| Şu ana kadar bugün oldukça eğlenceli geçti. Fakat gitme vaktimiz geldi. | Open Subtitles | الان لقد كان يوما رائعا ولكن حان وقت الذهاب |
| Sanırım artık Beyaz Saray'ı arama vaktimiz geldi, ayrıca Binbaşı Hoffman'ın artık güvenilir biri olmadığını bilmelerini sağla. | Open Subtitles | أعتقد أنه قد حان وقت الاتصال بالبيت الأبيض ونعلمهم أن الرائد هوفمان غير موثوق به |
| Bu uçuşa yetişmek istiyorsak acele etme vaktimiz geldi. | Open Subtitles | حان وقت التحرك إذا كنا سنلحق بتلك الرحلة |
| Biz makine değiliz ve bence makine gibi çalışmayı bırakma vaktimiz geldi. | TED | فنحن لسنا آلاتٍ، وأعتقد أن الوقت قد حان لنتوقف عن العمل كواحدة منها. |
| Bence bunu geride bırakıp başka kurt adamlar bulma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | أعتقد بأنه حان الوقت لنا كي ننتقل ونعثر على بعض المُستذئبين. |
| Pekala, beni vurmuş bulunuyorsun, ...ve senin hayatın da benim elimde, ...sanırım konuşma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | حَسناً، الآن أنت اطلقت النار علي، وأنا أَحْملُ حياتَكَ في يديي، أعتقد انه حان الوقتُ لنتكلم. |
| Tamam evet sanırım eve gitme vaktimiz geldi. | Open Subtitles | حسنٌ. أعتقد أن الوقت حان للعودة للمنزل. |
| Gitme vaktimiz geldi, Karin. | Open Subtitles | حسناً , حان وقت رحيلنا يا كارين |
| Sanırım gitme vaktimiz geldi, Jules. | Open Subtitles | اعتقد أنه حان وقت المغادرة جول |
| Bence bunu konuşma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | أظن أنه حان وقت التحدث عن هذا. |
| Onu ameliyathaneye alma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | حان وقت أخذها إلى غرفة العمليات |
| Chuck, sanırım gitme vaktimiz geldi. | Open Subtitles | تشاك، اعتقد أنه حان وقت الرحيل. |
| Dostlarım. Ayrılma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | يا أصدقائي، لقد حان وقت فراقنا |
| Aşkım, yatma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | حسناً يا عزيزى حان وقت نومنا جميعاً |
| Bizim eve gitme vaktimiz geldi sanırım. | Open Subtitles | اعتقد انه حان وقت الذهاب للمنزل. |
| Kız kardeşin ve kocasını izleme vaktimiz geldi. | Open Subtitles | حان وقت الذهاب لأختي ورجلها الطيب. |
| Sanırım artık konuşma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | أعتقد أنه حان وقت أن نتحدث أنا وأنت. |
| Konuşma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | لقد حان وقت تحدثنا |
| Hayır, dışarı çıkalım istedim çünkü bence bir şeyler yapmaya tekrardan başlama vaktimiz geldi. | Open Subtitles | لا، فقد أردتُ أن أتأنّق وأخرج لأنِّي أظن أن الوقت قد حان لنبدأ بفعل الأمور مجددًا |
| Sanırım artık bir tane de bizim yaratma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | الآن أعتقد أنّ الوقت قد حان لخلق بعض القضايا الهامشيّة الخاصّة بنا. |
| Duymayan küçük kız, eve dönme vaktimiz geldi! | Open Subtitles | ايها الفتاة الصماء لقد حان الوقت لنا للعودة الى المنزل. |
| Müzikle yüzleşme vaktimiz geldi. | Open Subtitles | حان الوقتُ لنا كيْ نواجه الموسيقى. |
| Bence artık anne anneye konuşma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | أظنُّ أن الوقت حان لنتحدّث أمٌّ.. لأم |
| Bence bizim biraz delirme vaktimiz geldi. | Open Subtitles | ربما حان وقتنا لنتصرف ببعض الجنون. |