| Daha sonra belgelere bakmak için muhabirleri davet ettik. | TED | لاحقاً، قمنا بدعوة المراسلين الصحفيين لإلقاء نظرة على الوثائق. |
| Kapımıza gelen muhabirleri kaç kez kovdum, haberin var mı? | Open Subtitles | كم مرة أبعدت الصحفيين بعيداً عن مرجنا الأخضر الأمامي؟ |
| Ama muhabirleri tutuklamaları basında felaket görünür. | Open Subtitles | لان القبض على الصحفيين يعطي دعاية سلبية للحكومة |
| Dış işleri muhabirleri, spor muhabirleri, moda muhabirleri var. | Open Subtitles | هناك مراسلون أجانب، مراسلون رياضييون، مراسلون للموضة. |
| Güncel olaylara ilişkin olarak sosyal medya üzerinden muhabirleri takip edin. | TED | للأحداث الحالية، اتبع المراسلين على مواقع التواصل الاجتماعي. |
| Sonra basın uzmanı oluyorsunuz ve birdenbire her dakikanızı eski dostlarınızı, yani muhabirleri kandırarak geçiriyorsunuz. | Open Subtitles | وبعدها تمضي وقتك في خداع اصدقائك وبقية الصحفيين |
| Umarım bu pişmanlık gösterimi muhabirleri geride tutar. | Open Subtitles | اتمنى هذا العرض من وخز الضمير يبعد هولاء الصحفيين عني |
| Su altı fotoğraçıları ve foto muhabirleri olarak gelecekte belki de var olmayacak yerlerde belgesel çekiyoruz. | Open Subtitles | كما المصورين تحت الماء، المصورين الصحفيين حقا، نحن توثيق وقت ومكان |
| ...yoksa oraya gelirim... ..evinin dışındaki tüm muhabirleri geçip onu senin için kapatırım. | Open Subtitles | أو سآتي إلى هناك أمشي من خلال جميع الصحفيين خارج مبناك و أطفئه بدلا عنك |
| Meclis üyesi, muhabirleri genellikle böyle başından atar mı? | Open Subtitles | هل أعضاء المجلس المحلي يأخذون الأسئلة من الصحفيين الآن؟ |
| Avluda toplanan muhabirleri gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيت للتو الصحفيين في الباحة |
| Bu görüntü muhabirleri bir nedenden dolayı istemiyor. | Open Subtitles | هذا البقعة... يتفادى الصحفيين لسبب وجيه. |
| "Spor muhabirleri ve eşsiz Manchester United takımı acı kayıplar yaşadı." | Open Subtitles | الصحفيين الرياضيين و(مانشستر يونايتد') الذي لا يضاهى قد عانى خسارة فادحة. |
| muhabirleri önemseme. | Open Subtitles | .لايجب عليكِ القلق من الصحفيين |
| muhabirleri sevmezler ya da buraya ergot zehirlenmesi veya cadı mahkemeleri hakkında konuşmaya gelenleri. | Open Subtitles | أنهم لا يحبون الصحفيين - أو الحديث عن تسميم أو محاكمة الساحرات. |
| Çoğu turu takip eden Kraliyet muhabirleri. | Open Subtitles | أغلبهم مراسلون ملكيون كانوا قد جاؤوا لتغطية الجولة. |
| Beyaz saray muhabirlerinin akşam yemeği ile ilgili şaka yapmaya çalışıyordum, fakat telefonum genel ev muhabirleri olarak düzeltmiş. | Open Subtitles | لقد كنت أحاول السخرية حيال الأمر البيت الأبيض,عشاء للمراسلين لكن قام هاتفي بتغيير تهجئتها إلى عشاء للمراسلين في المستودع |
| Spor muhabirleri bu yüzden biraz güler ve ardından olanları unutur. | Open Subtitles | المراسلون يسخرون بعض الشيء و في الثلاثاء سينسى الجميع ما حدث |