| Kağıtta yazılı olan ismi çağırıyorlardı ve o kızlar zorla başka odaya götürülüyordu. | TED | كانوا ينادون الاسم المكتوب على الورق، وأخذت تلك الفتيات بالقوة إلى غرفة أخرى. |
| Tilki Ryutarou, güzel konuşma yeteneğiyle altıncı Kincho'yu etkiledi, ve onu Ginza'nın ünlü klüplerinden birindeki özel bir odaya davet etti. | Open Subtitles | الثعلب ,ريوتاترو من خلال لسانه الطليق لقد تمكن من اجتذاب كينشو السادس و قد دعاه الى غرفة في نادي جينزا المشهور |
| 3.000 yıldan fazla bir zamandır kimsenin girmediği bir odaya girdik. | Open Subtitles | نحن نقف داخل غرفة لا أحد دخل في مدى 3,000 سنة. |
| İçinde makinelerinin olduğu odayı geçti... ve diğer odaya geldi... şuandan itibaren arıza güvenlikli makine olarak baktığım aleti sakladığı odaya. | Open Subtitles | مر بالغرفة التي تحتوي على آلتهم بأعلى مستويين ووجد طريقه لغرفة أخرى حيث خزن ما سأشير إليه الآن بآلة الفشل الآمن |
| Kırmızı ışıkta odaya böyle dalarsan çalışmalara zarar vereceğini bilmiyor musun? | Open Subtitles | ألا تعلم الضرر الذى يمكن ان تسببه بإقحامك الغرفه المظلمه ؟ |
| Galaksideki bütün askeri diplomatik, ve gizli operasyonların arkasındaki kişiler ve siz onları bir psişik ile aynı odaya soktunuz. | Open Subtitles | الأدمغة التي تقف وراء كل عملية عسكرية و ديبلوماسية و سرية في المجرة و قد وضعتهم في غرفة مع مجنونة |
| Bizi ilk yıl aynı odaya koyduklarında, senden pek emin değildim. | Open Subtitles | عندما كنا زملاء غرفة في سنتنا الأولى لم أكن واثقا بشأنك |
| Bir basketbol topu kadar. Allah Aşkına , Bir odaya yatabilir miyim? | Open Subtitles | انها مثل حجم كرة السلة لمحبة الله، هل يمكنني الحصول على غرفة. |
| Biliyor musun, bir odaya girince selam vermek daha uygundur. | Open Subtitles | كما تعلمين , من اللائق القاء التحية عندما تدخلين غرفة |
| FBI bizi bir odaya tıkar ve 12 saat boyunca sorular sorar. | Open Subtitles | المباحث الفيدرالية ستقوم بحجزنا داخل غرفة ثم يستجوبوننا لمدة تتجاوز 12 ساعة |
| Sonrasında babam beni yan odaya çekti ve canıma okudu. | Open Subtitles | ثم قام والدي بجري إلى غرفة ثم فقط قام بهزي |
| Onun, kapısında sonsuzluk işareti olan bir odaya girdiğini gördüm. | Open Subtitles | رَأيتُها تَذْهبُ إلى غرفة عليها رمزِ لا نهايةِ على البابِ |
| Temizlik ekibi Delta Ivy House Hotel'i 107 no'lu odaya. | Open Subtitles | إلى دلتا، طاقم التنظيف إذهبوا إلى الفندق غرفة رقم 107 |
| Affınıza sığınırım, ancak bu iş laptopun fişini çekip yan odaya götürmeye benzemiyor. | Open Subtitles | مع فائق الاحترام، ليس الأمر ببساطة نزع سلك حاسوب محمول ونقله لغرفة أخرى |
| Sohbetimizin ortasındayken odaya sanki hayalete benzer bir figür girerdi. | Open Subtitles | بينما كنا في خضم الحديث بدا وكأن شبحا يدخل الغرفه |
| Gerçekte, birisi televizyonu açar açmaz, diğer odaya geçiyorum ve okumaya başlıyorum. | TED | في الواقع ، حالما يقوم أحداً بتشغيله، أذهب إلى الغرفة الأخرى وأقرأ. |
| Benim de 17 numaralı odaya gittiğimde umduğum gibi olmamıştı. | Open Subtitles | هذا ما لم أكن أتوقعة عندما جئت إلى الحجرة رقم17 |
| Karanlık bir odaya girdiğimizde içgüdüsel olarak nereye uzanmamız gerektiğini biliriz. | TED | نحن نعرف أين تقع تلك المفاتيح غرائزيا عندما ندخل الغرف المظلمة |
| Onu tanımamış gibi yanına git ve arka odaya gitmesini söyle. | Open Subtitles | اذهب اليها كما لو كنت لا تعرفها وارسلها الى غرفه النوم الداخليه , حسنا ؟ |
| Benimle öbür odaya gelirsen, sana fikrimi gösteririm... sen de seninkini gösterirsin. | Open Subtitles | إذا أتيت معي للغرفة .. الأخرى سوف أريك فكرتي إذا أريتني فكرتك |
| "odaya girdikleri anda bunu fark edersiniz çünkü Tauronlar pislik yiyorlar" dedi. | Open Subtitles | يُمْكِنُكِ أَنْ تَشمَّهم في اللحظة التي يدخلون بها الغرفةِ لأنهم أكلة أوساخ |
| Her odaya bir tane. Ve kitaplıklar. Etrafta kitap olmasını severim. | Open Subtitles | سيكون هناك واحدة بكل حجرة ومكتبات ، احب الكتب بكل مكان |
| 1 numaralı odadaki konuktan 2 numaralı odaya geçmesini rica eder. | TED | فيطلب من الزبون في الغرفة الأولى أن ينتقل إلى الغرفة الثانية |
| Elindeki talimat kâğıdıyla kaldığım odaya giren sen veya bir başkası olabilirdi. Özellikle seni hedef seçmedik, bir hedef için etrafa bakıyorduk. | Open Subtitles | قد يكون أي شخص آخر يدخل غرفتي بوصفة كنا نبحث عنها , لقد كنا نبحث في العالم |
| Bu hastalardan hiç birinin özel odaya yetecek parası var mıydı? | Open Subtitles | هل أى من هؤلاء المرضى يستطيعون تحمل تكلفة غرف خاصة ؟ |
| Bayan Paradine'in odaya girdiğini ve kapıyı kapattığını gördünüz. | Open Subtitles | اذن رأيت السيدة بارادين تدخل غرفتها وتقفل الباب |