| Aang, Ateş Lordu Sozin'le olan geçmişimi öğrenme zamanın geldi. | Open Subtitles | آنـج لقد حان الوقت لتعرف تاريخي مع ملك النار سوزن |
| Bir yetişkin gibi davranma zamanın geldi. Üzerini değişiyor gibi yapmayı bırak. | Open Subtitles | لقد حان الوقت لكي تتصرفي بطريقة ناضجة و توقفي عن اللعب بملابسكِ |
| Bunca eşyayı nasıl aldığını bana söyleme zamanın geldi artık. | Open Subtitles | لقد حان الوقت لتخبرني كيف حصلت على كلّ هذه الأشياء |
| Evine gitme zamanın geldi ama bu hayatta bildiğin evine değil. | Open Subtitles | حان وقت ذهابك للمنزل لكنه ليس المنزل الذي عرفتيه في الحياة |
| Eve gitme zamanın geldi, dedim, Rose. Büyük gün için teşekkürler. | Open Subtitles | قلت حان وقت الذهاب للمنزل شكراً على اليوم الرائع |
| Artık büyüme ve adam olma zamanın geldi. | Open Subtitles | لقد حان الوقت الذى كبرت فية وأصبحت رجلاً |
| Ally, bu hukuk bürosunu bırakma zamanın geldi. Neden? | Open Subtitles | لقد حان الوقت ل إتركْ هذه شركةِ المحاماة. |
| Diğerlerinin yanındaki haklı yerini alma zamanın geldi. | Open Subtitles | حان الوقت لتأخذ مكانك الصحيح بجوار الآخرين |
| Burada işleri nasıl yürüttüğümüzü görme zamanın geldi. | Open Subtitles | لقد حان الوقت لتعلمى كيف ندير هذا المكان |
| - Artık gitme zamanın geldi. - Gidemem. Sabah oldu. | Open Subtitles | أعتقد بأنه حان الوقت لتذهب صحيح , حسناً , لا أستطيع , ضوء النهار |
| Yeni aileni, yeni kaderini benimseme zamanın geldi. | Open Subtitles | لقد حان الوقت للإعتِناق عائلتكَ الجديدة، قدركَ الجديد. |
| - Demek istediğin ne? - Artık başkalarını düşünmeyi bırakıp kendini düşünmeye başlama zamanın geldi. | Open Subtitles | لقد حان الوقت لتتوقفي عن الاعتناء بأي شخص آخر |
| Artık seni mutluluğu bulmaktan uzaklaştıran şeylerden kurtulma zamanın geldi. | Open Subtitles | لقد حان الوقت لترك الامور التي تمنعك من العثور على السعادة |
| Çılgın bir kovboy yerine, gerçek bir koca gibi davranma zamanın geldi. | Open Subtitles | انت تعرف ، ربمّا حان الوقت لتتصّرف كزوج حقيقي لا كـ شيء مجنون .. كـ راعي بقر |
| Uyandırdığım için beni affet, benim uyuyan Behemoth'um ama uyanma zamanın geldi. | Open Subtitles | أعذرنى إن نسيت تقبيل وحشي النائم ولكن حان وقت الإستيقاظ |
| Gitme zamanın geldi Rachel. Arabada açıklarım. | Open Subtitles | ,حان وقت مغادرتك يا ريشل سأشرح لك في السيارة |
| - Gitme zamanın geldi. - Hiç gitmek istemiyorum. | Open Subtitles | أعتقد أنه حان وقت رحيلك أه أنا لا أريد الرحيل |
| Tamam, şimdi de hiç ses çıkarmamayı öğrenme zamanın geldi. | Open Subtitles | حسنـًا، حان وقت عدم التحدّث بشأن ذلك بتاتـًا |
| -Senin yatma zamanın geldi zaten. -Yatmak istemiyorum. | Open Subtitles | إنه وقت نومك على أي حال أنا لا أريد النوم |
| Artık sahnenin arka tarafını görme zamanın geldi | Open Subtitles | عام؟ أجل، قرابة ذلك. آن الأوان لترى ما نحن عليه. |
| Bence ara verme zamanın geldi. | Open Subtitles | أعتقد أن الوقت حان لتأخذي استراحة |
| O kadar büyük bir başarı ki, bir değişiklik yapma zamanın geldi mi diye düşünüyorum. | Open Subtitles | لدرجة أني بدأت أتساءل أنه حان وقتك لتتغيّر. |
| Kendini dünyayla paylaşma zamanın geldi. | Open Subtitles | حان وقتُ مشاركتك مع العالم |
| - Asla yaşlanmaz. ... gezegenimizin en karanlık hikayesini sana anlatmanın zamanın geldi. | Open Subtitles | جاء الوقت لأخبرك الأحداث المظلمة فى تاريخ كوكبنا |
| Gerçekten hangi tarafta olduğuna karar verme zamanın geldi. | Open Subtitles | حان الوقتُ لتقرّري إلى أيّ جانبٍ تنحازين. |