| Evlatlığım sepete oğlunuz için şeker de koydu. Annesi izin verdiğinde yiyebilir. | Open Subtitles | لقد وضع طفلي حلوى لابنك في حال قررت أن بوسعه تناولها |
| Bugün oğlunuz için büyük bir gün, hanımefendi. Ona çok iyi bakacağız. | Open Subtitles | هذا يوم عظيم لابنك, سيدتي سنهتم به جيداً |
| oğlunuz için aramışsınız. Mesajınızı aldım. | Open Subtitles | اتصلتِ بشأن ابنك ، أنا أرد على تلك الرسالة |
| oğlunuz için o kadar önemsizdi ki size bahsetmeyi düşünmedi bile. | Open Subtitles | أنه كان غير مهم لإبنك حتى أنه لم يفكّر في ذكره لك |
| Demek,...polise, ...mağazada hiçbir şeye dokunmadığınızı söylediniz, ...sadece oğlunuz için su tabancası bakıyordunuz. | Open Subtitles | إذن، أخبرت الضابط، أنكَ لم تلمس شيئاً في المتجر وكنتَ تبحث عن مسدس مائي لأجل ابنك |
| oğlunuz için elimden geleni yapacağım, ama o bize ihtiyaçlarını bildirmeli. | Open Subtitles | سأفعل ما بوسعي من أجل ابنك لكن عليه أن يأتي باحتياجاته إلينا |
| Bay Kozar, sizi temin ederim, oğlunuz için elimizden gelen her şeyi yaptık. | Open Subtitles | سيد كوزار, انا أؤكِد لك, فعلنا كل شيء نستطيعه من أجل ولدك. |
| oğlunuz için ameliyatı ayarlayacağım. Bu arada, | Open Subtitles | سأقوم بتحديد موعد للجراحة من أجل ابنكِ في الوقت الحالي، |
| Bence oğlunuz için iyi bir tedavi merkezi önermeliyiz. | Open Subtitles | أشعر أن علينا أن نوصي بمركز علاج جيد لابنك |
| Eğer oğlunuz için tek tehdit gibi olduğu görünüyor. | Open Subtitles | يبدو أن التهديد الوحيد لابنك هو أنت |
| Yargıçlar da oğlunuz için en iyi olana karar verecekler. | Open Subtitles | والقضاة يحددون ما هو أفضل لابنك |
| oğlunuz için en güvenli seçenek teslim olması. | Open Subtitles | أأمن خيار لابنك هو الاستسلام |
| Bu sizin oğlunuz için. | Open Subtitles | انها لابنك |
| oğlunuz için çok üzüldüm. | Open Subtitles | أنا متأسف جدا بشأن ابنك |
| oğlunuz için gerçekten çok üzgünüm, Bay Griffen. | Open Subtitles | أنا آسف بشأن ابنك يا سيد (جريفين) |
| Mürettebatımız için, oğlunuz için doğru olanı yapın. | Open Subtitles | لطاقمك و لإبنك نفذ التصرف الصحيح |
| Bu küçük oda da oğlunuz için. | Open Subtitles | و حجرة نوم صغيره لإبنك |
| Bu beni ilgilendirmez biliyorum ama umarım sen ve Carla oğlunuz için sorunlarınızı halledersiniz. | Open Subtitles | أعلم أن هذا ليس شأني ..أرجو أن تنصلح الأمور مع (كارلا) لأجل ابنك |
| - Evet, onun için. oğlunuz için. | Open Subtitles | - . أجل من أجله ، من أجل ابنك - |
| Bayan Sears, hepimiz oğlunuz için dua ediyoruz. | Open Subtitles | سيدة "سيرز" إننا نتلوا جميعنا الصلوات من أجل ولدك |