| Mesele bir maceranın sonu değildir çünkü maceranın önemli yanı o değildir. | Open Subtitles | الأمر ليس بشأن أين تنتهى المغامرة لأن ذلك ليس ماتدور حوله المغامرة |
| Peki, eğer maceranın tehlikeli olduğunu düşünüyorsanız, bir de monoton bir hayatı deneyin. | TED | حسنًا، إذا كنت تعتقد أن المغامرة خطرة، فجرب الرتابة. |
| Katniss Everdeen ne zaman hikayeyi yürüten maceranın onu çağırdığını duyuyor? | TED | حينما تدعى افردن كاتنيس إلى المغامرة لكي تتحرك القصة ؟ |
| Gayet iyi durumdayız. Etrafına bi baksana. maceranın tam ortasındayız. | Open Subtitles | سنكون كما يرام، انظري أين نحن، إنّنا في مغامرة الآن. |
| Bizi farklı kim biz ilgisi var sürece bize bir maceranın içine kör metermo. | Open Subtitles | اللذين ليس لدينا ما نفعله سوى أن نذهب في مغامرة ونحن معصوباً العينين |
| Seninle tanışmak bir maceranın başlangıcı oldu. | Open Subtitles | أنا أعتقد معرفتك هي بحد ذاتها .بداية لمغامرة كبيرة نوعاً ما |
| Bu da asıl maceranın başladığı yerdi. | TED | وفي هذا الوقت بالذات بدأت المغامرة الحقيقية |
| Ki benim için bu küçük maceranın altı çizilmesi gereken yeri burasıdır. | Open Subtitles | والذي بالنسبة لي هو العلامة المضيئة بشأن هذه المغامرة |
| Kültürel seviyede bunun anlamı maceranın sonuydu. | Open Subtitles | على الصعيد الثقافي، هذا يعني نهاية المغامرة. |
| maceranın tadını çıkar. | Open Subtitles | هذا هو ما أقصده أنتِ الآن تتذوقين طعم المغامرة |
| Hindistan'daki tüm bu maceranın tek ve kutsal gerçeği sadece bir çizgiydi. | Open Subtitles | الحقيقة الوحيدة الكاملة عن المغامرة فى الهند فى كلمة واحدة |
| Yani buradaki birinin bununla ilgili bir problemi varsa hayatındaki bu maceranın bir parçası olamazlar, tamam mı? | Open Subtitles | لذا إن كان لدى أي أحد هنا مشكلة في ذلك فلا يجب أن يصبحوا جزءاً من المغامرة ، حسناً؟ |
| Bu küçük maceranın içinde randevu mu kaptın? | Open Subtitles | إذن.. هل حصلت على موعد من خلال هذه المغامرة الصغيرة؟ |
| "Gelişen, tatlı, küçük bir kasabada her gün yeni bir medikal maceranın yaşandığı yerde." | Open Subtitles | اني ادرس واطور مهاراتي الطبية في بلدة صغيرة حيث كل يوم يحمل مغامرة طبية جديدة |
| Bu hafta ki maceranın sonuna geldin. Özetle. | Open Subtitles | هذه نهاية مغامرة هذا الأسبوع اختصري الموضوع |
| Yoo, sizler gidip bu maceranın tadını çıkarın, ben burada kalıp, havuz kenarında içkimi yudumlayacağım. | Open Subtitles | لا، أذهب وأعيش مغامرة الخاصة بك. أنا سوف الاسترخاء وهو يحتسي المولوتوف بالمجمع. |
| Central City'deki başka bir heyecanlı maceranın sonu daha. | Open Subtitles | ونهاية أخرى لمغامرة أخرى ممتعة |
| Beraber geçirdiğimiz bir maceranın hatırasını saklamıştım. | Open Subtitles | . لقد أحتفظت بتذكار لمغامرتنا معا |
| Bilirsiniz maceranın bu bölümünde sosislere sarılı vaziyette ölümle yüz yüze kalma gibi bir huyunuz olduğu aklıma geldi. | Open Subtitles | وتعرف لذا توقعت انك تنوي ان ينتهي بك المطاف ملفوفا بالنقانق وتواجه الموت المحقق في هذا الجزء من المغامره |
| Bir maceranın başlangıcı. | Open Subtitles | إنها بِدايــة مُغامرة. |
| Burası maceranın sona erdiği yer, seni hârici pislik. | Open Subtitles | إلى هنا أين تنتهي مغامراتك, إنك قطعة هُراء أجنبية. |
| Baba, ben o öyküde hiç yaşamadığın büyük maceranın başlangıcında sadece bir dipnotum. | Open Subtitles | أنا هامشي في تلك القصة ، أبي في سياق مغامرتك العظيمة التي لم تحدث ، ولو على سبيل المصادفة |
| Burada kal ve arabadan maceranın tadını çıkar. | Open Subtitles | لذا أريدك ان تبقى هنا و تستمتع بالمغامرة من السيارة |