| 3.Kutup denilen bu bölgedeki 2.000 buzul Kuzey Kutbu'ndan daha hızlı eriyor. | TED | في القطب الثالث،تذوب 2000 من الأنهار الجليدية بسرعة، أسرع من القطب الشمالي. |
| Kuzey Kutbu'nda görev yapmak çok zor, bir robot için bile. | TED | الآن، العمل في القطب الشمالي ليس بالشيء الهين، حتى بالنسبة لآلي. |
| Ve böylece aklımda Kuzey Kutbu'nda tam anlamıyla yüzlerce ve yüzlerce kez yüzdüm. | TED | و اذن حرفيا سبحت عبر القطب الشمالي مئات و مئات المرات في عقلي. |
| Ve düşündüm de, iki günlük zaman içerisinde bu yüzüşü Kuzey Kutbu'nda yapacaktım. | TED | و فكرت انه في غضون يومين سوف اقوم بهذه السباحة عبر القطب الشمالي. |
| -Hoşça kal baba. Kuzey Kutbu'ndaki gece için sağ ol. | Open Subtitles | وداعا يا أبى وشكرا على الليلة الجميلة فى القطب الشمالى |
| Kuzey Kutbu'nda bir kilometre boyunca 20 dakikalık bir yüzüşü deneyecek ve yapacaktım. | TED | كنت ساحاول و اقوم بالسباحة لمدة عشرين دقيقة، لكيلومتر واحد عبر القطب الشمالي. |
| Kuzey Kutbu'nda Avatar'ı yakaladığında da tam olarak böyle oldu. | Open Subtitles | هذا ما حدث بالضبط عندما أمسكت الآفاتار في القطب الشمالي |
| Burada, her yaz Kuzey Kutbu'nda, güneş kış buzullarını eritmeye başlar. | Open Subtitles | ،هنا في القطب الشمالي كلّ عام تبدأ الشمس بإذابة ثلج الشتاء |
| Yapılan son tahminler önümüzdeki 20 ila 40 yılda yazın Kuzey Kutbu'nun buzdan tamamen yoksun kalabileceğini ortaya koyuyor. | Open Subtitles | تقول آخر التنبّؤات أن القطب الشمالي قد يكون خالياً تماماً من الثلج في الصيف خلال 20 إلى 40 عاماً |
| Kuzey Kutbu'ndaki bilim adamlarına göre tundralar beklenenden hızlı eriyor. | Open Subtitles | يفيد العلماء بأن تندرا القطب الشمالي تذوب أسرع من المتوقع |
| Sana burada ihtiyacım var, Kuzey Kutbu'nda değil. Mikael, bunun nasıl görüneceğini biliyorsun. | Open Subtitles | أنا أحتاجك هنا وليس في القطب الشمالي أنت تعرف كيف سوف يبدو الأمر |
| 50,000 yıl önce buzullar Kuzey Kutbu'ndan aşağıya doğru ilerlemeye başlar. | Open Subtitles | قبل خمسون ألف عام، بدأت تتقدم الأنهار الجليدية من القطب الشمالي. |
| Rusların 2007'de Kuzey Kutbu'ndaki tartışmalı deniz yatağında hak iddia etmek için yaptığı girişim rakip ülkeleri çok kızdırdı. | Open Subtitles | هذه المحاولة الجريئة من الروس لإنتزاع أحقية قعر البحر في القطب الشمالي سنة 2007 أشعلت الحقد بين الدول المتنافسة |
| Kuzey Kutbu'nu ziyaret ettiğimde değişen koşulları bizzat görme fırsatım oldu. | Open Subtitles | حظيت بفرصة مشاهدة ظروف تغيير الجليد بنفسي، عندما زُرت القطب الشمالي |
| Uzun lafın kısası, bu Kuzey Kutbu'nun en uzun karanlık bir gecesi olacak. | Open Subtitles | و التي يعني ببساطة سوف تكون مظلمة في القطب الشمالي لفترة طويلة جداً. |
| Kuzey Kutbu'ndan bir misafirimiz var ve sizlere hediyeler getirmiş. | Open Subtitles | لدينا زائر من القطب الشمالي , وقد قام بإحضار الهداية |
| Kuzey Kutbu'ndan bir misafirimiz var ve sizlere hediyeler getirmiş. | Open Subtitles | لدينا زائر من القطب الشمالي , وقد قام بإحضار الهداية |
| Dünya'nın Kuzey Kutbu gökyüzündeki başka bir yeri işaret edecek. | Open Subtitles | القطب الشمالي للأرض سوف يشر إلى مكان آخر في السماء. |
| Kuzey Kutbu'ndan ayrılmadan git demiştim. | Open Subtitles | أخبرتك أن تفعل ذلك قبل أن نغادر القطب الشمالى |
| Eğer Kuzey Kutbu'nda dursaydınız, ne yöne bakarsanız bakın, her yön güney olurdu. | TED | إذا تمكنت من الوصول للقطب الشمالي ففي أي اتجاه نظرت وفي كل مكان سيكون باتجاه الجنوب. |
| Gelecek bölüm, av buz tutmuş kuzeyde, Kuzey Kutbu'nda devam edecek. | Open Subtitles | في الحلقة التالية الصيد سيكون في الشمال المتجمّد القطب الشماليّ الكنديّ |
| Kuzey Kutbu'ndaki atölyemden şunu söylemek için geldim Simpsonları evden çıkarma. | Open Subtitles | لقد أتيت من معملي بالقطب الشمالي لأقول لك لا تطرد السيمبسون |
| İklim değişikliği ve buzullarda azalma ayrıca Kuzey Kutbu'nun sualtı seslerini de değiştiriyor. | TED | إن الاحتباس الحراري وانصهار الجليد البحري يعطلان بيئة الصوت في المنطقة القطبية الشمالية. |
| Kuzey Kutbu Ekspresi. Orada kim yaşıyor biliyor musun? | Open Subtitles | القطار القطبي السريع هل تعلم من يعيش هناك؟ |
| Şu resimdeki Sylvia Puckett, Kuzey Kutbu'nda. | Open Subtitles | الآن، هناك سيلفيا بوكيت في القطبِ الشماليِ. |
| Aslında, çok önemli bir araştırma olan Kuzey Kutbu Dairesini keşfeden ilk kişidir. | Open Subtitles | فى الحقيقيه هو كان اول شخص اكتشف المنطقة القطبيه الشمالية و كان ذلك أمراً جللاً |
| Bu filo Golf Körfezi ile Kuzey Kutbu arasında görev yapmaktadır. | Open Subtitles | والدروع المستخدمة من قبل جميع الجيوش خلال الحرب العالمية الثانية "القاعدة فى "أمريكا .... قوات أنذار الطائرات |
| Kuzey Kutbu'nda üçüncü bir mülakat daha yapıldı. | TED | وأجرى مقابلة ثالثة مع شخص عن القطب الشمالي. |
| Bak, yardımın için sağol ama Kuzey Kutbu için sabah ayrılıyoruz. | Open Subtitles | حسنا، شكرا لمساعدتك ولكننا سنغادر الى القطب الشمالي في الصباح |
| İkincisi, unutmayın Kuzey Kutbu aslında donmuş bir okyanustur. | TED | ثانيا، تذكر أن القطب الشمالي هو في الحقيقة عبارة عن محيط متجمد. |
| Kuzey Kutbu'nda penguen yoktur. | Open Subtitles | دخلت في معركه مع اصحاب الاقطاب المختلفه |
| Sonra geyikler bizi Kuzey Kutbu'na uçurdu. | Open Subtitles | ثم العربة الطائرة أخذتنا إلى القطب الجنوبى حيث يوجد الأقزام |