Minicik yumurtaların olduğu yuvalar görüyorum, ama minik güvercinler göremiyorum. Niçin ? | Open Subtitles | أنا أرى أعشاش بها بيض صغير، لكنني لا أرى حمامات صغيرة، لماذا؟ |
İnsanları görüyorum. Ama senin gibi erkekler benim gibileri görmüyorlar. | Open Subtitles | أنا أرى الناس الرجال مثلك هم لا يلاحظون الناس مثلي |
Aslında söyleyebilirim, bu tarz şeyleri her gece görüyorum. . | Open Subtitles | في الواقع، أستطيع أنا أرى مثل هذه الأمور كل ليلة |
Ateşi 40. Pekala. Anlıyorum. | Open Subtitles | كانت حرارته 104 الليلة الماضية حسناً , أنا أرى |
Gerek yok. Karanlık güçlere bulaşmam yanlıştı. Şimdi Anlıyorum. | Open Subtitles | كلا , كلا , إنه بخير , إنه كان خطأ أن أتدخل مع قوات الظلام , أنا أرى ذلك الآن |
Ön saflarda ebeveynler gördüm, çocuklarının baygın düşeceğinden gayet eminler. | TED | حسناً أنا أرى آباء في مواقع المجاعة مدركين جداً أنهم قد يخسرون أطفالهم. |
İşte sana bir neden.Ben hayaletleri görebiliyorum. Diğer insanlar göremiyor. | Open Subtitles | حسناً هاك السبب أنا أرى الأشبح بينما الآخرون لا يرونهم |
Anladım, Anladım. Üçüncü meme yüzünden değil mi? | Open Subtitles | أنا أرى أنا أرى هذا كله بسبب الحلمة الثالثة |
Yüzlerce potansiyel çift görüyorum ama siz bir şekilde farklısınız. | Open Subtitles | نعم, أنا أرى الكثير من المؤهلين, لكنكما مختلفين بطريقة ما. |
Baca şeklindeki kekini görüyorum ve içine kızartılmış Snickers konulmuş Twinkie'leri de ekliyorum. | Open Subtitles | حسنا، أنا أرى كعكة القمع خاصتك و في الأعلى سنيكرز محشو مقلي جيداً |
-Özür dilerim, Parti vereceğiz diyince endişelenmiştim, ama görüyorum ki gerçekten cenaze töreniymiş. | Open Subtitles | أعتذاري كنت قلقاً لديكِ حفلة لكن أنا أرى الأن أنت حقاً لديك قوة |
Senin gözünden bakınca kendimi çok daha iyi bir şekilde görüyorum. | Open Subtitles | من خلال عينيك أنا أرى نفسى بشكل جديد و أفضل كلياً |
Hobbit'e benzeyen garip birini görüyorum bir hapishane hücresinde mi? | Open Subtitles | أنا أرى رجلًا غريب الوجه مثل الهوبيت و زنزانة سجن؟ |
İlk önce rüyalarımdaydı ama şimdi uyanıkken de bir şeyler görüyorum. | Open Subtitles | أول الأمر كانوا بأحلامي ولكن الآن أنا أرى أشياءًا وأنا مستيقظ |
Ben tekerlekli sandalyelerin kullanılmış arabalar gibi alınıp satılışını görüyorum. | TED | أنا أرى كراسي متحركة تشترى وتباع كالسيارات المستخدمة. |
Çok fazla cevap görüyorum. Bu üniversitelerde yaptıklarımdan çok daha hızlı. | TED | أنا أرى الكثير من الاجابات. هذا أسرع بكثير حين طرحت السؤال في الجامعات. |
Ne yaptığını Anlıyorum, etrafta çalım satarak geziyorsun, sisteme burnunu sokuyorsun, benim inandığım her şeye burnunu sokuyorsun. | Open Subtitles | أنا أرى ماذا تفعل تتباهى هُنا وهُناك, وتحاول إدخال أنفك في النظام إدخال أنفك في كُل شيئ أؤمن به |
Durumunuzu Anlıyorum ama büyüklerin söyledikleri her zaman doğru çıkmayabilir. | Open Subtitles | أنا أرى ما تواجهينه و لكنّ الآباء لا يعرفون دائماً ما هو الأفضل لأبنائهم |
- Sorununu Anlıyorum. - Belki de Hukuk okumalıyım. | Open Subtitles | أنا أرى مشكلتك ربّما علي أن أدخل كلية الحقوق |
Seni oldukça dayanıklı gördüm ama seni öttürecek yöntemlerimiz var. | Open Subtitles | أنا أرى أن إرادتك قوية حسنا نحن عندنا طرق لجعلك تتكلم |
Seni oldukça dayanıklı gördüm ama seni öttürecek yöntemlerimiz var. | Open Subtitles | أنا أرى أن إرادتك قوية حسنا نحن عندنا طرق لجعلك تتكلم |
Bu beş X'li viski değil. Hâlâ görebiliyorum. Barmen hilede iyi değil. | Open Subtitles | هذا ليس ويسكي من الدرجة الخامسة أنا أرى ، هذا الساقي غشاش سيء |
- Ama arkada cümbüş var. - Nasıl bir şey olduğunu Anladım. | Open Subtitles | ولكنه مجموع على بعضه من الخلف أنا أرى ذلك يحدث هنا |
Nasıl kontrolünü kaybedip kıskançlık krizine girdiğini anlayabiliyorum. | Open Subtitles | أنا أرى كيف يمكن أن تفقد السيطرة وتصبح في غضب الغيرة |