| Bende daha önce gitmiştim. yemekleri için bile gitmeye değer. | Open Subtitles | لقد ذهبت الي هناك أيضا الطعام فقط يساوي الرحلة كلها |
| Aynı zamanda kendi yerinde şefti ve spesiyalitesi moda yemekleri ruh yemekleriyle karıştırmaktı. | Open Subtitles | ورئيس الطباخين وصاحب فيوجن، لمن تخصص كان الاختلاط الطعام العصرية مع غذاء الروح. |
| Hadi ama anne. Fransız yemekleri o kadar kötü değildir. Patates kızartması ısmarla. | Open Subtitles | بالله عليك أمي الطعام الفرنسي ليس بذلك السوء ، فقط أطلبي رقائق شيبس |
| Bilirsin ya aç kurtlar ve tadabileceğin en kötü Çin yemekleri var. | Open Subtitles | أعني، فقط التماسيح وبعض من أسوأ الطعام الصيني الذي يمكن أن تتذوقه |
| Bana Clark'ın iştahının nasıl olduğunu, hangi yemekleri sevdiğini... sakın söyleme. | Open Subtitles | لا تقل لي إنك قد تتذكر كيف كانت شهيته على الطعام |
| Evi temizleyip yemekleri pişiriyordu Ve ben karmakarışık bir durumda sürekli kusmakla meşguldüm. | Open Subtitles | تنظف المنزل، و تعد الطعام و انا ملفوفه في كره و أتقيأ فحسب |
| Baban gider gitmez suratıma bağırmaya başlıyor. Tabaktaki yemekleri fırlatıyor. Neden? | Open Subtitles | ما إن غادر والدك حتى بدأ في رمي الطعام على وجهي |
| Jaz için hungry i kulübüne İtalyan yemekleri için Vanessi's'e kurtuluş için Budist tapınağına sanat için de Six Galeri'ye gideceksin. | Open Subtitles | أذا كنتي تريدين الجاز جربي هنري أي أذا كنتي تريدن الطعام الأيطالي جربي فيناسي أذا كنتي تريدين الخلاص جربي معبد البوذا |
| yemekleri bitiyor, o yüzden daha zayıf ama daha kötüler. | Open Subtitles | لقد نفذ منهم الطعام , ولذلك هم أنحف و أشرس |
| Bilirsin ya aç kurtlar ve tadabilecegin en kötü Çin yemekleri var. | Open Subtitles | أعني، فقط التماسيح وبعض من أسوأ الطعام الصيني الذي يمكن أن تتذوقه |
| Benim pişirdiğim yemekleri yiyen kadın bana çok güzel gözükür. | Open Subtitles | المرأة التي تستطيع أن تأكل الطعام الذي اعددته بنظري جميلة |
| - Kaçtım. - Burada servis edilen tüm yemekleri yedim! | Open Subtitles | لقد اكلت كل انواع الطعام هنا لا تتصل بى ثانية |
| Ben insanı mutlu eden yemekleri seviyorum, şöyle bir şaşırtmacam oldu. | Open Subtitles | حسناً ، أنا من محبي الطعام المريح و لذلك أقدم لكم |
| - yemekleri daha da kötü. - Oranın yemeğini severim. | Open Subtitles | ــ و طعامه أسوأ كذلك ــ لقد أحببت الطعام هناك |
| kırsal çevrede yetişen taze bitkilerden en leziz yemekleri yapıyor | TED | ولكنها تصنع الطعام الاكثر لذة والتي تصنعه من الاعشاب التي تنمو في الريف المحيط بها |
| İlk olarak alışıldık şüphelileri isterseniz öğretmenler, okul yemekleri, okul üniformaları, burslar | TED | إذن الأعمدة الأولى هي التدخلات المتعارف عليها، توظيف المدرسين، توفير الوجبات المدرسية، ملابس المدرسة، المنح الدراسية. |
| İnsanlara yemekleri daha önce hiç görmedikleri biçimde gösterebileceğimiz bir yol var mı? | TED | هل يوجد هناك طريقة نعرض بها الغذاء للناس بطريقة لم يشاهدوها من قبل؟ |
| Yemeğe ne dersiniz? Harika Viking yemekleri yapan bir yer biliyorum. | Open Subtitles | ما رأيك فى عشاء ، أعرف مطعم يقدم غذاء الفايكنج الرائع |
| Sana düşük kalorili diyet yemekleri kitabını getirdim. | Open Subtitles | جَلبتُك ذلك القليل الدسمِ كتاب الطبخ الذي أنا كُنْتُ أُخبرُك عنه. |
| - Adımı ver yeter. Müziği bilmem, ama yemekleri iyidir. | Open Subtitles | لا أعرف بشأن الفرقة الموسيقية لكن الأكل جيد |
| Önce yemekleri daha iyiydi, şimdi yaşamları da. | Open Subtitles | كنا نبحث عن وجبة أفضل الآن نبحث عن حياة أفضل |
| yemekleri kimin getirdiğini bul, barmenlere ve dağıtım elemanına iyi bahşiş ver, önceki hafta, ulusal tatilde kim büyük siparişler verdi genellikle söylerler. | Open Subtitles | اعرف من يقدم طعامهم المفضل بخشش النادل, وفتى التوصيل ايضاً وفي العادة سيخبرونك |
| Insanlar bize sahne arkasına evde yaptıkları yemekleri getirirlerdi ve bizi besleyip bizimle yerlerdi. | TED | الناس تأتي بالطعام المطبوخ في المنزل لنا خلف الكواليس في جميع أنحاء العالم وتطعمنا وتأكل معنا. |
| Japon yemekleri aynı Ordu'dakiler gibidir. Ne sor, ne söyle. | Open Subtitles | الاكل الياباني مثل الجيش لا تسال، ولا تناقش |
| Biliyorum... garip... hastane yemekleri de. | Open Subtitles | أعلم أن هذا غريب ، و كذلك أطعمة المستشفيات |
| Katen, istemiyorsa zorlama. Bırak diğer yemekleri denesin. | Open Subtitles | ياكـــتين لو هو لايرغب فيه فلاتجبريه دعيه يجرب بعض الأطعمة الأخرى |
| Ama ev yemekleri yemek istediğinizde .. ..Beni görmeye gelebirsiniz. | Open Subtitles | لكن لو أردت في أي وقت أن تتذوق طعاماً منزلياً |
| İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra hükümet okul yemekleri işine girmiş. | Open Subtitles | الحكومة دخلت في مجال غداء المدرسة بعد الحرب العالمية الثانية |