| Birisi gönüllü olarak ayrılmadığı sürece kurulda sana yer yok bunun da yakın zaman olacağını sanmıyorum. | Open Subtitles | ليس هناك مكان لك في المجلس إلا إذا تخلى شخص عن طيب خاطر وأنا لا أرى حدوث هذا في أي وقت قريب |
| Ama artık Dünya'da sana yer yok! | Open Subtitles | لكن ليس هناك مكان لك ِ على الأرض الآن |
| Burada sana yer yok. | Open Subtitles | ليس هناك مكان لك هنا |
| Müfrezerye git. sana yer bulurlar. | Open Subtitles | سلم نفسك للفصيله الثانيه و سيجدوا لك مكان |
| New York'ta kalmak istersen şirkette sana yer ayarlarım. | Open Subtitles | اذا تريد تستطيع ان تبقى في نيويورك سأجد لك مكان في الشركة |
| Annene başka bir ziyaret daha yapmamayı tercih ederim. Hey. sana yer ayırdım. | Open Subtitles | أود ألا أقوم بزيارة أمك مرة أخرى لقد احتفظت بمقعد لك |
| Dünyamda sana yer olabilirdi. | Open Subtitles | كان من الممكن ان تكوني مرحب بك في عالمي. |
| Kafeteryada sana yer ayırdık ama gelmedin. | Open Subtitles | احتفظنا لك بمقعد بالمقهى لكنك لم تأتي |
| Duydun mu bilmiyorum ama Lowell sana yer tutmuş. | Open Subtitles | لا اعلم اذا انك سمعت لكن لويل حجز لك مقعد |
| Bu yüzden sıranın en önünden sana yer ayırdım. | Open Subtitles | ولذلك فقد حجزت لك مقعداً بالصف الأمامي |
| İşin bittiğin zaman sana yer ayırayım mı? | Open Subtitles | هل أحجز لك مقعداً ريثما تعود ؟ |
| Burada sana yer yok. | Open Subtitles | ليس هناك مكان لك هنا |
| Erkeklerin dünyasında sana yer yok. | Open Subtitles | لا مكان لك في عالم الرجال |
| Geldiğin yere dön. Burada sana yer yok. | Open Subtitles | عد أدراجك فلا مكان لك هنا |
| sana yer yok. | Open Subtitles | لا يوجد مكان لك في ذلك. |
| - ...artık sana yer yok. | Open Subtitles | -لا مكان لك فيها |
| - Hadi yürü, burada sana yer yok. | Open Subtitles | -هيّا تعال، لا مكان لك هنا |
| Burada, gelecekte sana yer yok. | Open Subtitles | لا يوجد لك مكان هنا في المستقبل. |
| sana yer açacağım tamam mı? | Open Subtitles | سأفسح لك مكان حسناً. |
| Artık bu evde sana yer yok. | Open Subtitles | ليس لك مكان فى بيتي بعد الآن |
| Annene başka bir ziyaret daha yapmamayı tercih ederim. Hey. sana yer ayırdım. | Open Subtitles | أود ألا أقوم بزيارة أمك مرة أخرى لقد احتفظت بمقعد لك |
| Atalarımızın geleneğine uygun davranacak olursak artık burada sana yer yok Saya. | Open Subtitles | باتباع تقاليد أجدادنا أنت لست مرحب بك في القبيلة بعد الآن |
| sana yer ayırdım, en iyi arkadaşım. | Open Subtitles | احتفظت لك بمقعد... يا أعز صديق |
| Yazılı medya ölüyor, Lorraine. Ölüyor! sana yer ayırırım. | Open Subtitles | الإعلام المطبوع يموت يا (لوراين) إنّه يموت، سأحجزُ لك مقعد على الحافلة |
| sana yer var mı diye. | Open Subtitles | و أرى إن كنت أستطيع أن أحجز لك |