| - Yaptığı her şey tatlı. - Sweetie ne zaman geri gelecek? | Open Subtitles | . كل ما يفعله هو رائع إذن، متى سيرجع الرائع ؟ |
| Caesar'ı tanıyorum. Onun Yaptığı her şey hız ve saldırıya bağlı olur. | Open Subtitles | أعرف قيصر، كل ما يفعله مبنيّ على السرعة والعدوان. |
| Yaşlı adamın Yaptığı her şey seni,anneni ve kardeşini korumak içindi. | Open Subtitles | كل شيء فعله والدك كان حتى يحميك, ويحمي والدتك وأختك |
| Sizin ve ailenizin bana Yaptığı her şey için teşekkür ederim. | Open Subtitles | أريد شكرك على كل ما فعلته أنت وعائلتك من أجلي |
| Dinle, Yaptığı her şey bir oyunun parçası. | Open Subtitles | استمعي إلىّ ، كل شيء يفعله ما هو إلا جزء من أداء يقوم به |
| Yaptığı her şey, seni korumak içindi. | Open Subtitles | كل ما فعله من أي وقت مضى لقد كان لحمايتك |
| Yani diyorsun ki Yaptığı her şey sana karşı kullanabilmesi için mi? | Open Subtitles | لذا أنتِ تقولين أن كل شيء يقوم به يفعله حتى يستخدمه ضدك؟ |
| Artık, Miguel'in Yaptığı her şey seninle bağlantılı olacak. | Open Subtitles | كلّ ما يفعله (ميغيل) من الآن فصاعداً سيرتبط بك |
| Yaptığı her şey tellürik akım üzerindeydi o yüzden Melissa ve şerif bu akım üzerinde olmalı, değil mi? | Open Subtitles | كل شئ فعلته حتى الآن كان فى الأماكن التى بها التيارات الكهريبة الأرضية إذن فالعُمدة و "مليسا" يجب أن يكونا فى واحدة من تلك الأماكن، صحيح؟ |
| Çünkü Yaptığı her şey bize neden etkilendiğini gösteriyor. | Open Subtitles | لأن كل ما يفعله تعطينا فكرة عن الشئ الذي يحفزه |
| Yaptığı her şey diğer insanlar için. | Open Subtitles | كل ما يفعله من أجل الناس الآخرين |
| Yaptığı her şey güven kazandırmalı. | Open Subtitles | كل ما يفعله الآن هو لكسب الثقة. |
| Onun zaman zaman benim için yaptığı veya benimle Yaptığı her şey beni sevdiği içindi. | Open Subtitles | لأن كل شيء فعله كان لأجلي ومعي, مرة بعد مرة بعد مرة, لقد فعل لأنه أحبني. |
| Babamın Yaptığı her şey beni aşağılamak içindi. | Open Subtitles | كل شيء فعله أبي صُمِّم لإذلالي |
| Belki birazdan daha fazla. Ama bugüne kadar Yaptığı her şey hayvanlar içindi. | Open Subtitles | ولكن كل شيء فعله كان لأجل الحيوانات |
| O ana kadar gördüğümüz her şey, Judith'in Yaptığı her şey, tanıklık ettiğimiz her şey, o geldikten sonra yaşananlarla kıyaslanamazdı bile. | Open Subtitles | كل ما شهدناه لتلك اللحظة كل ما فعلته جوديث ورأيناه بأعيننا بالكاد يمكننا مقارنته بما حصل بعد وصوله |
| Yaptığı her şey o deftere işlenmiştir. | Open Subtitles | كل ما فعلته موجود داخل ذلك السجل |
| Yaptığı her şey, söylediği her şey beni çileden çıkarıyor! | Open Subtitles | يضايقني بـ كل شيء يفعله وكل شيء يقوله |
| Yaptığı her şey için beni suçladılar. Bir sabah saçları ve tek kaşı olmadan uyanması benim suçum oldu. | Open Subtitles | كل شيء يفعله تأتي الملامه علي |
| Demiştiniz ki; "Pete'nin Yaptığı her şey Patty için." | Open Subtitles | "(قلتِ "كل ما فعله (بيت) كان من أجل (باتي |
| O yüzden bizim için Yaptığı her şey bencil bir hareketten ibaret. | Open Subtitles | لذا كل شيء يقوم بها لنا هو تصرف أناني |
| Artık, Miguel'in Yaptığı her şey seninle bağlantılı olacak. | Open Subtitles | كلّ ما يفعله (ميغيل) من الآن فصاعداً سيرتبط بك |
| Yaptığı her şey tellürik akım üzerindeydi o yüzden Melissa ve şerif bu akım üzerinde olmalı, değil mi? | Open Subtitles | كل شئ فعلته حتى الآن كان فى الأماكن التى بها التيارات الكهريبة الأرضية إذن فالعُمدة و "مليسا" يجب أن يكونا فى واحدة من تلك الأماكن، صحيح؟ |
| Doğru, Yaptığı her şey bizi buraya bir adım daha yaklaştırdı. | Open Subtitles | كل شىء قام به قادنا الى هنا. |