Aslında ona gıpta ediyorum. Takdire değer bir aile ismini sürdürecek bir oğul. | Open Subtitles | في الحقيقة، أنا أحسده عائلة جميلة، وابن يحمل اسمه. |
Ama durumunda gıpta ettiğim bir şey var. | Open Subtitles | ولكني أحسده على شيء معين. |
O, fakir bir evden gelen, karısı ve iki çocuğu olan birisi. Ona imreniyorum. | Open Subtitles | لقد كان على بعد خطوتين من ملجأ الفقراء مع زوجه مجنونه , أنا أحسده |
Ona imreniyorum, bilirsin, çünkü onun için bu çok kolay olurdu. | Open Subtitles | أحسده لأن الأمور كانت ستصبح أهون لو كنت مكانه |
Size göstermek istediğim o videoların bir tanesinin sonunda, bir dakika birkaç saniye sürüyor, Chuck bugün öyle şeyler yapıyor ki ben kıskanıyorum ben yapamıyorum ki | TED | في نهاية المقطع الذي ساعرضه عليكم، مدته حوالي الدقيقة وعدة ثواني قام تشك بعمل لازلت أحسده على قدرته على القيام بذلك لا يمكنني عمل ذلك. |
Onun dinginliğini kıskanıyorum. | Open Subtitles | أحسده على هدوءه. |
Ona gıpta ediyorum. | Open Subtitles | لا سيدي أنا أحسده .. |
- Ona gıpta ederdim. | Open Subtitles | - كنت أحسده على ذلك |
Ona ne kadar gıpta ediyorum. | Open Subtitles | كم أنا أحسده |
Ona gıpta ediyorum. | Open Subtitles | . أنا أحسده |
Ona imreniyorum, bilirsin, çünkü onun için bu çok kolay olurdu. | Open Subtitles | أحسده لأن الأمور كانت ستصبح أهون لو كنت مكانه |
İmreniyorum doğrusu. Senin gibi hayırlı bir evlat yetiştirip kendi ülkesine yollamış. | Open Subtitles | أحسده على تربيته الصالحة، كما أنه طلب منك المجيء إلى كوريا بعد أن أنهيت دراستك |
Galiba ona imreniyorum. | Open Subtitles | في بعض الأحيان أحسده. |
Ama Romeo'ya bir konuda imreniyorum. | Open Subtitles | أنا أحسده على شيء واحد |
Digerlerinde çok ona imreniyorum. | Open Subtitles | أنا أحسده دوناً عن الأخرين. |
Neredeyse onu kıskanıyorum. | Open Subtitles | بدأت أحسده على ذلك. |
Siz tiyatrocuların bu yönünü kıskanıyorum. | Open Subtitles | -هذا ما أحسده فيكم يا رجال المسرح |