| Kanıtlar tersini söylüyor. | Open Subtitles | الأدلة تقول غير ذلك |
| İstatistikler tersini söylüyor. | Open Subtitles | الإحصائيات تقول غير ذلك. |
| Ama o tersini söylüyor. | Open Subtitles | إنه يقول خلاف ذلك |
| Şu ana kadar gördüğümüz her şey tam tersini söylüyor. | Open Subtitles | كل شيء رأيناه حتى الآن يقول عكس ذلك تماما. |
| Korkarım devlet tam tersini söylüyor, Bay Wilson. | Open Subtitles | اخشى ان الوضع يقول غير ذلك سيدة ولسون |
| Nedense güvenlik kameraları tersini söylüyor. | Open Subtitles | عجيب، شريط المراقبة المصوّر يدلّ على عكس ذلك |
| - Analistler tersini söylüyor. | Open Subtitles | التحليلات تقول غير ذلك |
| Şimdi bu seviyede bir civayla, zehirlendiğini söylerdim ama zehir testi tersini söylüyor. | Open Subtitles | -ولكن نتائج فحص السموم يقول خلاف ذلك -ولم تأتِ من (هنلي)؟ |
| - Bir tanık, tam tersini söylüyor. | Open Subtitles | -يبدو أن هناك شاهد يقول عكس ذلك |
| DNA sonuçları tersini söylüyor. | Open Subtitles | حمضها النووي يقول عكس ذلك |
| Ama omuzların tam tersini söylüyor. | Open Subtitles | -حسناً , تضرّع كتفكَ يقول عكس ذلك . |
| Kanun tersini söylüyor efendim. | Open Subtitles | القانون يقول غير ذلك الشيء , يا سيدي |
| Bence ölü sayın bunun tersini söylüyor. | Open Subtitles | أعتقدُ أن عدد قتلاكَ يقول غير ذلك |
| Maalesef elimdeki kanıtlar tam tersini söylüyor. | Open Subtitles | لدي دليل يقول غير ذلك |
| Bugün seninle ilgili öğrendiğim her şey tersini söylüyor. | Open Subtitles | كل ما عرفته عنك اليوم يدل على عكس ذلك. |