| Şişmanlar, sıskalar, uzunlar, beyazlar en az bizim kadar yalnızlar. | Open Subtitles | الناس الطوال, الناس ذو البشرة البيضاء إنهم وحيدون مثلنا تماماً |
| Bu zavallı ölüler, terk edilmiş ve yalnızlar. | Open Subtitles | هؤلاء الموتى المساكين مهجورون و وحيدون. ليس لديهم أحد يسأل عنهم، أو يصلي لهم. |
| Bu çocuklar, dışarı çıkınca, yalnızlar. | Open Subtitles | إسمعوا هؤلاء الشبان يخرجون للعالم لوحدهم |
| Yaşlılar, şişmanlar. yalnızlar. | Open Subtitles | كبار السنّ، السمينون الأشخاص الوحيدون |
| Farklı bir bilinç seviyesine yükselip onlar gibi olacağız, yalnızlar gibi. | Open Subtitles | سنرتقي إلى نوع أعلى و جديد من الوعى نصبح مثلهم ، مثل الوحيدين |
| - Lobide yalnızlar, kaçırman imkansız. | Open Subtitles | هم وحدهم في غرفة الجلوس.. لا يمكنك ان تفوتهم . |
| yalnızlar gelsinler hele! Umarım keyif alırsınız. | Open Subtitles | حرّروا العزّاب آمل أن يستمتعوا |
| Amigo kızlar, müzik topluluğu hastaları, rock'çılar, keşler, yalnızlar. | Open Subtitles | المصفقين، المهوسون الفرقة، والروك، ستونر، المنعزلون. |
| Çok yalnızlar. | Open Subtitles | أعتقد انهم وحيدون |
| O kadar yalnızlar ki. | Open Subtitles | أنهم وحيدون جداً |
| Çok yalnızlar. | Open Subtitles | إنهم وحيدون جداً |
| Hepsi de yalnızlar. | Open Subtitles | إذاً، أصبحوا جميعهم وحيدون |
| Amacı şu, izole edilmiş durumdalar, yalnızlar ve unutuldular. | Open Subtitles | الهدف هو أنهم معزولون لوحدهم ومنسييون |
| Tamam. Çocuklar yalnızlar. | Open Subtitles | هيا ، الأطفال لوحدهم |
| Çiftler için uygun bir şehir değil. Paris yalnızlar şehri. | Open Subtitles | إنها ليست المدينة المناسبة لمُرتبطَين، "باريس" هي مدينة الوحيدون |
| yalnızlar Sevgililer Günü'nde tıkınıp durur. | Open Subtitles | الأشخاص الوحيدون يأكلون في عيد الحب. |
| Bunu hiç kimse yalnızlar kadar anlayamaz. | Open Subtitles | لا أحد يفهم ذلك أكثر من الوحيدين |
| yalnızlar arasında romantik ya da cinsel ilişki kurmak yasaktır. | Open Subtitles | بالمناسبة، أي علاقة "عاطفية او جنسية بين "الوحيدين غير مسموح بها |
| Ben gidiyorsam, Percy de gidecek. Arkadaşlarına gelince, orada yalnızlar. | Open Subtitles | أما بالنسبة لرفاقك، فإنهم وحدهم. |
| - yalnızlar. - Tamam... | Open Subtitles | انهم وحدهم هذا، هذا ... |
| yalnızlar arkaya. İki! | Open Subtitles | العزّاب عند العدّاد، إثنان! |
| Bizim gibi yalnızlar hep öyledir. | Open Subtitles | المنعزلون لنا دائما. |
| - Ne işin var yalnızlar gemisinde zaten? | Open Subtitles | ماذا كُنت تفعلين في رحلة للعازبين على أيّ حال؟ |
| K- 100'ün yalnızlar Gezisi'ne hoş geldiniz. | Open Subtitles | مرحباً بكم في رحلة كي-100 الكحولية للعزاب |