| Sen ne düşünürsen düşün, O benim işimdi ve ben onu seviyordum. | Open Subtitles | بغض النظر عما تعتقد لقد كان عملاً لي , وكنتُ أستمتع به |
| Boone korkmuştu, ben de yatağıma girmesine izin verdim çünkü O benim kankam. | Open Subtitles | لقد كان يون خائفاً لذا سمحت له بأن ينام على سريى لإنه أخى |
| Pekala, O benim kız arkadaşımdı ve artık benimle beraber olmak istemiyor. | Open Subtitles | لقد كانت صديقتي أعتقد أنها لا تريد أن تكون برفقتي بعد الآن |
| O benim. Bende kalacak. Bunu göreceğiz. | Open Subtitles | لن أعيده أبدا إنه لي و أنا أحتفظ به |
| - Ver dedim. - O benim. | Open Subtitles | ــ أعطني القشّة، أعطني إيّأها ..ــ هذا لي |
| Ama O benim kardeşim olsaydı, sorunun üstesinden gelmeye çalışırdım. | Open Subtitles | لكنت بحثت عن طريقة لتسوية الأمور. لكن هذا أنا فقط. |
| 9 ay karnımda taşıdım. O'na sahip olmak için acı çektim, O benim. | Open Subtitles | حملتها لـ 9 شهور وقد عانيت لتكون لدي إنها لي |
| - Bir daha oğlumun yanına bile yaklaşma. - O benim oğlum! | Open Subtitles | ــ لا تقتربي من إبني ثانيَةً ــ لقد كان مُلكي أنا أوّلاً |
| - Karısıyla ben konuşurum. - Hayır, O benim hastamdı. | Open Subtitles | سوف أذهب لأتحدث مع زوجته لا , لقد كان مريضي |
| Burada istenmiyorsun. Ama O benim de çocuklarımın babası ! | Open Subtitles | لست مرحباً بك هنا لقد كان والد أبنائي أيضاً |
| Ona istediği her şeyi verebilirdim. O benim platin bebeğimdi. | Open Subtitles | لقد كنت أود إعطاءه أى شئ يريده لقد كان فتاى البلاتينى و أنا كنت أحبه |
| Ben de daha yeni Katnip'i kaybettim. Herşeyimdi O benim. | Open Subtitles | لقد فقدت كاتنب للتو لقد كانت كل شيء بالنسبة لي |
| Lisedeyken bir adamın bizim okulumuza geldiğini hatırlıyorum, aslında O benim orta okulumdu. | TED | أتذكر عندما أتى شخص إلى مدرستي الثانوية, لا لقد.. لقد كانت الإعدادية في الحقيقة, لقد كنت في الصف السادس. |
| Tanrı Susan'ı aldı. O benim için fazla iyiydi. | Open Subtitles | حسنا ، سوزان عند الرب لقد كانت كثيرة على |
| O benim! Bütün telif hakları bende! | Open Subtitles | إنه لي ،أنا أمتلكه وأمتلك كل حقوقه |
| O benim. Git kendine bir kadeh al. | Open Subtitles | إنه لي, إذهب وأحضر النبيذ لنفسك |
| O benim. "0ne True Thing", DVD'ye yeni çıktı. | Open Subtitles | لا , هذا لي " شيء واحد حقيقي " خرج مؤخرا على أشرطة الدفيدي |
| O benim, Devine. Yardıma ihtiyacım var, gelin. | Open Subtitles | هذا أنا ديفاين، أحتاج لبعض المساعدة تعاليا معى |
| Bayan Aldrin'le birlikte olamazsın, çünkü O benim. | Open Subtitles | حسناً ، لا يمكنك الحصول على الآنسة ألدرين إنها لي |
| "O benim, canım. Ne yazık ki onu alamazsın. | Open Subtitles | هذه لي حبيبتي لااتستطيعي الحصول عليها لـ سوء الحظ |
| O benim ve bir erkek benim kuklamı yapmak istiyorsa bu seni ilgilendirmez. | Open Subtitles | هذه أنا و إذا أراد شخص ان يصنع دمية عني فهذا هو ليس من شانك |
| Bana o senin olacak demiştiniz. O benim. Geri ver! | Open Subtitles | اخبرتني انها لي , انها لي , اعدها , اعدها |
| Dürüst birini arıyorsan işte O benim, | Open Subtitles | نعم أنت تبحث عن الرجل الصادق إنه أنا لن أقودك إلى الخطاً |
| Fazla değil o, benim yatağım. Bir saniye izin verir misin? | Open Subtitles | انه ليس اضافيا انه لي هل تعذرينني للحظة |
| O benim fabrikada ki çalışma kıyafetimdi. | Open Subtitles | سيدي، ذلك كان الزي الرسمي للمزارعين، في استعراض الأوبرا |
| Dostum, bunu tanrılar bile elimden alamadılar. Hey ! - O benim ! | Open Subtitles | ذلك لي لا، ليس لك |
| Peki, saç atmayla ilgili ne diyeceksin? O benim hareketim. | Open Subtitles | حسنا، فكيف تفسرون الخط حول الثنية الشعر؟ هذا هو بلدي خطوة التوقيع. |
| Onun gibi bir şeyimin olmasını istedim ve şimdi O benim. | Open Subtitles | تمنيّت بأن أحصل على واحدة مسلها و الآن هي لي |