| Tamam. O zaman seninle Koh Pha Ngan'a geleceğim. | Open Subtitles | حسناً, سأذهب إلى كوبانيان معكِ إذاً |
| Tamam. O zaman seninle Koh Pha Ngan'a geleceğim. | Open Subtitles | حسناً, سأذهب إلى كوبانيان معكِ إذاً |
| Ama o zamana dek ruhum her zaman seninle olacak. | Open Subtitles | و لكن إلى ذلك اليوم ستبقى روحي دائماً معك |
| Annemin dediği gibi sevdiklerin her zaman seninle birliktedir. | Open Subtitles | كما كانت تقول والدتي: "أحبّائكَ دائماً معك". |
| Her zaman seninle gelemeye falan başlamayacağım. | Open Subtitles | لست مستعدة للبدأ بالقدوم إلى هنا معك دائما |
| Tamam, yani sizden çok çok uzakta olsam da, her zaman seninle birlikte olacağım. | Open Subtitles | حسنا، لذلك سأكون حقا، حقا بعيدا ولكن سأكون دائما معك |
| Her zaman seninle olacağım. Sonsuza kadar. | Open Subtitles | سأكون دائماً معك للأبد والأبد |
| Her zaman seninle ve Lauren'la birlikte olacağım. | Open Subtitles | سأظل دائماً معك وكذلك لورين. |
| Her zaman seninle olacağım Karen. | Open Subtitles | سأكون دائماً معك يا كارين |
| Sevgimiz her zaman seninle olacak. | Open Subtitles | حبنا سيكون دائماً معك |
| Sen hiç kimsesiz kalmazsın, Allah, her zaman seninle olur. | Open Subtitles | يابني , لن تكون وحيدا ابدا , فالله معك دائما ! |
| Tyree her zaman seninle olacak. Ne olursa olsun. | Open Subtitles | تايري) سيكون معك دائما , مهما حدث) |
| Çünkü tüm hayatım boyunca, her zaman seninle başlayan cümlelerin ikinci yarısında oldum. | Open Subtitles | لأن كل حياتي كانت النصف الثاني من الجملة التي تبدأ دائما معك |
| Al bunu, böylece her zaman seninle olacağım. | Open Subtitles | خذي هذه, هكذا سوف اصبح دائما معك. |