Değer verdiğimiz her şey, ve sevdiğimiz kişiler artık yok. | Open Subtitles | كل شيء إهتممنا لأجله وكل شخص أحببناه .. أختفي |
Eskiden sevdiğimiz Taylandlı yerin yanındaki sevmediğimiz şu Yunanlı lokantanın yanında buluş benimle. | Open Subtitles | قابلني في هذا المكان العصري الجديد بجانب المحل اليوناني الذي نكره الذي كان في الماضي محل للموضة التايلندية الذي أحببناه |
Biz bayıldık - Başta asabımı bozacağını düşündüm. | Open Subtitles | لقد أحببناه ـ في البداية، ظننت أنه ربما يثير روح النقد العدائي عندي |
İkimiz de seviyoruz sanıyordum. | Open Subtitles | إعتقدت أننا أحببناه سوية |
İşleri yeniden yoluna koydu. O gün hepimiz onu sevmiştik. | Open Subtitles | كان فى الطريق لارجاع الأمور الى نصابها و لقد أحببناه يومها |
İkimizin sevdiği bir restoranda akşam yemeği için plan yaptık. | Open Subtitles | إتفقنا أن نتناول العشاء يوم الجمعة في المطعم الذي أحببناه |
Ve bu yüzden biz onu sevdik. | Open Subtitles | ولهذا السبب... نحن... أحببناه. |
Hepimiz Onu severdik ve insanlar sürekli odasına girer çıkardı. | TED | أحببناه جميعاً وكانت الناس تتوافد إلى غرفته وتخرج منها |
Görürsün, çocukluğumuzda sevdiğimiz yer o bizim. | Open Subtitles | سترين , إنه المكان الذي أحببناه بطفولتنا |
Bu sular mıydı, bize kafa tutan, bizi ayıran hem de uğruna ölecek kadar sevdiğimiz bu küstah ve muhteşem deniz? | Open Subtitles | هل هذه هي المياه التي تحدّتنا وفرّقتنا، وهذا هو البحر الهائل المتغطرس الذي أحببناه حتى الموت؟ |
Neyse, terapist bize karşılıklı birbirimizin sevdiğimiz yanlarını söylememizi söyledi. | Open Subtitles | على أي حال، المعالج جعلنا نقول لبعضنا البعض ما الذي أحببناه في بعضنا البعض. |
Şu ana kadar tanıyıp sevdiğimiz her şeyin muhtemel yok oluşu karşısında hangi aklıselim insan evladı harekete geçmezdi ki! | Open Subtitles | أي إنسان عاقل لن يُثار من قِبل الدمار المحتمل لكل شيء قد عرفناه أو أحببناه |
Hepimiz sevdiğimiz bu kişi için bir araya gelmeliyiz. | Open Subtitles | فدعونا نتوحدّ فى الحزن معاً من أجل شخص أحببناه جميعاً. |
- Ama o babamı, annemi sevdiğimiz herkesi öldürdü. | Open Subtitles | لكنّه قتل والدتي و والدي و كل من أحببناه . |
Geçen hafta programı izledik. bayıldık. | Open Subtitles | شاهدنا العرض الأسبوع الماضي لقد أحببناه |
Çocuklar umursamadı ama biz bayıldık. | Open Subtitles | الأطفال لم يأبهوا لكننا أحببناه |
Elbette yoruyor. Ama biz seviyoruz. | Open Subtitles | بالطبع هو كذلك لكننا أحببناه |
Biz seviyoruz. | Open Subtitles | لقد أحببناه |
Onu hemen sevmiştik. | Open Subtitles | لقد أحببناه فورا |
Onu sevmiştik, değil mi? | Open Subtitles | لقد أحببناه أليس كذلك؟ |
İkimizin de diğer pek çokları gibi çok sevdiği Bill,hatta buna öldürdüğü bazı insanlar da dahil, sizin gibi kendini hasta görüyordu. | Open Subtitles | هل تعلمين ماذا أيضاً ؟ لقد أحببناه كثيراً وتقريباً كل من عرفه |
Biz onu sevdik. | Open Subtitles | لقد أحببناه |
Uzun boylu, ilginç bir adamdı. İkimiz de Onu severdik. | Open Subtitles | كان طويلا، و وجوده كان مرحاً أنا وأنت أحببناه |