| Uçlarda davranıyorsun, zor nefes alıyorsun ve uyuşturucu pişirme kaşığı takıyorsun. | Open Subtitles | أنت تتصرّف بإنتشاء، أنت تستنشق إكراهياً، وأنت ترتدي ملعقة خاصّة بالكوكايين. |
| Güneş gözlüğü takıyorsun... seni yakalayamaz. | Open Subtitles | يجب أن ترتدي نظارة سوداء حتىلايعرفأنك تنظرإليها. |
| Amy seninle orada buluşacak. Ve neden sarı kravat takıyorsun? Janet. | Open Subtitles | ايمي ستقابلك هناك, ولماذا ترتدي ربطة العنق الصفراء؟ |
| - Ciddi olduğumu anlayacaksınız. - Öyleyse o şapkayı niye takıyorsun? | Open Subtitles | ستكتشفون أنني جادة تماما في الأمر- إذن لم ترتدين تلك القبعة؟ |
| Boynuna haç takıyorsun ama inancın yok. | Open Subtitles | ترتدين هذا الصليب حول رقبتك لكنك لاتؤمنين |
| Kathryn: Yola bak -- (Bip) Hala o kahrolası göz bağını takıyorsun. | TED | كاترين :انظر إلى الطريق لا زلت تضع عصابة العينين هذه |
| Bekle bir saniye Rodney. Sen hâlâ kalkanı takıyorsun. | Open Subtitles | إنتظر يا رودنى أنت لا تزال ترتدى الدرع الواقى |
| Saati sağ koluna takıyorsun, muhtemelen solaksın. | Open Subtitles | تضعين ساعتك في يدّك اليمنى من المحتمل أنك عسراء |
| Ciddi misin? Bu yüzden mi, hala okul yüzüğünü takıyorsun? | Open Subtitles | حقاً ألهذا السبب مازلت ترتدي خاتم مدرستك؟ |
| Seni piç kurusu! Saatini sağ koluna takıyorsun. | Open Subtitles | أيها الوغد, أنت ترتدي الساعه على معصمك الأيمن |
| ve kendini korumak için maske takıyorsun.. | Open Subtitles | ولكنك ترتدي هذا القناع لكي تنقذ نفسك فقط |
| Görüyorum ki tanrı olmayı sağlayan şeritlerden birini takıyorsun. | Open Subtitles | رأيتك ترتدي أحد ربطات الرأس لأسطورة يؤدي إلى جوار الإله |
| Artık benim için çalışmıyorsun ama hala sana verdiğim zinciri takıyorsun. | Open Subtitles | أنت لا تعمل لي بعد الآن لكنك ما زلت ترتدي السلسلة التي أعطيتك |
| Sormak istediğin bir şey var mı? Onu sevmiyorsan, neden en güzel mücevherlerini takıyorsun? | Open Subtitles | إذا كنتِ لا تحبّينها، فلماذا ترتدين أفضل مجوهراتك؟ |
| Madem artık evli değilsin, neden hâlâ o yüzüğü takıyorsun? | Open Subtitles | اذا كنتِ غير متزوجة بعد الان لمَ لا زلت ترتدين هذا الخاتم؟ |
| Kahverengi gözlerin var ve küpe takıyorsun. | Open Subtitles | لديكِ عينين بنّيتين وأنتِ ترتدين الأقراط |
| Hala bu salak şeylerimi takıyorsun? Burada pek hoş olmuyor. | Open Subtitles | ألا تزال تضع السدادات, لا ضوضاء بالمكان. |
| bunları benım ıcın takıyorsun sanırım | Open Subtitles | لا أظن أنك ترتدى كل هؤلاء فقط لإختبارهم لي |
| Yakana isim kartı takıyorsun ya. | Open Subtitles | حسناً، أنتِ تضعين شارة عليها اسمك أليس كذلك؟ |
| Zihin kontrol eden bir alet takıyorsun. Hemen çıkar. | Open Subtitles | أنت تلبس جهاز للسيطرة على عقلك انزعها بسرعة |
| Elbiseni güzelleştirmek için harcadığım onca büyüden sonra, hala bu şapkayı mı takıyorsun? | Open Subtitles | انتي تلبسين هذه القبعة؟ بعد كل السحر الذي فعلته لتبدين جميلة |
| Espri olsun diye takıyorsun ama seni genç ve kendine güvenli gösterdi. | Open Subtitles | أعلم أنك ترتديها على سبيل المزح لكنها تجعلك أصغر |
| Ne kadar güzel bir gerdanlık takıyorsun bu gece Rose. | Open Subtitles | يالها من ملابس حمراءداخلية رائعة التى ترتدينها اليلة ، روز |
| Bunu niye takıyorsun? | Open Subtitles | لماذا تَلْبسين هذا ؟ |
| Niye boynuna takıyorsun? | Open Subtitles | لماذا ترتدينه حول رقبتك؟ |
| Hâlâ o kolyeyi takıyorsun. | Open Subtitles | والبدءُ من جديد مازلتي ترتدينَ القلادة |
| Hey, güneş gözlüğü takıyorsun diye kör olduğun anlamına gelmiyor, ese. | Open Subtitles | ليس لأنك تَلْبسُ النظارات الشمسيةَ تعتقد بأنّك أعمى |
| Ne yazık ki yanlış takıyorsun. | Open Subtitles | انا تلبسه بشكل خاطئ على ما اعتقد |
| Hem niye takıyorsun ki onu? | Open Subtitles | أنا أسدي لك معروفا لماذا تلبسها, على كل حال؟ |