| Öte yandan, şurubu tattım ve leziz buldum. | Open Subtitles | بكل الأحوال, لقد تذوقت الشراب الذي أعددته ووجدته لذيذاً |
| Hayatımda ilk defa gücü tattım. | Open Subtitles | .. لأول مرة في حياتي تذوقت طعم السُلطة وهل تعلم؟ |
| Gücünü tattım ve bunun bedelinin ucuz olmadığını biliyorum ve bedelini ödemeye de hazırım. | Open Subtitles | لقد تذوقت قوتك ، وأعلم أنها لا تأتي بالرخيص ، وانا مستعدة لدفع الثمن |
| Ama ben en azından bir kez olsun tattım, değil mi? | Open Subtitles | ولكن على الاقل تذوقته مره واحده، اليس كذلك ؟ |
| Kurutulmuş hurmaları da bizzat kendim tattım. | Open Subtitles | انه برسيمون مجفف ولقد تذوقته بنفسى لأتأكد منه انه أمن |
| Ben tutkuyu tattım, günah ve cinayet işledim. | Open Subtitles | لقد ذقت طعم العاطفة و الجريمة و حتى القتل |
| Ama karışımı tattım ve tadı çok hoşuma gitti. | Open Subtitles | بكل الأحوال, لقد تذوقت الشراب الذي أعددته ووجدته لذيذاً |
| Sanırım bu imkansız. Daha önce bir sürü iyi şarap tattım. | Open Subtitles | هذا مستحيل، تذوقت عدة خمور طيّبة سابقاً، |
| Hatta yüksek früktoz bile tattım ve minimum 2 koruyucu maddesi vardı üzerinde. | Open Subtitles | أعتقد أني تذوقت شراب الذرة عالى الفركتوز. و على الاقل اثنان من المواد الحافظة. |
| Özgürlüğü tattım, ve vazgeçmeye hazır değilim! | Open Subtitles | آكل في مطاعم ليست للعائلات لقد تذوقت طعم الحرّية ولست مستعدة للتخلّي عنها! |
| Ben yapmadım rakiplerime de saygı duyulmasını istiyorum benimki iyiydi ve herkesin bamyasından biraz tattım ve jüri birinciye nasıl karar verdi bilemiyorum. | Open Subtitles | انا لم لقد كان لذيذا جداً , وانا قد تذوقت الغامبو الخاص بالاخرين ... ولا اعلم كيف اختار الحكام الفائز |
| Ayrıca... 18 farklı parfüm kokladım, ...dokuz farklı pasta tattım, hepsinin tadı aynıydı. | Open Subtitles | لدي... لقد شممت رائحه 18 عطراً، لقد تذوقت تسع شرائح عينات مختلفة من الكعك، و التي كان مذاقهم متطابق. |
| Onu Mary'nin dudaklarından tattım. | Open Subtitles | تذوقت طعمه من شفاه ماري من قبل |
| Dehşetin güzelliklerini tattım. | Open Subtitles | لقد تذوقت طعم الرعب الجميل |
| Azıcık bir şey tattım. Çok azıcık ya. | Open Subtitles | لقد تذوقت القليل جداً من الكل |
| Vitally, borşunu tattım. | Open Subtitles | فيتالى"، لقد تذوقت طبيخك" |
| Bundan içmeyin. Ekşi, ben tattım. | Open Subtitles | لا تشرب هذا إنه مر لقد تذوقته |
| Ben de birini tattım. | Open Subtitles | لقد تذوقته |
| tattım, dokundum. | Open Subtitles | تذوقته ولمسته. |
| Kızarmış tavuklarını bizzat ben tattım ben şahsen tadı konusuna kefil olabilirim. | Open Subtitles | الآن أنا قد ذقت ذلك الدجاج المقلي بنفسي ويمكنني شخصيا أن أقدر قيمته |
| Ben bunu tattım, hem de bir kereden fazla. | Open Subtitles | ذقت هذا من قبل أكثر من مرّة |