| "Weston'da yaşayan doktor Eustace Green günlüğünde hastalarını Grandview'deki hastalık belirtilerine göre tedavi etmiş. | Open Subtitles | طبيب ويستون الدكتور جرين كتب في مذكراته بأنه عالج مرضى لديهم أعراض مثل الذين عالجهم في جراندفيو |
| Bana sadece kocamı tedavi etmiş olan doktorların ismini verseniz. | Open Subtitles | هل بالامكان ان تعطيني جميع اسماء الاطباء ...الذي عالج زوجي |
| Görünüşe göre mafyanın veterineri yarayı iyi tedavi etmiş. | Open Subtitles | من الواضح أن بيطريّ العصابة عالج الجرح بشكلٍ متقن هذا جيّد، عظيم |
| - Bölgede biri tedavi etmiş. | Open Subtitles | أحد ما أسعفه بالخارج |
| - Biri onu tedavi etmiş olmalı. | Open Subtitles | -أحد ما أسعفه بالخارج |
| Kendini ayağından vurmanın konuşma bozukluğunu tedavi etmiş olması çok komik. | Open Subtitles | من المضحك ان الاقتراب من ان ينتزع اصبعك بسبب اطلاق النار عالج لهجتك بالحديث |
| O, bütün hastalarını tedavi etmiş ve... dediğin gibi, sevgi ile herhangi bir ego olmadan. | Open Subtitles | عالج كل المرضى، وبدون غرور بل بحب، كما قلت. |
| Doğal ilaçlar sattığı bir internet sitesi var biyografisinde yazdığına göre prostat kanserini tedavi etmiş. | Open Subtitles | ما زال يملك موقعا الكترونيا يبيع علاجاته الطبيعية عليه و وفقا لسيرته الذاتية فقد عالج نفسه من سرطان البروستات |
| Sanırım bu hastane geçen yatsıda mumdan çıkan yangındaki yanıklarını çoktan tedavi etmiş. | Open Subtitles | أفترض أن هذا المركز الطبي قد عالج الحروق على مؤخرتك بسبب إحتراق بنطالك مؤخراً. |
| Özellikle de çocuğu tedavi etmiş birine. | Open Subtitles | خبيراً بعينه... الخبيرَ الذي عالج الطفل. لذا... |
| Frank Toretta'nın eşini de tedavi etmiş. | Open Subtitles | عالج زوجة فرانك |
| Lianne'i tedavi etmiş. | Open Subtitles | لقد عالج (ليان) |
| Şirket doktoru onları tedavi etmiş. | Open Subtitles | وطبيب الشركة عالجهم |