| Sonra da babamın mezuniyetimde bana sarıldığını fark ettim, kollarıyla değil, beyniyle. | Open Subtitles | ثم أدركت أن والدي عانقني عند تخرجي ليس بيديه، لكن بتفكيره |
| Çünkü bir süredir evde yoksun ve kuşkusuz mezuniyetimde de yoktun. | Open Subtitles | لأنكلمتحضرللمنزلمنذمدة.. وبالتأكيد لم تكن في حفل تخرجي |
| Lise mezuniyetimde bile bu toplantıyı iptal etmemişti. | Open Subtitles | الإجتماع ذلك يفوت لم حتى هو الثانوية المدرسة من تخرجي أجل من |
| Korumalar, bomba arama köpekleri, lise mezuniyetimde paparazziler. | Open Subtitles | وحراس وكلاب مدربين على اكتشاف القنابل ومصوري المشاهير في حفل تخرجي المسويقي |
| mezuniyetimde burada olman gerekiyor. | Open Subtitles | يفترض أن تكوني حاضرة لتشهدي تخرجي الجامعيّ. |
| Bir kere lise mezuniyetimde, bir de düğünümde. | Open Subtitles | صورة تخرجي من الثانوية وصورة زواجي |
| Aslında mezuniyetimde konuşma yapmıştınız. | Open Subtitles | لقد ألقيت خطاب تسليم الشواهد في تخرجي |
| Babam beşinci sınıf mezuniyetimde benimle kadeh kaldırmıştı. | Open Subtitles | والدي قام بنخبٍ في تخرجي من الصف الخامس |
| mezuniyetimde sürekli "İşte budur!" diye bağırman. | Open Subtitles | صراخك بشكل متكرر، "هذا ما أتحدث عنه!" في حفل تخرجي. |
| Bunu ATM kartımı aldığında, mezuniyetimde kefil olduğunda yada Rachel Nave ile takıldığında söylediğin birşey. | Open Subtitles | نعم هذا ما قلته عندما حطمت سيارتي أم عندما أفسدت عليّ (يوم تخرجي أم عندما غازلت (رايتشل نايف |
| Bu benim mezuniyetimde. Biliyorum, saçlarım. | Open Subtitles | هذا أنا في تخرجي أعرف، الشعر |
| mezuniyetimde asla olamayacak. | Open Subtitles | هو لن يحضر تخرجي |
| Ajan Reynolds'un benim mezuniyetimde ne işi var? | Open Subtitles | لماذا حضر العميل (رينولدز) حفل تخرجي ؟ |