| Ayrıca bu işte senin çıkarının ne olacağını sormadın bile. | Open Subtitles | وبجانب ذلك، أنت لم تسألني حتى ما نسبتك في الغنيمة. |
| - Bana sormadın bile. - Hoşuna gider sanmıştım. | Open Subtitles | لم تسألني حتى - لأنني ظننت أنكِ ستحبين ذلك - |
| Her zamanki gibi beni sormadın bile. | Open Subtitles | و لم تسألي عني كالمعتاد |
| Bize sormadın bile. | Open Subtitles | أنت لم تسألينا. |
| İstridye çıkarmak ve dondurma yemek sana iyi gelebilir, ama bana sormadın bile. | Open Subtitles | الحفر للمحا وأكل المصاصات قد يبدو جيدا بالنسبة لكِ، ولكنكِ حتى لم تسأليني |
| Benim fikrimi sormadın bile! | Open Subtitles | ولا تسأل حتى الأشخاص الأخرين |
| Bir kere olsun bana Scott ile ilgili nasıl hissettiğimi sormadın bile. | Open Subtitles | لم تسألني حتى مرة كيف أشعر حيال موضوع (سكوت) |
| Sunumumun nasıl geçtiğini bana sormadın bile. | Open Subtitles | لم تسألني حتى كيف جرى العرض. |
| Andrew'in ne yaptığını sormadın bile bana. | Open Subtitles | أنتَ لم تسألني حتى عن ما فعل (أندرو) ؟ |
| Uğursuz uğursuz konuşma. Kızın kim olduğunu sormadın bile. | Open Subtitles | لا تقول مثل هذه الأشياء المشؤومة أنت لم تسألني من هى الفتاة |
| Bana ne düşündüğümü sormadın bile. | Open Subtitles | إنك حتى لم تسألي عن رأيي |
| Ne olduğunu sormadın bile. | Open Subtitles | أنتِ لم تسألي ما هو حتّى |
| Bize sormadın bile. | Open Subtitles | وحتى لم تسألينا ؟ |
| Bize sormadın bile... | Open Subtitles | ... انكى حتى لم تسألينا |
| Sana Yi Soo'dan bahsettim ama ne için geleceğini sormadın bile. | Open Subtitles | أخبرتك بشأن يي سوو ولكن بعد ذلك، لم تسأليني عنه أو عن سبب قدومه |
| Sömestr bitmeden okuldan uzakta olmamı merak edip sormadın bile. | Open Subtitles | لم تسأليني كيف إبتعدت عنالمدرسة... قبل نهاية العام الدراسي |
| - Henüz sormadın bile. | Open Subtitles | لم تسأل حتى |