| Sonra sana bir liste ve kalem veriyorlar. | Open Subtitles | ثم يعطونك قائمة و قلم رصاص كما لو في حانة الطعام الياباني |
| Şayet harika fikirlerinden birini yazarsın diye İşte sana not defteri ve kalem | Open Subtitles | و هذه مفكرة و قلم في حال توصلت إلى أفكار جيده |
| Bir yaprak ve kalem ödünç verir misin? | Open Subtitles | هاى هل أستطيع أستعارة قلم و ورقة؟ |
| Mürekkep ve kalem. Yazmak için. | Open Subtitles | قلم و حبر ، من أجل الكتابة |
| Önünüzde bir kağıt ve kalem var. | Open Subtitles | أمامك هو قطعة من الورق وقلم رصاص. |
| Defter ve kalem birbirine onun enerjisi ve yazılı edebiyata olan tutkusu bağlıyor. | Open Subtitles | الكتاب والقلم متصلان خلال طاقته وخلال حبّه للكلمات الكتوبة |
| Kâğıt bardak ve kalem sipariş ettiğimiz insanlar mı? | Open Subtitles | الناس الذين نطلب الأكواب الورقية وأقلام الرصاص منهم؟ |
| Pekâlâ, şimdi herkes kâğıt ve kalem çıkarsın. | Open Subtitles | حسنا، كلّ شخص، يخرج قطعة ورق و قلم |
| O aletler, kova, bıçak ve kalem hayatımdaki en önemli hazineye dönüştü. | Open Subtitles | و أن حزمة من العدة، دلو ...سكين و قلم رصاص سيصبحون أعظم كنوزي |
| Ayakkabı ipi,kemer ve kalem görünümlü lazerim. | Open Subtitles | و الاربطة و الحزام و قلم مؤشر الليزر |
| Kağıt ve kalem? | Open Subtitles | ورقة و قلم ؟ |
| Bir yaprak ve kalem ödünç verir misin? | Open Subtitles | هل أستطيع أستعارة قلم و ورقة؟ |
| Bana sadece bir kağıt ve kalem verin de her şeyi size kanıtlayayım! | Open Subtitles | أعطني قلم و ورقة و سأُثبت لك |
| Burada bir kağıt ve kalem var. | Open Subtitles | هنا ورقة وقلم رصاص. |
| - Saat ve kalem. | Open Subtitles | -ساعة وقلم رصاص . |
| Senin tırnak törpün ve kalem. | Open Subtitles | مبرد الأظافر خاصتك والقلم |
| Yağ çubuğu, boya kalemi, sprey boya ve kalem kullandı ve tuttuğu stüdyo katında menülerden, çizgi romanlardan ve ders kitaplarından alıntılar yaptı. | TED | واستخدم قضبان الزيت والطباشير الملونة والطلاء المرشوش وأقلام الرصاص واقتبس كتاباته من قوائم الطعام والكتب الهزلية والكتب الدراسية التي كان يبقيها مفتوحة على أرضية مرسمه. |