| Çok büyük bir bahis değil. Şekerin o kadar iyi sayılmaz. | Open Subtitles | ليست هذه مخاطرة كبيرة فأن سكرك ليس جيداً إلى هذا الحد |
| Kim olsa birini suçlayabilir Ward, ama bu kanıt sayılmaz. | Open Subtitles | أي غبي يمكنه توجيه إصباع إتهام لكن هذا ليس دليلاَ |
| Tam sayılmaz. Ama iş yaptığım pek çok insan bundan hoşlanmayacak. | Open Subtitles | ليس تماماً،لكن كثير من الرجال الذين أتعامل معهم لن يعجبهم ذلك |
| Bu kadınlar onun için iyi sayılmaz dedim. Ama hepsi ona bakıyor. | Open Subtitles | لقد قلت انها ليست جيدة بدرجة كافية له كل جين فى الحجرة |
| Danny, kurbanlarla ilgili soruşturma nasıl gidiyor? - İyi sayılmaz. | Open Subtitles | جيد, دانى ما أخبار المقابلات مع المجني عليهم ليس جيدا |
| Şey, son söylediklerinden pek bir şey anlamadım ama diğer söylediklerine gelirsem Baba o kadar da haksız sayılmaz. | Open Subtitles | حسناً، لست متأكّده جداً مما قاله في النهاية هناك بقدر ما أن الأمور الأخرى صحيحه، أبّي أنه ليس مخطئاً |
| Uzun bir süre sayılmaz ve neyden bahsettiğini çok iyi anlıyorum. | Open Subtitles | و الذي هو ليس طويلاً و لذا أعرف بالضبط عماذا تتحدّثين. |
| Teknik olarak sis sayılmaz. Atmosferde gerçekte su buharı yok. | Open Subtitles | تقنيًا هو ليس ضبابًا ليس هناك بخار ماء في الفضاء |
| İşin iyi tarafı bende Onlu peri var. Hiçte fena sayılmaz. | Open Subtitles | الشئ الجيد, أن لدي ورقتي عشرة و هذا ليس سيئا أبدا |
| Pek sayılmaz. Sorun babam, kariyerimle ilgili kavga ettik ve ben... | Open Subtitles | لا ليس تمام , انه ابي ولديه اعتراض كبير حول مهنتي |
| Adamı korkutarak anlaşmaya ikna ettirebilirsem bu çok da kötü sayılmaz. | Open Subtitles | ذلك ليس سيء، لو إستطعت إخافة هذا الفتى للحصول على صفقة |
| Evet, babanın Walter G. Tortoise olması da pek eğlenceli sayılmaz. | Open Subtitles | نعم, حتى أنه ليس ممتعا بأن تأخذ وولتر جي أبا لك |
| Çok akıllı biri değil ama işin o kısmında fena sayılmaz. | Open Subtitles | نعم، إنه ليس بذلك الذكي ولكنه جار جيد في الشقة المجاورة |
| Pek çocukların gözdesi sayılmaz ama, elimizdekilerin en iyisi bu. | Open Subtitles | ليس من أفضل أنواع الدّمى، لكنّه أفضل ما حظينا به. |
| Pek sayılmaz ama adamlarından üçünü öldürmüş bulunmaktayım dördüncü için de hazırım. | Open Subtitles | ليس بالضبط، لكني قتلت للتو ثلاثة من رجالك وإني مستعدٌ لقتل الرابع |
| Sözlediğiniz gibi, gazetecilik bakış açısıyla iyi bir hikâye sayılmaz. | Open Subtitles | كما قلت، إنها ليست بتلك القصة التي تستحق الاهتمام الصحافي |
| Pek sayılmaz. Ama savaş durumunu gözönüne alırsak imkanlar el vermemiş olabilir. Öyledir. | Open Subtitles | ليس تماماً, لكن مع كل قيود الحرب، قد يكون عاجزاً عن الإتصال بنا. |
| İleride, şu güne bakıp güleceğiz ama bu seferki sayılmaz. | Open Subtitles | سوف ننظر ونتذكر ما قمنا به لكنه لا يحتسب الان |
| Yani teknik olarak, bu sayılmaz bile. | Open Subtitles | 20 فمن الناحية التقنيّة ، ذلك لا يحسب إطلاقاً |
| Ben bir komedyenim yani eğer ot almış birini güldürürsem, bu sayılmaz, çünkü onlar hep gülüyorlar. | Open Subtitles | فأنا مثل الممثل الهزلي إذا جاءتني ضحكة من إنسان في حالة نشوة فهي لا تحسب لأنهم دائما يضحكون |
| Nemli bir çadır içinde yerde yatıp hazır tavuk yemek izin sayılmaz. | Open Subtitles | النوم على الأرض في خيمة قديمة نأكل فطائر الدجاج المعبأ لا يعتبر راحة |
| lise sayılmaz. bu son on yıldı. dökül artık. | Open Subtitles | موعد المدرسة الثانوية لا يُحتسب, لقد كان في العقد الفائت, اعترفي |
| Ama kas bölümü pek Arnold Schwarzenegger sayılmaz, değil mi? | Open Subtitles | لَكنَّه لَيسَ بالضبط آرنولد شوالزينجر في قسمِ العضلات، أليس كذلك؟ |
| Hayal kırıklığı yaratmak istemem ama savaş bile var sayılmaz. | Open Subtitles | أكره أن أخيب أملك إذن ولكنها لا تعتبر حتى حربا |
| Ama bizim takımla paylaşacağım; o yüzden tam günah sayılmaz aslında. | Open Subtitles | ولكنني سوف اتقاسمها مع الفريق لذا فإنها تُحتسب نصف خطيئة |
| Doğada okyanusun kendisi tamamen sessiz sayılmaz. | TED | طبيعة المحيط في حد ذاتها لا يعمها الهدوء تمامًا. |
| Gerçi birisi öldüğünden pek günaydın sayılmaz ama... | Open Subtitles | حسناً ، ليسَ جيداً جداً أذا قُتلَ أحدهم ، على ما اظُن |
| Annem hariç hiç kimse, Ama o sayılmaz değil mi, | Open Subtitles | لا أحد ما عدا أُمى وكن لا أعتقد بأنها تُحسب |
| Bana yardım etmemiştin ki, o sayılmaz. Mors oldun mu? | Open Subtitles | انت لم تُساعدني في نهاية الأمر لذا فهذا لا يُحسب |