| Merak etme,kimliğinle ilgili bir bilgi aldıgımız anda sana haber vereceğim. | Open Subtitles | , حسناً , عندما يعرفوا شيئاً عن هويتكِ سأخبركِ على الفور |
| Eğer uydudaki adamlar bir sorun çıkartırlarsa sana haber veririm. | Open Subtitles | سأخبركِ اذا تسبب لى رجال القمر الصناعى فى مشكلة |
| Ayrıntılar tamamen belli olduğunda, sana haber veririm. | Open Subtitles | سأبلغكِ بكل التفاصيل حالما أعلمُ بها ، و بعدها سأتصل بكِ |
| Posta odasında yeni gelişmeler olursa sana haber veririm. | Open Subtitles | إذا كان هناك مكان شاغر في غرفة البريد، بالتأكيد سأبلغك. |
| Harika, bütün davetiyeleri çıkarttım gelince sana haber veririm. | Open Subtitles | عظيم ، سأحضر الدعوات المطبوعة وسأتصل بك عندما أنتهي منهم |
| Onunla yaşadığım evi yeniden dekore ettiğim zaman planın işe yararsa sana haber veririm. | Open Subtitles | حسنا بينما أنا أعيد تصميم الديكور الخاص بمنزله و الذي أعيش أنا فيه سوف أعلمك لو نجح الأمر |
| Dosyalarına bakmalıyız ama bir şey bulursak, sana haber veririz. | Open Subtitles | ،نحن ندقق بملفاته لو وجدنا أي شيء آخر فسنعلمك |
| Pençeleri olan bir tanesini tespit edersem sana haber veririm. | Open Subtitles | سوف أعلمكِ ، إذا أتاني أي شخص له مخالب |
| Jamie, melez serbest kaldığında sana haber vereceğiz | Open Subtitles | جايمي)، سنعلمك عندما) يصبح الحيوان طليقاً |
| Benim tüm söylediğim peşinden gitmeye değecekse sana haber vereceğim. | Open Subtitles | كل ما أقوله هو أني سأعلمكِ اذا كانت تستحق المتابعة. |
| Hepsi uykuya daldığında sana haber vereceğim, ...tabii gerçekten uyumaya karar verirlerse. | Open Subtitles | سأخبرك عندما ينامون، هذا إذا قرروا أن يناموا. |
| Hayır hala arıyorum ama sana haber vereceğim. | Open Subtitles | كلا، مازلت أبحث عنه لكنني سأخبركِ إن وجدته |
| Çok etkilendim, Flora ve herhangi bir şekilde yardım edebileceğini düşünürsem bunu sana haber veririm. | Open Subtitles | "حسنا، أناممتنجدا ،"فلورا، و إن فكرت بأي طريقه يمكنك مساعدتي بها ، سأخبركِ. |
| - Bana sorun çıkarırsa, sana haber veririm. | Open Subtitles | لو قام بأي مشكلة، سأخبركِ بذلك. حسناً. |
| Eğer bişeyler çıkarsa, sana haber veririm. | Open Subtitles | و إذا وجدت شيئاً ما، سأتصل بكِ |
| Ne zaman döneceğimi sana haber veririm. Peki. | Open Subtitles | حسنًا، سأتصل بكِ حينما أعرف متى سأعود |
| Kazandığımda sana haber veririm. | Open Subtitles | سأتصل بكِ عندما أفعل |
| Bak sana ne dicem. Eğer bir arabaya ihtiyacım olursa... sana haber veririm. | Open Subtitles | سأخبرك شيئاً، إذا كنتُ بحاجة لتوصيلة، سأبلغك بذلك. |
| Bak sana ne dicem. Eğer bir arabaya ihtiyacım olursa... sana haber veririm. | Open Subtitles | سأخبرك شيئاً، إذا كنتُ بحاجة لتوصيلة، سأبلغك بذلك. |
| Oğlumla görüşmeme müsaade et, başka parti yaparsa sana haber veririm. | Open Subtitles | دعني أتحدث إلى إبني، وسأتصل بك عندما يكون لديه فريق. |
| Öyleyse numaranı telefonuma yaz bende gelince sana haber vereyim. | Open Subtitles | قم بتسجيل رقمك على هاتفي وأنا سأتصل بك عندما يصبح الكتاب بحوزتي |
| sana haber veririm. | Open Subtitles | حينما أتصل بأحد سوف أعلمك |
| - Peki, tamam, sana haber veririm. | Open Subtitles | نعم، حسناً. سوف أعلمك |
| -...sana haber veririz. -Tamam. | Open Subtitles | فسنعلمك - حسناً - |
| Onu bu soruşturmadan çekmenin bir yolunu bulunca sana haber veririm. | Open Subtitles | وهذه مخاطرة لست مستعداً أن أخوضها. والأن بمجرد أن اتوصل لطريقه ما لكي أبعدها عن هنا, بعيداًعنالتحقيقاتالجارية, سوف أعلمكِ. |
| İletişimi kurduğumuzda sana haber vereceğiz. | Open Subtitles | {\pos(190,200)} . سنعلمك عندما نتصل به |
| Bu arada, eğer bir şey duyarsam sana haber veririm. | Open Subtitles | وفي هذهِ الأثناء، سأعلمكِ إن علمت شيئاً حسناً، وداعاً عزيزتي |
| Nefesim yakaldığımda sana haber veririm Bu gece eğlenceli birşeyler yapalım. | Open Subtitles | سأخبرك عندما ألتقط أنفاسي دعنا نذهب لأي مكان الليلة |