| Bir keresinde bana, eğer cenazesinde konuşursam herkesin onu hasta olmadan önceki haliyle hatırladığından emin olmamı istediğini söyledi. | Open Subtitles | إنها أخبرتني ذات مرة إذا ألقيتُ خطاباً في جنازتها، يجب أن أحرص بجعل الجميع هُنا يتذكرها كما كانت قبل أن تمرض. |
| hasta olmadan önce iyi bir hayatı vardı. | Open Subtitles | كانت أمامها كل الحياة قبل أن تمرض |
| Sen hasta olmadan önce aldım onu. | Open Subtitles | لقد حدث هذا قبل أن تمرض |
| Bu olmadan onu hasta etmek istemiyorum. | Open Subtitles | لا أود أن تمرض بدون وجود العلاج |
| Hayır! Hayır, ben... Seni de hasta etmek istemiyorum. | Open Subtitles | لا، لا أريدكَ أن تمرض أيضاً... |
| Bazen hasta olmak gerekir. Özellikle sizin yaşınızda. | Open Subtitles | لا بد أن تمرض من وقت إلى لآخر, بالنظر إلى عمرك |
| Dikkatli ol tatlım. Yarın hasta olmak istemezsin. | Open Subtitles | احذر، عزيزي، أنت لا تريد أن تمرض غداً |
| Görünüşe göre baban gitmeden, annen Hastalanmadan önce de sorunları varmış. | Open Subtitles | يبدو أنهما كانا يواجهان مشاكل قبل أن يتركها قبل أن تمرض |
| Hastalanmadan öne de gırtlağıma kadar borca batmış durumdaydım. | Open Subtitles | لكنهم عرفوا. أعني، كنت مدينًا بالكثير من الأموال قبل أن تمرض. |
| Tekrar hasta olmak istiyor musun? | Open Subtitles | أتريد أن تمرض ثانية؟ |
| Hastalanmadan önce bana her şeyi öğretti. | Open Subtitles | و قبل أن تمرض قالت بأنها ستعلمني كل شيء |
| Hastalanmadan önce bana her şeyi öğretti. | Open Subtitles | و قبل أن تمرض قالت بأنها ستعلمني كل شيء |