| ve tüm İslam dan hiç kimse bu muzaffer anlarda benim beklenen biri olduğuma inansın. | Open Subtitles | ولا تدع أحد من المسلمين منذ ساعات النصر لا يؤمن الا بأننى المنتظر |
| Bugün çıktığımız yolda bizi, muzaffer eyle Ya Rabbi! | Open Subtitles | حقق لنا النصر على هذا الطريق الذي نسلكه |
| Arenada muzaffer bir şekilde durmaktan daha güzel bir şey yoktur. | Open Subtitles | لا يوجد شيء أعظم من أن تقف منتصراً في ساحة الحلبة |
| Arenada muzaffer bir şekilde durmaktan daha güzel bir şey yoktur. | Open Subtitles | لا يوجد شئ أعظم، من أن تقف منتصراً في ساحة الحلبة |
| Birkaç gün önce tehlikeli bir yabancı istilacıyla yaptığımız savaştan muzaffer ayrıldık. | Open Subtitles | قبل بضعة أيام فقط، خرجنا منتصرين من معركة ضد غازٍ أجنبي خطير |
| Kaybeden geri çekilirken, yorgun ama muzaffer erkek dişiye geri dönüyor. | Open Subtitles | الخاسر يتراجع و المنتصر منهك يعود إلى الأنثى. |
| General muzaffer, bakıyorum dolgun sarı saçlarınızı uzatmışsınız. | Open Subtitles | ويا جنرال (كاستر)، أراك تركت شعرك الأشقر ينمو بإندفاع |
| Şimdi General, en muzaffer gülümsemenizi görelim. | Open Subtitles | والآن سيدي الجنرال أعطني ابتسامتك المنتصرة تلك |
| Lakin ben burada bir muzaffer göremiyorum yoksa kaçırdığım bir şeyler mi var? | Open Subtitles | لكني لا أرى نتائج المظفرة, إلا إذا أنا في عداد المفقودين شيء ما, هل أنا؟ |
| Battal Çolakzade'nin evindeki tüm kamera kayıtlarına el konulup incelenmesine, koruma muzaffer Turan'ın silahının balistik inceleme için Adli Tıp'a yollanmasına, | Open Subtitles | تؤخذ جميع أشرطة المراقبة وإرسالها للتحقيق. بندقية الحرس و ترسل مظفر توران إلى CSI... |
| "Ve şeytanlara karşı muzaffer olabilirsin." | Open Subtitles | و تحصل على كل السحر الي سيُمكنك ..من النصر على جميع الشياطين |
| Her Müslüman kendi dinini muzaffer kılmaya çalışmalıdır. | Open Subtitles | يجب على كل مسلم أن يسرع ليحقق النصر لدينه |
| Calais'de muzaffer olacağımı söyledi. | Open Subtitles | وقال لي أنه يجب علي أن أجلب النصر لـ " كاليه". |
| Sadece içeri gireceğim, sonra bir an titreme olacak, ve muzaffer olarak çıkacağım. | Open Subtitles | سأدخل لوهلةٍ، وسيرتعد المكان للحظات، ثم سأعود منتصراً. |
| Çoğunlukla ben kazanıyormuşum gibi davranıyor, ama genelde muzaffer bir şekilde ayrılan o oluyor. | Open Subtitles | أكيد, هو يحب أن يدعي بأني ربحت أكثر مما هو ربح.. لكن هو ينصرف منتصراً في كثير من الأحيان |
| Cenaze kazığımı muzaffer bir şekilde ateşe vereceğim ve işkence eden alevlerin ıstırabında göğe yükseleceğim. | Open Subtitles | يجب علي صعود جنازتي منتصراً وأسبح في عذاب من اللهيب |
| Ancak tek bir pist ve onu çevreleyen dikenli tel ile muzaffer olmaktan çok kuşatılmış gibi duruyordu. | Open Subtitles | المطار لكنه طريق واحد و محاط بالأسلاك الشّائكة يبدون محاصرين أكثر من أنهم منتصرين |
| Doğası gereği bu kesindir, bizi muzaffer kılacak olanda budur. | Open Subtitles | بحكم التعريف ، إنها غير مقيدة بالدستور وهذا هو السبب في أننا سنكون منتصرين |
| Ne kadar müthiş. muzaffer Prens, Boulogne valisi olarak, şehrin anahtarlarını size teslim etmekten başka seçeneğim yok. | Open Subtitles | في وقت قريب جدا كم هذا رائع أيها الأمير المنتصر |
| muzaffer babamızın döndüğü mutlu günde! | Open Subtitles | اليوم السعيد الذي عاد به أبونا المنتصر |
| İsmim muzaffer, "Muhallebi" değil. Tatlı falan değilim ben. | Open Subtitles | (إنه (كاستر) وليس (كاسترد لا يوجد حرف "د"، انا لست تحلية |
| Israillilerin bir düzine keskin, kisa, kararli ve muzaffer nisanina sahip üst düzey generalleri artik hazirdilar. | Open Subtitles | الإسرائيليون كانوا جاهزين لما أسماه أحد جنرالاتها الكبار سلسلة قصيرة حادّة حاسمة من الإشتباكات المنتصرة |
| Bayan Nan King'in Londra sahnelerine muzaffer dönüşü. | Open Subtitles | هذه هي العودة المظفرة إلى مسارح لندن ! الآنسة نان كينق |
| Senin sorunun ne, muzaffer? | Open Subtitles | مابك يا (مظفر) ؟ |
| Evine muzaffer dönüyor ama sağ bacağından ciddi bir şekilde yaralandı. | Open Subtitles | لقد عاد إلى المنزل منتصرًا ولكن بجرح بليغ في رجله اليمنى |
| Biz erkekler adaletin tecelli etmesini, acı, umut ve sevginin muzaffer olmasını sağladık. | Open Subtitles | نحن رجال صُنعنا من الصناديق صنعتنا غرف الإحتراق و الإنتصارات و الألم و الأمل و الحب |
| muzaffer Bolşevikler, ülkelerindeki ekonomiyi toparlamak için dışarıdaki dünyaya sırtlarını döndü. | Open Subtitles | انعزل البلاشفة المنتصرون عن العالم الخارجي لبناء إقتصادهم الوطني |