| Bir keresinde, üvey babam o kadar kötü vurmuştu ki, yere yapışmıştım. | Open Subtitles | في إحدى المرات ضربني بشدة، حتى أنني اضطررت للزحف على الأرض |
| Yıllar önce bana da birkaç kere vurmuştu. Ayrıca konuşmana dikkat et. | Open Subtitles | لقد ضربني بضعة مرات، عبر السنين، وصن لسانك |
| Şimdi kendisini buraya çağırsam "Evet, Bay Talbot sol yumruğuyla yüzüme vurmuştu" derse? | Open Subtitles | وإذا أحضرتها إلى هنا ستقول لي "أجل , لقد ضربني بيده اليسرى" -في وجهي |
| İşte burda. Babe Ruth 1919'da Red Sox onu Yankilere satmadan önce 29. ve son sayı koşusunu yaparken bu topa vurmuştu. | Open Subtitles | ها هي ذي روث ضربها في آخر جولة له قبل ان يتغير فريق ريد سوكس ليصبح اليانكي في عام 1919 |
| "O Carl'dan hamileyken, o ona bir kez vurmuştu. | Open Subtitles | عندما كانت حاملاً من كارل، ضربها مرة . |
| - O benim geyiğimi vurmuştu. Ben de onun filini vuracağım. | Open Subtitles | أنا لا أطلق النار على أيّل سأطلق على فيل |
| Doğru hatırlıyorsam başıma bir taşla vurmuştu. | Open Subtitles | ضربتني على رأسي بصخرة إن كنتُ أتذكّر بشكلٍ صحيح. |
| O da bana metal bir sopayla vurmuştu. | Open Subtitles | ثم ضربني هنا، أعني، قضيب معدني ما |
| Şu, iki kere taşaklarıma vurmuştu. | Open Subtitles | هو. لقد ضربني بشدّة مرّتان. |
| Bir keresinde vurmuştu. | Open Subtitles | لقد ضربني من قبل. |
| Buraya vurmuştu. | Open Subtitles | ضربني به هنا... |
| Teğmen Kelly bana vurmuştu. | Open Subtitles | (ضربني الملازم الأول (كيلي |
| Min-Yung yaralıydı. Morlukları vardı. Biri ona vurmuştu. | Open Subtitles | إسمعي، كانت (مِن يانغ) متأذية، كان مصابة بكدمات، ضربها أحد. |
| Son tam turunda kavisliye vurmuştu. | Open Subtitles | -آخر كُرة ضربها كانت منخفضة . |
| Bir keresinde palyaço vurmuştu. - İyi misin? | Open Subtitles | تعلم, كنت سأتراجع إذا كنت مكانك لقد أطلق النار على مهرج في إحدى المرات |
| - Kendi ortağını vurmuştu. - Parmak izi var mı? | Open Subtitles | لقد أطلق النار على شريكه بالعمل - أية بصمات ؟ |
| Ha? Bir keresinde yüzünü gördü diye yaşlı bir kadını vurmuştu. | Open Subtitles | ذات مرة، أطلق النار على سيدة عجوز لأنها رأت وجهه |
| Annem ocak demiriyle vurmuştu. | Open Subtitles | ضربتني أمي بمنخاذ حديدي |
| O da bana vurmuştu. | Open Subtitles | ولكن ضربتني كذلك |
| - Kız kardeşim daha sert vurmuştu. | Open Subtitles | -لقد ضربتني شقيقتي بشكل أقوى من هذا . |