| Bu peynirli pizza bitene kadar biriyle sevişemezsem çığlık atacağım. | Open Subtitles | إذا لم أمارس الجنس بعد إنهاء هذه الجبنة فسوف أصرخ |
| Ve yağmur kuvvetlice yağdığında, çığlık atıyor ve çemberler çiziyorum koşarak. | TED | وعندما تمطر المطر الغزير، أنا أصرخ وأركض في حلقة مفرغة. |
| - Yine bağırıyorsunuz. bağırmıyorum! Sinirlerim bozuk! | Open Subtitles | سيدي من فضلك لا تصرخ انا لا أصرخ , انا غاضب. |
| Banyonun kapısına gel. Sana daha fazla bağırmak istiyorum. | Open Subtitles | تعال وقف بجانب الحمّام أريد أن أصرخ عليك أكثر |
| Evet bağırıyorum! Bu lanet tekrar yazma işi için iki hafta bekledim. | Open Subtitles | نعم أنا أصرخ ,لقد انتظرت أسبوعين من أجل إعادة هذه الكتابة اللعينة |
| Aferin. Yediğin şeylere eli değen insanlara bağır bakalım. | Open Subtitles | ذلك ذكاء منك,أصرخ على الناس الذين يعدون طعامك |
| Hayır, annemin küllerine bağırıyordum. | Open Subtitles | كلا. لقد كنت أصرخ على قبر والدتي لا تفعلي أيَّ شيء. |
| Halk düşmanı gibi camdan çığlık atıp kaportaya vurarak denedim, | Open Subtitles | أصرخ من النافذة و أطرق على باب السيارة و أشغل الكاسيت بصوت عالى |
| Yani bunu yapmasaydın, muhtemelen hâlâ çığlık atıyor olurdum. | Open Subtitles | أعني لو لم تفعليها فلربما مازلت أصرخ الآن |
| Eğer havyardan yememe izin vermezsen, çığlık atarım. | Open Subtitles | إذا لم تتركني آكل من هذا الكافيار سوف أصرخ |
| Üzgünüm.çığlık atmaktan bahsetmiyordum. Anne kötü bir rüya gördüm. 31 00:02:06,098 -- 00:02:09,872 Anne bunu yapmayı kes.Lütfen bunu yapmayı bırak. | Open Subtitles | أنا آسفة ، لم أكن أقصد أن أصرخ لقد كان حلما سيئا |
| Sana bağırmıyorum ve asıl mesele kusmuk değil. | Open Subtitles | أنا لا أصرخ عليكِ وهذا ليس بسبب البصاق بالطبع هو السبب |
| - Bağırmanın yararı yok. - Ben bağırmıyorum. - Ona sesimi ulaştırmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | حاول ألا تصرخ على المريض - لا أصرخ , أنا أوضح مقصدي - |
| Ve 20 saniyede bir birilerine... bağırmak zorunda kalmayacağım. | Open Subtitles | وأنـا سأحبُّ أن لا أضطر أن أصرخ على أحد كل 20 ثانية |
| Bunca zamandır, size bağırmak zorunda kalmak bana gerçekten acı verdi. | Open Subtitles | طوال هذا الوقت، كان من الصعب جداً أن أصرخ فيكَ |
| Tamam, şimdi ben de bağırıyorum ama bunu sen başlattın. | Open Subtitles | حسنٌ, الآن أنا أصرخ كذلك، لكنكِ أنتِ من بدأ ذلك. |
| "Ben ona bir yılın 364 günü bedavaya sahibim!" falan diye bağır. | Open Subtitles | أصرخ و قل, "إنها معي 364 يوماً مجاناً سنوياً" أو شيء ما |
| Boğazına doğru hamle yaptığı için karı gibi bağırıyordum. | Open Subtitles | كنت أصرخ كعاهرة لأنه كان متجهًا لحنجرتكِ. |
| Onlara bağırdım, "Onu tekrar çalıştırdım!" Ama devam ettiler. | Open Subtitles | و أنا أصرخ ، لقد أعدت تشغيلها لكنهما إستمرا بالتقدم |
| Bak, Marge, o rahibe bağırmam gerekiyordu ama o harika biri. | Open Subtitles | أعلم أنني كان يجب أن أصرخ في الكاهن لكنه لطيف جداً |
| Sadece bana bağırdın. - Hayır, bağırmadım! - Sakin ol. | Open Subtitles | لا لم تفعل ,انت فقط صرخت في وجهي لا لم أصرخ عليك .. |
| İstediğim kadar bağırırım. Kendine bir bakar mısın? | Open Subtitles | سوف أصرخ بوجهها كلما أردت فقط انظري إلى نفسك |
| Kollarında bağırdığımı duyarsan... endişelenme, bazen kendimi kaybediyorum. | Open Subtitles | إن سمعتني أصرخ بين ذراعيك فلا تقلق أحياناً أتمادى كثيراً |
| Bir daha reklam filmi gördüğümde, gözlerimi ve kulaklarımı kapatıp, avazım çıktığı kadar bağıracağım. | Open Subtitles | عندما يأتي إعلان في المرة القادمة سأغلق عيوني و أسد أذني و أصرخ بإعلى صوتي |
| Bana bağırıp durdun. - Sana bağırmam! - Sakin ol. | Open Subtitles | لا لم تفعل ,انت فقط صرخت في وجهي لا لم أصرخ عليك .. |
| Bende ona bağırmaya başladım "Siktir oradan! Benim çantam, seni pis tinerci!" | Open Subtitles | وأنا أصرخ عليه تبا لك إنها لي يارأس اللعينه |
| Senden daha çok bağırdığım için haklı mı oldum şimdi? | Open Subtitles | هل هذا يجعلني على حق إذا أصرخ أعلى منكِ؟ |