. | Open Subtitles | أنا قريبك إيدي أَنا مُسَمَّى على اسمُ والدك |
| Küçük Kuzenin tüm kuru üzümleri bitirdi. | Open Subtitles | قريبك الصغير خلّص كل رقائق الذرة هذا الصباح |
| Bana Kuzenin olduğunu söyleme. Kaşar ibneler bu yalanı söyler. | Open Subtitles | لا تقل لي إنه قريبك فهذا ما إعتاد أن يقوله من سبقوك |
| Fakat bu bir soru akla getiriyor: Kuzenin H.M.O. ya mı gidiyor? Hadi. | Open Subtitles | لكنه يثير سؤالاً واحداً قريبتك تذهب لمنظمة الصحة؟ |
| Yahudi olabilir ama kesinlikle Kuzenin değil. | Open Subtitles | حسناً، ربما تكون يهودية لكنها ليست قريبتك بالتأكيد |
| Yahudi olabilir ama kesinlikle Kuzenin değil. | Open Subtitles | حسناً، ربما تكون من ديانة أخرى لكنها ليست قريبتك بالتأكيد |
| Kuzenin garajında basıyorsundur. | Open Subtitles | يجب أن تجني المال لتكسب المال ربما أطبعها في مرآب إبن عمك |
| Kuzenin benim müşterim, harcamaları sen karşılayamazsın. | Open Subtitles | موكلي هو إبن عمك و لا تستطيع تتهم إغلاق التكاليف |
| Kuzenin 19 yaşında ve şimdiden iki çocuğu var Kyra. | Open Subtitles | ابنة عمك ذات 19 ربيعاً لديها طفلين " كيرا " |
| Senin o sikik Kuzenin kardeşimi öldürdüğünde kederimi içime attım. | Open Subtitles | لقد كتمتُ كبريائي حينما قتل ابن عمّك أخي |
| Eğer Kuzenin varsa, oy var demektir. | Open Subtitles | اذا كان لك ابن عم كان لك صوت في الانتخابات |
| Kuzenin, onla âlakalı olmaya şeylere burnunu sokmaya devam ederse hepimiz için sorun olacaktır. | Open Subtitles | بدأ إبن عمكِ بدس أنفه حيث لا ينتمي، تلك ستكون مشكلة لنا جميعًا |
| Kuzenin DEO için çalışmıyor olabilir ama sen hala çalışıyorsun. | Open Subtitles | ربما ابن عمكِ لا يعمل لصالح الإدارة ولكنكِ ما زلت تعملين لصالحها |
| Kuzenin, amcasından kalan mirası öğrenince eminim çok şaşıracak. | Open Subtitles | أتخيل أن بنت عمك ستتفاجأ كثيراً عندما تعرف عن النقود التي تركها عمها لها |
| Bak dostum. Çocuklarla ilgili çok sey olur. Kuzenin veya degil, sen isine bakarsin. | Open Subtitles | هناك مخاطرة بكل حال إن كانت قريبتي أو لا |
| Kuzenin Lindsay'e asıldığını biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعلمين بأنه أشبع أبن عمك "ليندسي" ضرباً |
| Lütfen. Kuzenin Nancy gelmiyor değil mi? | Open Subtitles | إبنة عمك [ نانسي ] لم تأتي إلى هنا، صحيح ؟ |
| Yoksa Kuzenin Elizabeth bunu elinden alacak. | Open Subtitles | أو أبن عمكِ اليرزابيث سوف يأخذها من يديكِ |
| Amerika'da ki Kuzenin. Onunla bağlantını koparmamışsın en azından. | Open Subtitles | ابن العم في أمريكا، لقد كنتِ على اتصال به. |