| Onu birkaç saat burada tutacaklar. Sonra başkente götüreceğiz. | Open Subtitles | سيبقونه هنا لبضع ساعات ثمّ سسننقله إلى العاصمة |
| Narkotik birimi soruşturmasını tamamlayana kadar gözaltında tutacaklar. | Open Subtitles | سيبقونه في الحجز حتي تنتهي فرقة المخدرات من التحقيق |
| Aslında bugün gelecekti ama değerleri düşmüş, o yüzden durumu düzelene kadar tutacaklar. | Open Subtitles | كان من المفروض أن يعود غدا لكن معدل كرياته بدأ ينخفض لذلك سيحتفظون به حتى تستقر كرياته |
| Sonsuza dek orada tutacaklar beni. | Open Subtitles | إنهم سيحتفظون بى هناك إلى الأبد |
| Her şeyin yolunda olduğundan emin olmak için gece boyunca burada tutacaklar. | Open Subtitles | سوف يبقونها هنا فى الَّيل, ليتأكدوا أن كل شىء على ما يُرام. |
| Bir süre beni incelemede tutacaklar. | Open Subtitles | هم سيبقونني في debrlef لبينما. |
| Onu, büyük ihtimalle yarın yapılacak... mahkeme çağrısına kadar tutacaklar. | Open Subtitles | هم سيتمسكون به حتى إستدعائه والذي من المحتمل أن يكون غداً |
| Aktarma sirasinda seni güvende tutacaklar.iyice dinlen. | Open Subtitles | أثناء عملية النقل، سيبقونك آمن. إسترح. |
| Yargılama yapmadan seni burada tutacaklar. | Open Subtitles | سيبقونكِ هنا بدون محاكمة |
| Fidye olduğunu düşündükleri sürece onu hayatta tutacaklar. | Open Subtitles | سيبقونه حياً طالما يظنون أن هناك فدية ضمن اللعبة |
| Onu bir gece tutacaklar ama iyileşecek. | Open Subtitles | ... نعم, هم سيبقونه هذه الليلة لكنه سيكون بخير |
| - Merhaba. - Merhaba. Bir gece orada tutacaklar. | Open Subtitles | جون, مرحبا مرحبا, سيبقونه هذة الليلة |
| Eyalet Hüküm Bekleme Birimi'nde tutacaklar. | Open Subtitles | سيبقونه فى البلدة ، بإنتظار الحكم |
| Güzel çünkü bu kumaşı sadece bir kaç gün tutacaklar. | Open Subtitles | -جيد ، لأنهم سيحتفظون بهذا النسيج ليومين |
| Kıbrıs'taki arkadaşları serbest kalana kadar yolcuları rehine olarak tutacaklar. | Open Subtitles | سيّدي، سيحتفظون بالرّكّاب كرهائن... حتّى إطلاق سراح زملائهم في "قبرص" |
| Anlaşılan onu tutacaklar. | Open Subtitles | من الظاهر انهم سيحتفظون بها. |
| Uğrunda bu kadar uğraştığım o tüpü alacaklar aylarca öylece ellerinde tutacaklar. | Open Subtitles | سيأخذون هذه العبوة التي أرقت دماءا من أجلها و يبقونها عندهم لستة أشهر |
| Su kaybını gidermek, ve iyileşmesini takip etmek için hastahanede tutacaklar. | Open Subtitles | و سوف يبقونها في المستشفى لمعالجة الجفاف وفترة نقاهة |
| Ama onu bir süreliğine hastanede tutacaklar. | Open Subtitles | لكن كي تعرف فقط ، سوف يبقونها في المستشفى لفترة قصيرة |
| Beni burada daha ne kadar tutacaklar? | Open Subtitles | كم سيبقونني هنا ؟ |
| Kesin beni burada tutacaklar. | Open Subtitles | سيبقونني هنا, بلا شك |
| Onu, büyük ihtimalle yarın yapılacak... mahkeme çağrısına kadar tutacaklar. | Open Subtitles | هم سيتمسكون به حتى إستدعائه والذي من المحتمل أن يكون غداً |
| Sizi ne kadar tutacaklar burada? | Open Subtitles | إلى متى سيبقونك هنا؟ |
| Ne kadar tutacaklar seni? | Open Subtitles | كم سيبقونكِ هنا؟ |