| Biliyorsun, yakın zamanda Binbaşı Carter'ın kayboluşu ile ilgili okuyordum. | Open Subtitles | أتعلم ، كنت مؤخرا أقرأ بخصوص حادث إختفاء ميجور كارتر |
| - Sihirbazlık görmek ister misiniz? - Çocuklara hikâye okuyordum. | Open Subtitles | ـ أتريدان رؤية خدعة سحرية ـ كنت أقرأ قصة للأطفال |
| İç Savaş ve kölelik hakkında çok okuyordum. | TED | وكنت أقرأ كثيراً عن الحروب الأهلية وعن الرق. |
| Evet, bir tek Hector'a bakmak için çıktım. Kitap okuyordum. | Open Subtitles | نعم, ماعدا عندما ذهبت للبحث عن هيكتور, لقد كنت اقرأ. |
| güzel bir soru. Geçen gün bir şey okuyordum ve diyordu ki, Batıda hastalığın muhtemelen en büyük nedeni tokalaşmaktır. | TED | اليوم الثاني بينما أنا أقرأ أمرا، والشخص قال ربما أن السبب الرئيسي لنقل المرض هو المصافحة بالأيدي في الغرب. |
| Ben sadece gazetenizdeki başlıkları okuyordum. | Open Subtitles | لقد كنت فقط أقرأ العناوين البارزه في صحيفتك. |
| Verandada çocuklara kitap okuyordum... birdenbire içime bir sıkıntı girdi. | Open Subtitles | "جلستُ على الشرفة أقرأ للأولاد حكايات" "وفجأة, شعرت بشيء غريب" |
| Bilirsin, bir erkek dergisinde şu makaleyi okuyordum... ..ilk gençliklerinin ortasından sonuna doğru erkeklerin cinsel gücü hakkında... | Open Subtitles | كنت أقرأ هذا المقال في مجلة للرجال عن الرجولية في أواخر فترة مراهقتهم |
| Herneyse, son halini okuyordum ve çok fazla ünlem işareti kullanıldığı dikatimi çekti. | Open Subtitles | بأي حال، كنت أقرأ تحريرك النهائي، ويبدو أن هناك عدد هائل من علامات التعجّب |
| Köpekler için bir zekâ testini okuyordum. | Open Subtitles | كنت أقرأ عن إختبار ذكاء يمكن أن تقدمينه لكلبك |
| Sana gelirken büyükbabamın günlüğünü okuyordum. | Open Subtitles | لقد كنت أقرأ فى مفكرة عمى فى طريقى إلى هنا |
| Yaşamın değerini artırmaktan bahsetmişken, Zayıflamanız İçin On Gün diye bir makale okuyordum. | Open Subtitles | بالحديث عن تحسين حياتك, كنت أقرأ هذا المقال بإسم عشرة أيام لإضعافك. |
| Aslında, havaalanında bulduğum bu broşürü okuyordum. | Open Subtitles | بالواقع, كنت أقرأ لقد أحضرت هذا الكتيب من المطار |
| Dün akşam internette bir adamla ilgili bir şeyler okuyordum. | Open Subtitles | لقد كنت بالأنترنت الليلة الفائتة أقرأ عن هذا الرجل |
| Güncel konulu skeç fikirleri bulmak için gazete okuyordum. | Open Subtitles | كنت أقرأ الجريدة، لتكوين بعض الأفكار عن موضوعات ممكنة |
| Bana sorarsanız bu yedi yıl harika geçti, çünkü okuyordum, yazıyordum, düşünüyordum, araştırıyordum. | TED | وبالنسبة لي .. كانت تلك السنوات السبع نعمة كبيرة، لأنني كنت اقرأ و أكتب، وكنت أفكر و أبحث. |
| Bir şey yapmıyordum Bay Dixon, sadece gazetemi okuyordum. | Open Subtitles | انا لم افعل شيئا يا سيد ديكسون لقد كنت اقرأ الجريدة وحسب |
| Hala bu kadar çok insana alışmaya çalışıyorum. Evde okuyordum şu ana kadar. | Open Subtitles | ما زلت أعتاد على هؤلاء الناس لقد كنت أدرس في البيت حتى الآن |
| B. Davis dergisinde bir yazı okuyordum ve sonra kötü bir rüya gördüm. | Open Subtitles | لقد كنت اقرا مقال فى مجلة بى ديفيز ولقد حصلت على حلم سىء |
| Hakkımda yazdığınız makaleyi okuyordum. Hoşuma gitti. | Open Subtitles | لقد قرأت لتوى مقالتك التى كتبتها عنى ،لقد كنت مُبالغاً |
| Metni okuyordum. O kadar iyi ki okurken uyuyakalmışım. | Open Subtitles | كنت أقرأ سيناريو، كان رائعاً لدرجة أنّي نمت وأنا أقرأه |
| Aslında, öyle dediğimden beri, okuyordum. | Open Subtitles | في الحقيقة,منذ ان قلت هذا , لقد قرأته |
| Japonya'da, Japon iş adamlarının bu sendromu gösterdiklerini okuyordum. | Open Subtitles | قرأتُ مؤخراً عن متلازمة أنتشرت في اليابان، يعاني منها رجال الأعمال اليابانيين الآن. |
| İyiyim. Korku çizgi romanı okuyordum. | Open Subtitles | أَنا بخيرُ, أنا كُنْتُ أَقْرأُ مجلة رعبِ بصور متحركة |
| İngilizlerin işgaline dek Paris Üniversitesi'nde okuyordum. | Open Subtitles | هذا استطيع عمله كنت ادرس بجامعه باريس حتى غزاها الانجليز |
| Evet, Frank Lloyd Wright'ın bu inanılmaz... kitabını okuyordum, ve şimdiden mimariye kafayı takmış durumdayım. | Open Subtitles | آوهـ ، نعمـ أنا اقراء هذآ الكتاب المدهش مؤلفــه هو فرانك لود رآيت والآن فن العمـآرة استحوذ على تفكيري تماما |
| Oturduğum yerde dergimi okuyordum, o kadar. | Open Subtitles | كنت جالسا في كرسيّ أطالع مجلّة |
| Bir fincan çay içip.. ..o sabah Boots'tan aldığım kitabı okuyordum. | Open Subtitles | كنت أشرب كوباً من الشاي وأقرأ كتاباً حصلت عليه من المكتبة |
| Üniversitede karşılaştırmalı edebiyat okuyordum. İngiliz edebiyatına benzer. Tek farkı, 3 ay boyunca Chaucer'e takılıp kalmak yerine tüm dünyadan, tercüme edilen | TED | لقد درست تخصص الأدب المقارن في الكلية، وهو كتخصص اللغة الإنجليزية، لكن بدل أن نقتصر على دراسة تشوسر ل 3 أشهر، فضلنا قراءة ترجمة الأعمال الأدبية الكبرى من جميع أنحاء العالم. |
| - Bana ödünç vediğin şu kitabı okuyordum, "The Kabbalian". | Open Subtitles | كنت أقرا هذا الكتاب الذى أحضرته لى الكابليان |