| olan biteni bilen tek polis biziz. | Open Subtitles | أنا وأنت الوحيدين في الشرطة لديهم علم بما يحدث فعلاً. |
| Ben sadece 100 yardlık futbol sahasında olan biteni kontrol edebiliyorum. | Open Subtitles | أستطيع فقط التحكم بما يحدث في 100 ياردة ملعب |
| olan biteni bilen tek polis biziz. | Open Subtitles | أنا وأنت الوحيدين في الشرطة لديهم علم بما يحدث فعلاً. |
| Sana söylemek istemedim çünkü olan biteni öğrenmeden onu korumak istedim. | Open Subtitles | لم أرد أن أخبرك لأنني أردت حمايته حتى أفهم ما يجري |
| Bence Başkan olan biteni bilmeli. | Open Subtitles | وحالته المزاجية أعتقد بأن الرئيسة تحتاج لمعرفة ما يجري |
| Ama her ihtimale karşı ailenize olan biteni anlatmak isteyebilirsiniz. | Open Subtitles | لكن قد تريدين إخبار عائلتكِ بما يجري للإحتياط فقط |
| olan biteni manipüle ve kontrol etmek için her şeyi yaparlar. | Open Subtitles | لا يتوانون عن فعل أي شيء للتلاعب والسيطرة على ما حولهم. |
| O zaman belki en azından olan biteni anlatabilirsin. | Open Subtitles | اذاً ربما على الاقل ان تخبرنى بما يحدث |
| İyi bir ajan olduğunu biliyorum Bauer. olan biteni anlatmak ister misin? | Open Subtitles | اعلم انك عميل جيد يا "باور" ، ولكن الا يجب ان تخبرنى بما يحدث هنا |
| Amacım, buraya bir dönüş yolu bulmak ya da en azından olan biteni size bildirmekti. | Open Subtitles | كان هدفي هو محاولة إيجاد وسيلة للرجوع إلى هنا... أو على أحسن تقدير محاولة الاتصال بكم... لإعلامكم بما يحدث |
| Kocası biliyor muydu olan biteni? | Open Subtitles | هل زوجها على علم بما يحدث ؟ |
| Jimmy, şu Tolliver'ın yerinde olan biteni... bana anlatsın diye tuttuğum esrarkeş krupiyeye ne oldu? | Open Subtitles | ماذا حدث يا (جيمي) للمدمن المقامر الذي وظفته ليعلمني بما يحدث عند (توليفر)؟ |
| Tamam, onlara olan biteni anlatmanı istiyorum. | Open Subtitles | اريدك ان تخبريهم بما يحدث |
| Sakince bana olan biteni anlat. | Open Subtitles | اهدأ، وأخبرني بما يحدث |
| İçeride olan biteni duyabilmemiz için bir yol bulmuş olabiliriz. | Open Subtitles | قد أكون وجدتُ وسيلة لسماع ما يجري بالداخل |
| olan biteni sana anlatamayacağımı söyledim, ama kendime anlatabilirim. | Open Subtitles | أعلم بأني قلت أنه لا يمكنني التحدث إليك بشأن ما يجري و لكن يمكنني التحدث مع نفسي |
| Pekâlâ. Bakalım kafanda olan biteni çözüp senin de içini rahatlatabilecek miyiz. | Open Subtitles | فلنرَ إن كنّا نستطيع معرفة ما يجري في رأسكِ، على أمل إعطائكِ راحة البال. |
| Kötü adamlar olan biteni hemen anlamasın diye en iyi böyle araştırırsın. | Open Subtitles | من الأفضل القيام بالبحث قبل أن يعرف الأشرار ما يجري انظر |
| olan biteni her daim gayet iyi biliyor havalarındasın. | Open Subtitles | أنت متأكد تماماً بأنك تعرف ما يجري طوال الوقت |
| Bak, eğer biri bana burada olan biteni hemen anlatmazsa doğrudan Chapelle'e gideceğim. | Open Subtitles | إسمعي, إن لم يخبرني أحد بما يجري سأذهب الى "شابلي" |
| Burada tamamen olan biteni çekmek için bulunuyorsunuz. | Open Subtitles | أنت هنا بصرامة للتوثيق بما يجري |
| olan biteni manipüle ve kontrol etmek için her şeyi yaparlar. | Open Subtitles | لا يتوانون عن فعل أي شيء للتلاعب والسيطرة على ما حولهم. |