| - Evet, gemiye bindiğin gece limana bunu Sana söylemek için gelmiştim. | Open Subtitles | أجل, الليلة التي ذهبتِ فيها على تلك الرحلة قصدتُ الميناء لأخبركِ بذلك |
| Üzgünüm. Sana söylemek için doğru bir zaman arıyordum. | Open Subtitles | أنا آسف كنت أبحث عن الوقت المناسب لأخبركِ |
| Sana söylemek için bir yol bulmaya çalıştığım bir şey | Open Subtitles | شيء كنت أحاول أن أجد طريقةً ما لأخبركِ به |
| - Her yıl, her gün kendi kendime Sana söylemek için söz verdim, ama yapamadım. | Open Subtitles | - كلّ يوم.. كلّ سنة ... كنت أعد نفسي كي أخبرك... |
| Üzerinde çalıştığımız şeyin işe yaradığını Sana söylemek için geldim. | Open Subtitles | أتيتُ فقط لأخبركِ أن الشيء الذي تكلمنا عنه قد حصل بالفعل |
| Bak, iki çocuk yetiştirdim, ve harika diye bir şey olmadığını Sana söylemek için buradayım. | Open Subtitles | أنظري لقد ربيت ولدين وأنا هنا لأخبركِ بهذا لاوجود لما يسمى بالمثالي |
| Sana söylemek için bekleyecektim ama sonra düşündüm ki... romantik bir fırsat, romantik bir gece... | Open Subtitles | مفاجأة , كنت أنتظر لأخبركِ وبعدها فكرت بمناسبة رومانسية ، لفتة رومانسية |
| Bu sabah Sana söylemek için aradım. | Open Subtitles | لقد اتصلت هذا الصباح لأخبركِ بالأمر |
| Bunu Sana söylemek için büyüye ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لا أحتاج للتنجيم لأخبركِ بذلك. |
| Yaratıcı'nın, Arayıcı'yla ilgili yeni bir kehanet gönderdiğini Sana söylemek için. | Open Subtitles | لأخبركِ أنّ (الخالقة) قدّ أرسلت نبوءة جديدة عن الباحث. |
| - Sana söylemek için olumlu olanları yazdım. | Open Subtitles | {\an3\pos(250,268)} -كتبت الأنقاد الجيده لأخبركِ |
| - Effy, Sana söylemek için geldim... | Open Subtitles | -إيفي), لقد جئتُ لأخبركِ) ... |