| Yani yarın her şeyi toparlayıp, karavanı kış bölgelerine doğru yola çıkaracağız. | Open Subtitles | وبالغد سنجمع معداتنا، ونسحب عرباتنا لفصل الشتاء |
| Seti toparlayıp ek gösteriler için muhafaza etmeliyiz. | Open Subtitles | ولكننا سنجمع الخسائر بدءاً من الآن |
| Ama kendini toparlayıp söz dinlemezsen bu karıyla kızının duyacağı son ses olacak. | Open Subtitles | لكن سيكون ذلك آخر صوت قد يسمعانه زوجتك و إبنتك. إن لم تتمالك نفسك, و تفعل ما أريده منك. |
| Sen de kafanı toparlayıp doğruca evine gidiyorsun duydun mu? | Open Subtitles | حسناً يجب ان تتمالك نفسك وتذهب للمنزل, اتسمعني؟ أجل، أعتقد أن الجميع سمعك يا هاري |
| Sürekli hayatını nasıl toparlayıp kızını yanımıza getirebileceğinden bahseder olmuştu. | Open Subtitles | كانت تقول بأنها ستلم شملها لتأتي بإبنها للعيش معنا |
| Sürekli hayatını nasıl toparlayıp kızını yanımıza getirebileceğinden bahseder olmuştu. | Open Subtitles | كانت تقول بأنها ستلم شملها لتأتي بإبنها للعيش معنا |
| Bu yüzden tüm gücümü toparlayıp bir seti tamamlıyorum ve sonra diyor ki "Bir set daha yap." | Open Subtitles | وأشحذ طاقتي كلها وأقوم بتلك الواحده ثم تقول أعطني واحدة أيضاً |
| Herşeyi toparlayıp gitmemiz için daha fazla neden. | Open Subtitles | هذا سبب يدعونا لحزم هذه الأشياء والخروج من هنا |
| toparlayıp size e-posta göndeririz. | Open Subtitles | سنجمع كل الأدلة ثم سنرسلها لك بالبريد |
| Metz'te orduyu toparlayıp, Paris'e hücum edeceğiz. | Open Subtitles | في ميتز سنجمع القوات ونتجه إلى باريس |
| Ben gidiyorum ve senin de kendini toparlayıp buradan kaçman gerek. | Open Subtitles | انا مغادرة وانت عليك ان تتمالك نفسك وتخرج من هنا |
| Kendini toparlayıp işe gitmen gerek. | Open Subtitles | عليك أن تتمالك نفسك وتذهب إلى العمل |
| Bu yüzden tüm gücümü toparlayıp bir seti tamamlıyorum ve sonra diyor ki "Bir set daha yap." | Open Subtitles | وأشحذ طاقتي كلها وأقوم بتلك الواحده ثم تقول أعطني واحدة أيضاً |
| Sanırım şimdi yapman gereken şey kendini toparlayıp işin peşini bırakıp unutmak ve hayatına devam etmek. | Open Subtitles | أعتقد أن ما يجب عليك فعله الآن هو حمل نفسك و نفضها من هذا الشيء , نسيانه و المضي قدما |
| Evet, artık evi toparlayıp, terk etmek için iki günümüz var. | Open Subtitles | نعم ، الآن لدينا يومين لحزم امتعتنا والخروج من البيت. |