| Kız kardeşinin sevgilisiyle takılırken motorsikletiyle gördüğün yalanını söylediğin, hani şu polisin hapiste tutmasına yardım ettiğin adamı hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أتتذكرين الذي كذبت بشأن رؤيتك له على دراجته, عندما وقفت, مع عشيق أختك, الرجل الذي ساعدت الشرطة في القبض عليه؟ |
| Yani demiryolu hattına gittin. Öldürmek için yardım ettiğin adamları gömdün. | Open Subtitles | قمتَ بالذهاب بطول الخط وقمتَ بدفن الرجال الذين ساعدت على قتلهم |
| Yola başlarken yardım ettiğin için minnettarım ama çuvallayacaksam, bırak da çuvallayayım. | Open Subtitles | حسناً ، شكراً لمساعدتي لكي أبدأ لكن لو أني سأفشل فلتدعني أفشل |
| İlk top toplayıcı adam olmasına yardım ettiğin arkadaşım. | Open Subtitles | هذا صديقي الذي ساعدته لكي يصبح أول رجل جمع كرات |
| Neyse, Hugo'ya karşı gelmemde yardım ettiğin için sana teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | على كل حال أردت أن أشكرك على مساعدتك لي في مواجهة هيوجو |
| yardım ettiğin için teşekkürler. Ciddiyim, harikasın. | Open Subtitles | شكراً على المساعدة أعني ما قلته إنك مذهلة |
| Ama Meksika'ya yardım ettiğin için, ...sana atına atlayıp bu kamptan canlı olarak ayrılma şansı veriyorum. | Open Subtitles | وحيث انك ساعدت المكسيكيين, فسأمنحك فرصة للخروج من هنا حيا. |
| Ama bombayı yapan o kaçığa yardım ettiğin doğru değil mi? | Open Subtitles | لكن أليس صحيحاَ أنك ساعدت الرجل في بنائها ؟ |
| Teşekkür ederim. Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكراً لكِ على هذا، أشكركِ لمساعدتي في الأمر |
| İşi almama yardım ettiğin için teşekkür etmek istedim. | Open Subtitles | لم أستطع النوم، وأردت أن أشكرِك لمساعدتي في الحصول على العمل نعم، بالطبع |
| - Ne? Uyuyamadım, ve sana işe alınmamda yardım ettiğin için teşekkür etmek istedim | Open Subtitles | لم أستطع النوم، وأردت أن أشكرِك لمساعدتي في الحصول على العمل |
| yardım ettiğin sadece ben değilim, ama tek para veren benim. | Open Subtitles | لست أنا الوحيد الذي ساعدته لكني أنا من سدفع المال |
| Biri onları kaçırmama yardım ettiğin için armağan. | Open Subtitles | واحدة هدية مني لك على مساعدتك لى فى خطف الآخريين |
| Onu benim için almaya yardım ettiğin için teşekkür etmek istiyorum. | Open Subtitles | أودّ أن أشكرك على المساعدة في الحصول عليها لأجلي. |
| Bu teklifin ve taşınmama yardım ettiğin için. | Open Subtitles | هذا نخب العرض الذي جاءك و هذا لمساعدتك لي في الانتقال |
| Bana yardım ettiğin için ne kadar teşekkür etsem az. | Open Subtitles | أنا لا أعرف كيف أستطيع شكرك لمساعدتى |
| - yardım ettiğin için teşekkürler. - Arabayı sürelim mi? Açlıktan ölüyorum. | Open Subtitles | شكرا لك على مساعدتي و الان جر تلك العربه انا اتطور جوعا |
| Hazırlamama yardım ettiğin böceği hatırladın mı? | Open Subtitles | هل تتذكر جهاز التنصت الذى ساعدتنى فى عمله ؟ |
| Uçakta yardım ettiğin gibi mi? | Open Subtitles | كما ساعدتني على متن الطائرة؟ |
| Değil mi? Hayır. Bu, yardım ettiğin kişiler için en iyisinin ne olduğuyla ilgili. | Open Subtitles | إنه بشأن عمل الأفضل من أجل هولاء الذين ساعدتهم |
| Başkanlık Fiziksel Spor Testi'nde kopya çekmesine yardım ettiğin adam. | Open Subtitles | الرجل الذي ساعدتيه في الغش, في اختبار القدرة البدنية. |
| Seni burda buldum çünkü yardım ettiğin kadın rahibelere gelip çocuğu için dua etmelerini istemiş. | Open Subtitles | المرأه التي ساعدتها ذكرت بأنها قد اتت للدير وطلبت من الراهبات ان يصلن من اجل ابنها |
| Şu telefon hackleme işinde bana yardım ettiğin için tekrar teşekkürler. Ne? | Open Subtitles | شكراً لك مرة آخرى في مساعدتي في آمر إختراق الهاتف ذاك |