| Sana takılıyorum, ama bu Yatağının altına nasıl girmiş? | Open Subtitles | كنت أمزح فقط و لكن كيف وصلت هذه تحت سريرك ؟ |
| Küçükken, geceleri, Yatağının altına saklanmış bir şeyler olabileceğinden korkar mıydın? | Open Subtitles | في صغرك، أما ظننت قط أن ربّما ثمّة شيء يختبئ تحت سريرك ليلًا؟ |
| Yatağının altına bakmadım. Erkeklerin oraya garip, tuhaf şeyleri koyduğunuzu biliyorum. | Open Subtitles | بالنظر تحت السرير فذلك هو المكان الذي يترك الرجال فيه اشيائهم الغريبة المجعده |
| Bileğini burkmuştu ve Yatağının altına tıkıştırılmış tişortu. | Open Subtitles | التعرج في مشيته، وتلك الفانيلة المخبأة تحت سريره |
| Kocaman ambarınız varken Yatağının altına mı? | Open Subtitles | تحت الفراش في تلك الحضيرة ؟ |
| Belki de geri tırmanıp hücresine gitti ve Yatağının altına saklandı. | Open Subtitles | ربما تسلق عائداً إلى زنزانته واختبىء أسفل فراشه |
| 12 yaşımdayken, Ellie'nin Yatağının altına saklanıp onu soyunurken izlemiştim. | Open Subtitles | عندما كنتُ في الثانية عشر إختبأت تحت سرير ( إيلي ) ورأيتها عارية ممتاز |
| Tuhaflık derken Lucas'ın kafasını bulandırmayı ve ona yazdığın mektupları Yatağının altına saklamayı mı kastediyorsun? | Open Subtitles | أتقصدين بالغرابة ما فعلتيه مع (لوكاس) و بعد ذلك تخبئين كل تلك الرسالات تحت سريرك |
| Mesela, Yeşil Fularlı Kız Visa ekstrelerini Yatağının altına saklamak konusunda ne derdi? | Open Subtitles | مثل ماذا ستقول (الفتاة ذات الوشاح الأخضر) حول أنكِ لديكِ قِطع من الفواتير تحت سريرك |
| O kötü dileği Yatağının altına Jamie'nin de en az benim nefret ettiğim kadar senden nefret etmesi umuduyla koyan bendim. | Open Subtitles | لقد وضعت أمنية المرض تحت سريرك أملاً في أن يكرهك (جيمي) مثلما أكرهك أنا |
| Yatağının altına saklamışsın. | Open Subtitles | لقد خبئته تحت سريرك |
| Yatağının altına bak bebeğim. | Open Subtitles | تحقّق تحت سريرك يا بنيّ. |
| Seni yatağına yatırır ve iyi geceler öpücüğü verirdim ve kimse var mı diye Yatağının altına bakardım ve sen büyüdün, gidip boşandın ve bana haber vermeye gerek görmedin. | Open Subtitles | وفحصت تحت السرير بحثا عن الاشخاص السيئين وذهبتي ونضجتي وتسببتي في طلاقك ولم تكلفي خاطرك كي تخبريني |
| Jimmy, adam 20 yaşındaki kızı boğup Yatağının altına tıkıştırmış. | Open Subtitles | جيمي) ، لقد خنق فتاة في الـ20) وحشرها تحت السرير |
| İnanamıyorum ya, amına koduğumun Yatağının altına koymuşlar ya... | Open Subtitles | لا أصدق ... وضعتموها تحت السرير |
| Dün okula gittikten sonra odasına gidip Yatağının altına baktım. | Open Subtitles | البارحة، بعد أن ذهب إلى المدرسة دخلتُ إلى غرفته ونظرتُ تحت سريره |
| Kanepesinin ve Yatağının altına bebek monitörü koyması için Will Shuester'in ev sahibine rüşvet verdim. | Open Subtitles | لقد رشوت مالك شقة ويل شيستر ليخبئ أداة تصنت تحت أريكته و تحت سريره |
| O parçayı da yatağının, altına koyar... | Open Subtitles | يبقي أجزاء من القنابل تحت سريره |
| - Silahı Yatağının altına saklamış. | Open Subtitles | -لقد خبّأ المسدس أسفل فراشه" " |