| Bu konsantrasyonlarda, Vücudumdaki ve beynimdeki yaşamsal faaliyetler yavaşlamaya başlıyor. | Open Subtitles | في هذه التركيزات، النشاط الخلوي في جسدي والدماغ بدأ يتباطأ. |
| Her ağaç, her ot sapı, her balık, her böcek ve hatta dizimdeki her cilt parçası, Vücudumdaki her hücre, ökaryotik hücre. | Open Subtitles | في كل عُشبة و كل سمكة و كل حشرة و حتى في كل جزء من بشرة ركبتي و كل خلية في جسدي |
| Vücudumdaki her kemik bunun kötü bir fikir olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | كل عظمة في جسدي أخبرني أن هذا هو فكرة سيئة. |
| İçinde zehir olsa bile, Vücudumdaki yıkım böcekleri onu yok ederdi. | Open Subtitles | حتى لو كان في الطعام سم ستحلله الحشرات المدمرة في جسمي |
| Vücudumdaki, bütün atom altı hareketleri kaydedip, onları kapalı bir döngüde yeniden oynatmayı denedim. | TED | حاولت تسجيل جميع الحركات دون الذرية في جسدي وإعادتهم في حلقة مغلقة. |
| Efendim. Şimdi söyleyeceklerim, Vücudumdaki tüm yalakalık arzusuna ters düşüyor ama bu konuyu keşke yeniden düşünseniz. Bu rakip bir şirket değil sadece bir okul. | Open Subtitles | سيدي ، ما سأقوله يناقض كل خلية في جسدي لكن فكر في قرارك ، هذه ليست شركة منافسة |
| "Üzgünüm seni duman ettim lütfen Vücudumdaki bütün kemikleri kırma." | Open Subtitles | أنا آسف لأنني قد ضربتك و أرجوك لا تكسر كل عظمة في جسدي |
| Eğere Vücudumdaki tüm atomların boşluklarını çıkarırsanız bir tuz zerresinden daha küçük bir büyüklüğe büzülürüm. | Open Subtitles | إذا استطعت أن تزيل كل الفراغات من كل ذرة في جسدي عندها سوف أنكمش لأصبح أصغر حجماً من حبيبة ملح |
| Vücudumdaki uyuşturucuyu atarken bir rüya gördüm ve gerçek gibiydi. | Open Subtitles | لقد حلمتُ بحلم، أثناء عملية إزالة المخدرات من جسدي وقد شعرتُ بأنه حقيقي |
| Vücudumdaki her bir parça, bana bir şeylerin peşinde olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | كلّ عظمة في جسدي تخبرني أنّه يخفي شيئاً. |
| Anlamıyorsun! Dönüşünce Vücudumdaki her kemiği kırıyorum. | Open Subtitles | فحالما أتحوَّل أُضطرُّ لكسر كلّ عظمة في جسدي. |
| Sevdiğim kız için Vücudumdaki her kemiği 100 kere kırarak. | Open Subtitles | بكسر كلّ عظمة في جسدي مئة مرّة من أجل الفتاة التي أحبّها. |
| Sevdiğim kız için Vücudumdaki her kemiği 100 kere kırarak. | Open Subtitles | بكسر كلّ عظمة في جسدي مئة مرّة من أجل الفتاة التي أحبّها |
| Ama ben 305 pound kaldırabilirim ve Vücudumdaki yağ oranı % 2'den az. | Open Subtitles | الآن أستطيع رفع 305 باوند ونسبة الدهون في جسمي انخفضت 2 بالمائة |
| Vücudumdaki promisin seviyesinden konuşuyorlardı uyanmamın (komadan çıkmamın) nedeni olabilirmiş, | Open Subtitles | قالو أنه كان هناك نوع من ارتفاع في نسبة البروميسن في جسمي و هذا ما جعلني أستيقظ |
| Sanki... Vücudumdaki tüm hücreler beni bir şey için uyarıyor gibiler... | Open Subtitles | يبدو ... أن كل خلايا جسمي تحاول تحذيري من شيء ما |
| Sen aşırı güzel ve seksisin ve Vücudumdaki her bir hücre şu an bana çok sinirli. | Open Subtitles | إنّكِ جميلة وفاتنة إلى درجة جنونية، وكلّ خلية بجسدي غاضبةً عليّ الآن. |
| Hareket bile edemiyorum evlat. Sanki Vücudumdaki her kas acıyor. | Open Subtitles | لا يمكننى التحرك حتى كأن كل عضلة فى جسدى تتألم |
| Keşke Vücudumdaki bütün kemikleri kırsaydın. | Open Subtitles | أُفضّلُ أَنْ تَنكسرَ كُلّ عظام جسمِي |
| Ama Vücudumdaki her molekülle inanıyorum ki senin istediklerini isteyen birini bulacaksın. | Open Subtitles | ولكنى أعتقد بكل خلية من جسمى أنك أنك ستجد الشخص الذى يريد ماتريده |