| siyah adam bir oyunda kazanınca hepiniz olay çıkarıyorsunuz. | Open Subtitles | .الرجل الأسود يتقدّم بلفّة، أنتم جميعاً تبدأون بالتعثّر |
| siyah adam bir oyunda kazanınca hepiniz olay çıkarıyorsunuz. | Open Subtitles | .الرجل الأسود يتقدّم بلفّة، أنتم جميعاً تبدأون بالتعثّر |
| "Hey, neden o tünelde yürümüyorsun siyah adam?" | Open Subtitles | أنت لماذا لا تسلك هذا النفق أيها الرجل الأسود |
| Biliyor musun, İrlanda dilinde, "siyah adam"a "fear gorm" denir. | Open Subtitles | في اللغة الآيرلندية كلمة رجل أسود هي فير غورم |
| Ama şu an Bükreş'teyim, bir siyah adam farkedilmemeye çalışıyorum. | Open Subtitles | و لكن ها أنا في بوخارست رجل أسود حاول أن يكون غير واضح |
| Benimki çalışıyor ama yine yanlış numarayı arayan siyah adam var. | Open Subtitles | هاتفي يعمل و لكنه ذلك الرجل الأسود اللذي يتصل بالرقم الخطأ دائماً |
| siyah adam sadece Lando Calrissian'ı mı oynayabilir? | Open Subtitles | الرجل الأسود يمكنه فقط تمثيل لاندو كالرسين |
| Az önce söyledin. Oh, şimdi siyah adam yalancı oldu. | Open Subtitles | لقد قلتها للتو, أصبح الآن الرجل الأسود كاذب |
| Resmen hapse girmek istiyorsun, ki şu durumda ihtimaller yüksek. "Beyaz kocayı öldüren siyah adam" figüründen dolayı. | Open Subtitles | والذي يبدو مألوفاً جدا ، مسألة الرجل الأسود الذي يُتهم بقتل الزوج الابيض |
| Bu siyah adam ise babacığıyla oyun oynamak için gelmiş gibi duruyor. | Open Subtitles | هذا الرجل الأسود هنا تريد أن تلعب ألعاب مع الأب، هاه؟ |
| Bırakın siyah adam'ın kendi evi olsun! | Open Subtitles | دع الرجل الأسود يمتلك بيتا ً خاصا ً له |
| Bu bir yalan. siyah adam bunu hiç yapmadı. | Open Subtitles | . و تلك أكذوبة الرجل الأسود لم يفعل ذلك |
| Kim yaptı? siyah adam. Birisi bir evi soyar... | Open Subtitles | اذا سرق أحدهم سيارة فهو رجل أسود وقام أحدهم بالسرقة فهو رجل أسود |
| Birkaç sıra geride, uzun boylu siyah adam. Hatırladın mı? | Open Subtitles | على بععد بضعة صفوف رجل أسود طويل أتذكره؟ |
| Beyaz bir adama siyah adam rolü verip yüzünü boyayamazsın. | Open Subtitles | أنت فقط لا تستطيع أختيار رجل أبيض كـ رجل أسود وتصبغ وجهه بالأسود |
| Yan yana çalışan bu özgür ve köleleştirilmiş siyahi atmosferinde Minty, 1844'te evlendiği özgür siyah adam John Tubman ile tanıştı. | TED | في هذا الجو المختلط للسود الأحرار والعبيد الذين يعملون جنباً إلى جنب، التقت مينتي بجون توبمان، وهو رجل أسود حُر تزوجته عام 1844. |
| Sadece siz. Bir de bu iyi siyah adam ve satıcı kız. | Open Subtitles | فقط انتم وهذا الرجل الاسود الطيب وفتاة المبيعات |
| Küçük beyaz çocuk siyah adam gibi davranıyordu. Bunu neden yapıyorsunuz, Bay Rickey? Faşizme karşı Almanya'da zafer kazanmıştık. | Open Subtitles | ذلك الفتى الابيض الصغير يتظاهر انه رجل اسود لماذا تفعل هذا سيد "ريكي" ؟ علينا ان نمجد الاحترافية في الدورة الالمانية |
| Şimdi bir siyah adam ve kendinden 20 yaş küçük bir kadın var. | Open Subtitles | في جانبه, والآن لديه رجلٌ أسود وإمرأة أصغر منه بعشرين سنة |
| Ardından beni bu sefer için hediye etti düşündü ki, Kızılderililer bir attan bile korkuyorlarsa siyah adam görünce ödleri kopar. | Open Subtitles | لأنه إعتقد أن الهنود إن كانوا يخشون حصاناً، فحتماً سيفزعون من رجلٍ أسود |
| Baksana siyah adam. | Open Subtitles | أنتَ، أيها الزنجيّ. |
| Hayır, teşekkürler anne çünkü yeni çocuk müzik grubumuzla prova yapıyoruz ve siyah adam solist. | Open Subtitles | لا، شكرا يا أمي، لأننا التمرين مع شركائنا في الفرقة الصبي جديدة والرجل الأسود هو المغني الرئيسي. |
| Karşı caddede onu gördüm ve düşündüm ki "Müthiş, siyah adam." | TED | ورأيت هذا الشخص في الشارع وكنت أفكر "عظيم، شاب أسود." |
| Looney Tunes kravatı olan siyah adam mı? | Open Subtitles | الرجل الأسود ذو ربطات عنق "لوني تونز"؟ |
| siyah adam fantazisi var, değil mi ? Bilirsin ya? | Open Subtitles | تريد جنساً جنونياً مع شخص أسود, صحيح؟ |
| Ee, artık New York'da boş siyah adam kalmamış mı yani? | Open Subtitles | ماذا، ألا يملكون أي رجال سود متوفرين في نيويورك؟ |