| O zaman, kırmızı olan, bu kılavuza ateşlenir. Yeşil olan buraya ve mavi olan da buraya. | TED | وبالتالي الحمراء تطلق على هذه الشبكة والخضراء على هذه والزرقاء على هذه. |
| Bende diğer insanlar gibi vatanseverim, ama trafik ışıklarını kırmızı, beyaz ve mavi olarak değiştirmek tehlikeli görünüyor. | Open Subtitles | أنا لا أقل وطنية عن الجميع لكن أظن أن تغيير ألوان الإشارة الضوئية إلى الأحمر و الأبيض و الأزرق يبدو عملاً خطراً |
| Gelin çiçeği bile kırmızı, beyaz ve mavi olacak. | Open Subtitles | حتى الباقة العرسية سَيَكُونُ أحمر، أبيض، وأزرق. |
| 5 kablo var. Yeşil, sarı, kırmızı, beyaz ve mavi. | Open Subtitles | : حسناً، لدينا خمسة أخضر، أصفر، أحمر، أبيض و أزرق |
| Bu kırmızı noktalar Amerikan eyaletleri ve mavi üçgenler Kanada eyaletleri. | TED | إن النقاط الحمراء هي ولايات أمريكية والمثلثات الزرقاء هي مقاطعات كندية |
| Yeşil karbon, yani ormanların yok olması ve zirai emisyonlar ve mavi karbon, birlikte tüm emisyonlarımızın yüzde 25'lik kısmını oluşturuyor. | TED | الكربون الاخضر والذي هو انبعاثات ازالة الغابات و الزراعه والكربون الازرق مجتمعه تشكل 25 في المائة من انبعاثاتنا |
| Sonunda Hasbro beni genel müdürlüklerine davet etti ve bana siyah, gümüşi ve mavi renkli yeni Easy-Bake Fırın'ı ilk kez gösterdiler. | TED | في نهاية المطاف، هاسبرو أنفسهم دعوني إلى مقرهم حتي يمكنهم كشف النقاب عن فرنهم الجديد للخبز سهل التحضير في الأسود والفضي والأزرق. |
| Kırmızı, beyaz ve mavi bir arabayı çalmak, Amerkan bayrağına tükürmek gibidir. | Open Subtitles | لكن سرقة سيارة حمراء و بيضاء و زرقاء كالبصق على علم أمريكا |
| Kırmızı ve mavi çizgilerin üstüne altın sarısı üçgenler vardı. | Open Subtitles | قرمزيّة وزرقاء داكنة، مع مثلثات ذهبيّة في التقليم. |
| Şu an sadece yeşil ve mavi bölgeler kullanıyor. | TED | لكن لم يعد هذا يسري الآن إلا على تلك الخضراء والزرقاء. |
| kırmızı ve mavi birleşerek mor yumurtaları ve kırmızı ile mor birleşerek mavi yumurtaları oluşturur. | TED | وتندمج البيوض الحمراء والزرقاء لتُشكل بيوضًا بنفسجية، والبيوض الحمراء والبنفسجية تُنتج بيوضًا زرقاء. |
| Grafikteki kırmızı, yeşil ve mavi çizgiler. | Open Subtitles | انها الخطوط الحمراء والخضراء والزرقاء على الرسم البياني. |
| Beyaz, yeşil ve mavi çok şirin değil mi? | Open Subtitles | لدينا هنا سمك الهلام الأبيض و الأخضر و الأزرق هل هم لطفاء؟ |
| yani kırmızı, yeşil ve mavi, farklı dalga boylarını görebiliriz ve bu bizim trichromatic-üç renkli- görüşle görmenize olanak sağlar. | Open Subtitles | لذلك فنحن لدينا 3 و نستطيع رؤية الأحمر و الأخضر و الأزرق أطوال موجية مختلفة و هذا يمكننا من الرؤية ثلاثية الألوان |
| Pembe ve mavi makbuzlar. | Open Subtitles | إملأ الإيصالين الوردي و الأزرق |
| Kırmızı ve mavi keçeli oturağı olan altın kaplama futbol kaskı şeklinde bir koltukları vardı. | Open Subtitles | لديهم تلك الأريكة... ذلك الكرسي الذي كان كخوذة كرة قدم بلاستيكية ذهبية... ومقاعد مبطّنة ذات لون أحمر وأزرق. |
| Kırmızı, beyaz ve mavi balıklı küpeler. | Open Subtitles | أحمر، أبيض وأزرق ريّش دبوس صرصر الأقراط |
| "Kırmızı, Beyaz ve mavi"nin iki yıldızıyla birden yemeğe mi çıkacağım? | Open Subtitles | ساذهب لتناول العشاء مع نجمي برنامج "أحمر و أبيض و أزرق"؟ |
| NOAA’da ki meslektaşlarımızla Makos ve mavi Köpekbalıklarını da etiketliyoruz. | TED | نضع أيضاً بطاقات على قرش الماكو بالتعاون مع زملائنا في الإدارة الوطنية للمحيطات والغلاف الجوي أسماك القرش الزرقاء |
| Kel kafalı ve mavi saçlı karısıyla o kişileri şu an canlandırabiliyorum. | Open Subtitles | يمكنني تخيلهم بصلعتهم وشعر زوجاتهم الازرق |
| Birleşik Devletler'den yaptığımız kırmızı, beyaz ve mavi bir baskı. | TED | هذه لوحة للولايات المتحدة باللون الأحمر والأبيض والأزرق |
| Onun uzun sarı saçları ve mavi gözleri vardı. Onuboğmakiçinsabırsızlanıyordum. | Open Subtitles | شعرها اشقر , عيونها زرقاء لا يمكنني الصبر حتى اخنقها |
| Kırmızı ve mavi. Evet, bunu biliyorum. | Open Subtitles | قرمزيّة وزرقاء داكنة، أجل، أعرف تلك التركيبة. |
| Mutfak eşyaları beyaz gemiye ve mavi gemiye de elbiseler. | Open Subtitles | سنضع مواد المطبخِ على المركبِ الأبيضِ والأزرقَ هو للكوي |
| Şaşıdır, asla gülümsemez, kırmızı ve mavi renkte... | Open Subtitles | هو احول العينين ,لايبتسم ابدا يرتدي احمر وازرق |
| Görmek zor, içinde sarı ve mavi var. | TED | إنه لمن الصعب رؤية أية أحمر والأصفر هناك. |
| Çok güzel, her şey beyaz ve mavi. | Open Subtitles | جميلة جدا ، كل شيء باللونين الازرق والابيض |
| Eğer sarışın ve mavi gözlü bir bebeğim olsaydı başka bir şey istemezdim. | Open Subtitles | لو كنت سأنجب طفلاً أشقر الشعر أزرق العينين فسأرتاح لبقية حياتي |
| Gri ve mavi bir kapüşonu vardı mavi bir tişörtü, kot pantolonları ve spor ayakkabıları vardı. | Open Subtitles | كان يرتدي قميص رصاصي و أزرق و بنطال من الجينز و حذاء |