| notlarda parmak izi bulamadık. | Open Subtitles | أنك لم تأخذ أى بصمات من على هذه الملاحظات |
| notlarda parmak izi bulamadık. | Open Subtitles | أنك لم تأخذ أى بصمات من على هذه الملاحظات |
| İşte elimde olanlar. Seanslarla ilgili notlarda içinde olmalı. Ben bilgisayarı kontrol edeceğim. | Open Subtitles | هذا ما لدي، الملاحظات العامة ستكون هناك، سأتحقق من الحاسوب |
| "P.I. dozu"... notlarda vardı, bütün 4400'lerin tıbbi raporlarında mevcut. | Open Subtitles | جرعة بي إي انها في المذكرات انها في كل تقارير الـ 4400 |
| O notlarda cep telefonuyla ilgili bir şey yoktu.. | Open Subtitles | لم يكن هناك شيء في هذه المذكرات حول الهاتف المحمول. |
| Aslında bana gönderdiğin notlarda kuantum beyin mekaniği teorisini çürüttüğün için teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | كنت أنوي شكرك لوضعك بعض الملاحظات على بحثي المتعلق بتفنيد نظرية الكم الديناميكي للدماغ |
| Örneğin bu notlarda, o zamanlar, çok rahatsız olduğunu, çığlık attığını, ve cinnet nöbetleri geçirdiğini görüyoruz. | Open Subtitles | في الملاحظات مثلاً نرى أنه في بعض الأحيان كان مُشتتاً للغاية، كان يصرخ... ونلاحظ أنه كان يُقاسي حقاً |
| - notlarda neden adın yok? | Open Subtitles | لماذا لا أرى اسمكِ في الملاحظات ؟ |
| Benim haricimde hiç kimse bu notlarda ne olduğunu göremez. | Open Subtitles | لا أحد يرى هذه الملاحظات ولكن لي. |
| Ama esas mesele; bütün o notlarda aynı şeyi yazıyordu "Seni geri istiyorum." | Open Subtitles | لكن الشبب الرئيسي ان كل الملاحظات كانت تقول نفس الشيء... "أريدك أن تعودي." |
| Evet, evet! Hepsi notlarda yazılı! | Open Subtitles | نعم كل شئ مكتوب في الملاحظات |
| Ama FBI'ın Kemal'den aldığı notlarda bir şey buldum. | Open Subtitles | وجدت شيئا من الملاحظات التي حصلت عليها المباحث الفيدرالية من (كمال). |
| Dr. Mars'tan aldığım notlarda bunu yapmak için kimyasallar gerekiyordu. | Open Subtitles | الملاحظات التي أخذتها من مختبر الد. (مارس) قائمة الكيميائيين الذين يستطيعون إعدادها |
| Abartmıyorum. Lopez Paunero davası sayfa 574. Elinizdeki notlarda var. | Open Subtitles | قضية (لوبيز بانرو) ، صفحة574 عندي في كتيب الملاحظات ، ملاحظة |
| - Bork'un yazdığı yazıların hepsi bu notlarda. | Open Subtitles | -كل شيء كتبه (بورك) موجود في هذه الملاحظات |
| Bu notlarda Harvard Üniversitesi'nin arşivlerinde bir anahtar olduğu yazıyor. | Open Subtitles | هذه المذكرات تقول إنه عثر على مفتاح فرك الفحم في الأرشيف "في جامعة "هارفارد |
| Bu notlarda devasa birşey var. | Open Subtitles | شيء ضخم جدا الواردة في هذه المذكرات. |
| Eğer dediğiniz gibi Albay Killian gerçekten böyle hissettiyse ve notlarda anlatılan şeyler doğruysa sizinle bu konu hakkında görüşmek istiyoruz. | Open Subtitles | بأن العقيد (كيليان) شعر حقاً بتلك الحالة وأن الأشياء الموصوفة في المذكرات صحيحة حينها نود التحدث إليك حول ذلك |