| 2 sene önce Santa Fe'deki şartlı tahliye memuru kaybolduğunu raporlamış. | Open Subtitles | مُنذُ عامين ضابط إطلاق السراح المشروط الخاص بها بلّغ أنها مفقودة |
| Galiba bir şartlı tahliye memuru böyle olmalı. Dinle. | Open Subtitles | أنا أعتقد ذلك ، كونه ضابط إطلاق سراح هذا ليس للنشر |
| tahliye memuru bir iş aradığını düşünüyor. | Open Subtitles | ضابط إطلاق سراحه يعتقد هو يبحث عن الشغل. |
| Topuzu olan bir şartlı tahliye memuru diyebiliriz. | Open Subtitles | اعتبرني ضابط إطلاق سراحك المشروط، لكن مع قضيب شائك. |
| "New York Polis Departmanı'ndaki şartlı tahliye memuru..." | Open Subtitles | لكلا من حكومة الولايات المتحدة و ولاية (نيويورك) باذلا قصارى جهدي |
| Bu şartlı tahliye memuru bizi ihbar etmeye karar verirse, hepimiz müebbet yeriz. | Open Subtitles | لو ضابطة المراقبة هذه قررت أن تشي بنا, فسوفَ ننال جميعاً حكماً مؤبداً |
| ...ama Meksika'da araç bombalandığında Miami'de şartlı tahliye memuru ile konuşuyormuş. | Open Subtitles | المفخّخة في "المكسيك"، كان يتحدّث "إلى ضابط إطلاق سراحه في "ميامي |
| Tutuklandığı sırada şartlı tahliye memuru yaptırmış. | Open Subtitles | ضابط إطلاق سراحه قام بواحدة، عندما كان مقبوضٌ عليه |
| Başıma yeni bir şartlı tahliye memuru verdiler. Ters birisi. | Open Subtitles | لقد تم تعيين ضابط إطلاق سراح جديد ليَّ، إنّه صعب المراس |
| Ursula Gibbs'in onun şartlı tahliye memuru olduğunu öğrenene kadar öyleydi. | Open Subtitles | حسناً , هذا كله تغير حين اكتشفت أن اورسلا جيبس ستكون ضابط إطلاق السراح المشروط |
| 15 bin dolar. Bir şartlı tahliye memuru için çok para. | Open Subtitles | 15 ألف دولار، هذا كثير على ضابط إطلاق السراح المشروط |
| Şartlı tahliye memuru dolabıma birkaç altın yıldız bile taktı. | Open Subtitles | وضع ضابط إطلاق السراح نجوماً ذهبية على الثلاجة أيضاً |
| Şartlı tahliye memuru mu? | Open Subtitles | ضابط إطلاق سراح مشروط؟ هذا ليس له علاقة بتنفيذ القانون |
| Şartlı tahliye memuru geleceğinden haberdar mı? | Open Subtitles | وهل ضابط إطلاق سراحها هناك ينتظرها؟ |
| Lanet bir şartlı tahliye memuru gibisin. Rahatla biraz, olur mu? | Open Subtitles | فأنت مثل ضابط إطلاق السراح ، أستريحى ؟ |
| tahliye memuru, ofisime bir mesaj bırakmış. | Open Subtitles | ترك لي ضابط إطلاق سراحي رسالة في العمل |
| Kadın şartlı tahliye memuru gibi, değil mi? | Open Subtitles | لقد أحبت ضابط إطلاق السراح المشروط |
| Şartlı tahliye memuru aradı. | Open Subtitles | لقد اتصل ضابط إطلاق سراحك المشروط |
| New York Polis Departmanı'ndaki şartlı tahliye memuru... | Open Subtitles | لكلا من حكومة الولايات المتحدة و ولاية (نيويورك) باذلا قصارى جهدي |
| Bu şartlı tahliye memuru bizi ihbar etmeye karar verirse, hepimiz müebbet yeriz. | Open Subtitles | لو ضابطة المراقبة هذه قررت أن تشي بنا, فسوفَ ننال جميعاً حكماً مؤبداً |