| Burada Güney yakasında bir oyun çevireceğine dair söylenti var... | Open Subtitles | ثمة أشاعة بإنه سيقوم بعملية احتيال هنا في الجانب الجنوبي |
| Arama bir dakikadan az sürmüş ve Doğu yakasında bir ankesörlü telefondan yapılmış. | Open Subtitles | إتصال دام أقل من دقيقة وتتبعته إلى هاتف عملة في الجانب الشرقي البعيد |
| Güney yakasında bir bahis çetesi var. Paketleme fabrikası ve birkaç bankası var... | Open Subtitles | يدير مراكز مراهنات في الجانب الجنوبي ومصنع تعليب لحوم وبضعة بنوك |
| Batı yakasında bir yer olsun. Orada haftalardır bir iş yapmadık. | Open Subtitles | لتكن في الجانب الغربي، فنحن لن نسرق من ذلك الجانب لعدة أسابيع |
| İsimsiz bir ihbar polisi batı yakasında bir eve yönlendirdi, özel görevli bir tim yaralı bir kadın buldu. | Open Subtitles | قاد اتصال مجهول الشرطة إلى منزل في الطرف الغربي المركزي حيث اكتشفت فرقة الشرطة امرأة محلية تمّت مهاجمتها |
| Chloe O'Brian, konumunu doğu yakasında bir yer olarak daralttı. Şimdi oraya doğru gidiyorum. | Open Subtitles | قامت (كلوي أوبراين) بتقليص الموقع إلى مكان في الطرف الشرقي، أنا في طريقي الآن. |
| Batı yakasında bir oda kiralıyor ve Sosyal Güvenlik kayıtlarına göre iş arıyor. | Open Subtitles | ركضت لها رقم الضمان الاجتماعي. تستأجر غرفة في الجانب الغربي ويجمع البطالة. |
| Doğu yakasında bir kilise var. | Open Subtitles | لعقد اجتماع الجالية هناك كنيسة في الجانب الشرقي من المجمع |
| Kalenin batı yakasında bir kafes var. Oradan uzak durmalıyız. | Open Subtitles | هناك كوخ في الجانب الغربي يجب أن نبتعد عنه |
| Kalenin batı yakasında bir kafes var. Oradan uzak durmalıyız. | Open Subtitles | هنالك كوخ في الجانب الغربي من المخيم علينا أن نبقى بعيدين عنه |
| Ailenin üst Batı yakasında bir kahverengi taşı var. | Open Subtitles | عائلتك لديها مبنى في الجانب الغربي من منهاتن |
| Batı yakasında bir poker oyunu biliyorum yüksek bahisli, bol miktarda nakit para vagon büyüklüğünde. | Open Subtitles | هناك مباراة أوراق ...في الجانب الشرقي لاعبون كِبار ، أموالٌ طائلة طائلة جدا |
| Şehrin diğer yakasında bir hastane var. | Open Subtitles | هناك مستشفي في الجانب الآخر من المدينة |
| Ama şu anda, Stringer oldukça sessiz ve doğu yakasında bir ton ceset var. | Open Subtitles | لكن حاليا ، (سترينغر) هادئ و لدينا جثث في الجانب الشرقي |
| - Batı yakasında bir dadıymış. | Open Subtitles | -لقد كانت مربية، في الجانب الغربي |
| - Doğu yakasında bir depoda. | Open Subtitles | -المخزن ، في الجانب الشرقي |
| Chloe O'Brian, konumunu doğu yakasında bir yer olarak daralttı. Şimdi oraya doğru gidiyorum. | Open Subtitles | قامت (كلوي أوبراين) بتقليص الموقع إلى مكان في الطرف الشرقي، أنا في طريقي الآن. |