| İplerden kurtulduğuma göre, bu gemiden kurtulmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | أنا حر أخيرا لابد أن نجد طريقة للخروج من السفينة |
| - Durdurmanın bir yolunu bulmalıyız. - Silahın yerini bilmiyorum. | Open Subtitles | يجب أن نجد طريقة لنوقفه أنا لا أعلم مكان السلاح |
| Yani ilk önce asansöre tekrar güç sağlamanın yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | لذا يجب علينا إيجاد طريقة لإعادة إمداد المصعد بالكهرباء أولًا. |
| Yani ilk önce asansöre tekrar güç sağlamanın yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | لذا يجب علينا إيجاد طريقة لإعادة إمداد المصعد بالكهرباء أولًا. |
| Yardım etmenin bir yolunu bulmalıyız. Atladığımız bir efsane olmalı. | Open Subtitles | ، علينا أن نجد طريقة لمساعدتها ربما هناك أسطورة نفتقدها |
| İşimize yatırabilmek için daha fazla para kazanmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | انظري ،عليّنا أن نجد طريقة لكسب مال أكثر لنضعة فى المشروع |
| Ve günümüzde yaşayan kuşağa bir nesil misyonu yüklemenin bir yolunu bulmalıyız. | TED | ويجب أن نجد طريقة لنخلق في الجيل الذي يعيش بيننا اليوم، شعور بالمهمة الجيلية |
| Bavulları istasyona götürmenin bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | كان يتعين علينا أن نجد طريقة لإيصال تلك الحقائب إلى محطة القطار؟ |
| Bize insan hücreleri lazım, ama onları insan vücudunun dışında mutlu etmenin bir yolunu bulmalıyız. | TED | نحن نحتاج خلايا بشرية لكن علينا إيجاد طريقة لتركها تعمل بسعادة خارج الجسم. |
| Onu bize çekmenin bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | يجب علينا إيجاد طريقة لإغرائه بالعودة إلينا |
| - ...bunu durdurmanın bir yolunu bulmalıyız. - Ama nasıl? | Open Subtitles | يجب علينا إيجاد طريقة لإيقاف هذا ولكن كيف ؟ |
| Çünkü hiç kuralımız yok. Bütün bu kavgaları durdurmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | لأننا لا نملك قوانين مشؤومة، علينا اكتشاف طريقة لتسوية هذه الخلافات كلها |
| İkinizi baş başa bırakmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | سنجد طريقة لنجمعكما معاً لوحدكما. |
| Şu gişe hasılatını alıp... sabah açılır açılmaz Vergi Dairesine yetiştirmenin bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | ثم يجب علينا ايجاد طريقة لجمع النقود من على البوابه .. ِ لنعطيها مصلحه الضرائب باكراً عندما تفتح في الصباح |
| Bu duvarlardan çıkmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | علينا إكتشاف طريقة , لنكون خارج هذه الجدران |
| Buradan çıkmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | علينا إيجاد سبيل للخروج من هنا |
| - Hayır. Ama dostlarımızı havaya uçurmadan kurtarmanın yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | كلا، لكن علينا إيجاد وسيلة لإنقاذ صديقينا بدون نسفهما. |
| Şu işi yapmadan bir günü tamamlamanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | حسنا، بطريقة ما.. يجب ان نعثر على طريقة من ان ننهي اليوم من غير ان يحدث هذا دائما |
| Tucker'ın hatrına, birlikte olmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | نحن بحاجة لإيجاد طريقة للبقاء معًا من أجل مصلحة تاكر. |
| Karını senin seks rutinine dahil etmenin bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | علينا أن نجد وسيلة لدمج زوجتك إلى روتين الجنسي. |
| Patlayıcılar yerleştirildi. Hemen buradan çıkmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | العبوات جاهزة، علينا إيجاد طريق للخروج من هنا وبسرعة. |
| Dagnine buraya gelmeden önce, dışarıya çıkmanın bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نجد مخرجاً قبل أن يصل داجنين إلى هنا |
| İblisi öldürmenin yolunu bulmalıyız, hem de hemen. | Open Subtitles | يجب أن نعرف كيف نقتل هذا الشىء ومن الضرورى أن نفعل هذا بسرعة |
| Onlara saygıyı öğretmenin bir yolunu bulmalıyız. | Open Subtitles | يجب علينا ايجاد وسيلة لتعليمهم الاحترام |