| Umarım öyle olur. Bayanlar nereye gidiyormuş bakalım? | Open Subtitles | ـ حسنا، آمل ذلك إلى أين تذهبان أيتها السيدتين ؟ |
| - Sabırlı ol. Geçer. - Umarım öyle olur. | Open Subtitles | كن صبوراً، سوف تزول - آمل ذلك - |
| Umarım öyle olur. Yani, her şeyden önce, çocuklar için buradayız, değil mi? | Open Subtitles | أتمنى ذلك أعني بالنهاية نحن هنا من أجل الأطفال |
| Umarım öyle olur çünkü sana büyük bir hevesle güven duyuyorum. | Open Subtitles | أتمنى ذلك لأن أشعر بدافع قوي لأمنحك ثقتي |
| Umarım öyle olur. Yarın ormana gireceğiz. | Open Subtitles | لنأمل هذا غداً سندخل الغابة المطيرة |
| Umarım öyle olur, Em. | Open Subtitles | آمل أنّ أكون فعلتُ الصواب بهذهِ المرّة. |
| Umarım öyle olur. Umarım fırtına öldürür onları. Hepsinin dibine kibrit suyu döker. | Open Subtitles | نعم، أتمنى هذا أتمنى أن تقتلهم العاصفة كلهم |
| Umarım öyle olur, Johnny. | Open Subtitles | "أتمني هذا يا "جوني" |
| Umarım öyle olur, kardeşim. Dün kızımı ortodontiste götürdüm. | Open Subtitles | اتمنى ذلك يا برو ، لقد اخذت ابنتى امس الى طبيب الاسنان |
| Sağ olun. Umarım öyle olur. | Open Subtitles | شكرا لك آمل ذلك أيضا |
| - Umarım öyle olur, gerçekten. - Ben de. | Open Subtitles | أنا حقاً آمل ذلك وأنا أيضاً |
| Umarım öyle olur, Chris. Umarım öyle olur. | Open Subtitles | آمل ذلك بكلّ تأكيد |
| Umarım öyle olur Bay Shayes. | Open Subtitles | آمل ذلك ، سيد شايس |
| Umarım öyle olur. Bu öbür dünyaysa, büyük hayal kırıklığı demektir. | Open Subtitles | , أتمنى ذلك بالفعل , إذا كانت هذه الحياة الأخرة . لكانت محبطة للغاية |
| Umarım öyle olur çünkü sistolik 68'e düştü. | Open Subtitles | حسنا, نعم, أتمنى ذلك لأن ضغطها الإنقباضي نزل إلى 68. |
| Umarım öyle olur. Yoksa, baban seni sürmek zorunda kalacak. | Open Subtitles | أتمنى ذلك و إلا سيضطر أبوك إلى نفيك |
| Umarım öyle olur. | Open Subtitles | . لنأمل هذا |
| Umarım öyle olur, Em. | Open Subtitles | آمل أنّ أكون فعلتُ الصواب بهذهِ المرّة. |
| - Umarım öyle olur, efendim. | Open Subtitles | . أتمنى هذا , سيدى |
| Umarım öyle olur, Johnny. | Open Subtitles | "أتمني هذا يا "جوني" |
| Evet, elimizde satacak başka bir şeyimiz olmadığını düşünürsek Umarım öyle olur. | Open Subtitles | نعم , اتمنى ذلك , مع الوضع اننا ليس لديما شيئا اخر لبيعة |
| Umarım öyle olur. | Open Subtitles | الله، أَتمنّى لذا. |
| Jeremy'nin iyiliği için Umarım öyle olur. | Open Subtitles | نحسّن من رعايتنا له. آمل هذا كُرمى لـ (جيرمي). |
| Umarım öyle olur. | Open Subtitles | أوه، أتمنّى لذا. |
| Tanrım, Umarım öyle olur. | Open Subtitles | يا الهي اتمني ذلك |