| Karısını evde döven adam artık onu sokak ortasında döver. | Open Subtitles | الرجل الذي يضرب زوجته في المنزل سوف يضربها في الشارع. |
| Normalde genç hanımları böyle sokak ortasında durdurmam. | Open Subtitles | أنا ليس من عادتي إيقاف الشابات في الشارع |
| Kamyonete binsene sen, bayan,... çünkü bu tür şeyleri sokak ortasında yapmam ben. | Open Subtitles | أتركبين الشاحنة يا آنسة. لأني لا يمكنني عمل هذا في الشارع. |
| Benim meseleme kim karışırsa bacaklarını kırar ve onu sokak ortasında yalvartırım. | Open Subtitles | أي شخص يتدخل في المسائل بلادي .. وسوف كسر ساقيه و جعله التسول في الشوارع. |
| Treni terk ettikten sonra onlara sokak ortasında ele geçirebiliriz. | Open Subtitles | ...وبعد ان يترجّلوا من القطار نستطيع القاء القبض عليهم بالشوارع... |
| Böyle dolaşmaya devam ederse bir gün sokak ortasında ölüverecek. | Open Subtitles | ستقع ميتة في الشارعِ يوماً ما إذا بقيت تتجول بهذهِ الطريقة |
| sokak ortasında akşınlar seni izliyor, serseriler evine giriyor. | Open Subtitles | كان هذا الأمهق يطاردك فى الشارع الشرطه تقتحم شقتك ألا ترين ؟ |
| sokak ortasında .. | Open Subtitles | " فى منتصف الشارع .." |
| Sonra hatırladığım ilk şey, polislerin beni alması ve sokak ortasında şeytanlar hakkında çığlık atmamdı. | Open Subtitles | ثم تذكرت الشرطة تمسكني وأنا وسط الشارع أصرخ بشأن الشياطين |
| Biz hiç sokak ortasında durup öpüşmedik bile. | Open Subtitles | لم يسبق حتى أننا وقفنا في الشارع وقبلتني |
| Bir keresinde, sokak ortasında suratına tükürdüler. | Open Subtitles | عندما يراهم في الشارع في ذلك الوقت كان يبصقون عليه |
| Çeteciler düşmanlarını kaçırmaz. sokak ortasında öldürür. | Open Subtitles | لا يخطف رجال العصابات أعداءهم، بل يقتلونهم في الشارع. |
| Senatörü sokak ortasında vurdular. Akıllarından ne geçiyormuş bunların? | Open Subtitles | لقد أطلقوا النار على السيناتور في الشارع كيف عساهم أن يفكروا ؟ |
| Senatörü sokak ortasında vurdular. Akıllarından ne geçiyormuş bunların? | Open Subtitles | لقد أطلقوا النار على السيناتور في الشارع كيف عساهم أن يفكروا ؟ |
| Bak, Müvekkilim bana bazı polislerin onu sokak ortasında tutukladığını söylediğinde... | Open Subtitles | ترى، عندما يقول موكلي لي بعض رجال الشرطة ومضايقتها في الشارع... |
| Bir ay önce Hackney'de bir çift sokak ortasında öldürülmüş. | Open Subtitles | لقد قُتل اثنان في الشوارع بوحشيّة منذ شهر مضى |
| Ama sokak ortasında birini vurmaktan çekinmeyen gerçek bir rapçi görmek çok güzel. | Open Subtitles | لكن من الجيدّ رؤية بعض مغني الراب الذين يدّهشون مستمعيهمّ في الشوارع. |
| Ve işin aslı ilk baskı işaretinde polisleri ve ailelerini sokak ortasında köpek gibi vurmaya başlamak istemiyoruz. | Open Subtitles | وفي الحقيقة لن نبدأ بإطلاق النار على عناصر الشرطة وعائلاتهم بالشوارع كالكلاب في أولى بوادر حالة التوتر |
| Ve işin aslı ilk baskı işaretinde polisleri ve ailelerini sokak ortasında köpek gibi vurmaya başlamak istemiyoruz. | Open Subtitles | وفي الحقيقة لن نبدأ بإطلاق النار على عناصر الشرطة وعائلاتهم بالشوارع كالكلاب |
| O deli domates bana, eğer dışarı çıkarsam... beni sokak ortasında vuracağını söyleyip duruyor. | Open Subtitles | هذه الطماطةِ المجنونةِ تَستمرُّ بمُخَابَرَتني، يَقُولُ هي سَتُسقطُني في الشارعِ إذا أَخْرجُ. |
| "Kadınlar ve yaşlılar, aşağılık katiller tarafından sokak ortasında dövülüyorlar." | Open Subtitles | النساء والمسنين ، يتعرضون للضرب فى الشارع على أيدى لصوص صغار |
| sokak ortasında .. | Open Subtitles | " فى منتصف الشارع .." |
| sokak ortasında, merkezin yarısının önünde ortağımın üzerine atla diye anlatmadım. | Open Subtitles | وليس لأنني أردتك أن تقفز على شريكي في وسط الشارع أثناء دوريتي |
| -...bu sana onu sokak ortasında vurma hakkını vermez. - Beni vuracak mıydın? | Open Subtitles | فهذا لا يمنحكَ الحق بقتله وسط الطريق ؟ |