| Bir keresinde arabası bakımdayken, onu eve bıraktım ve beni öptü. | Open Subtitles | في إحدى المرات وعندما كانت سيارتها في الورشة أوصلتها لمنزلها وقبّلتني |
| 20 dakika önce otogara bıraktım. | Open Subtitles | في الواقع، أوصلتها إلى محطة الحافلات قبل ثلث ساعة. |
| Bir gece onu evine bıraktım. Arabada birazcık başladık. | Open Subtitles | أوصلتها إلى منزلها ذات ليلة، بدأنا نتكلّم في السيارة |
| - Kasabadan gitmesi için otogara götürdüm. | Open Subtitles | لقد أوصلتها إلى محطة الحافلة عندما غادرت البلدة |
| Onu bıraktıktan hemen sonra kusmaya başlamış. | Open Subtitles | لقد بدأت التقيأ مباشرة بعد أن أوصلتها. |
| Onu eve yalnız mı yolladın, sen mi götürdün? | Open Subtitles | هل أوصلتها أو هل هي غادرت وحدها؟ |
| Ben ona götürmüştüm. | Open Subtitles | ولأنّي أوصلتها له، كذلك هُو يفعل الآن. |
| Bugün onu tiyatroya bıraktım ve yüzünde uzun süredir görmediğim.. | Open Subtitles | أوصلتها للمسرح اليوم , وهناك إبتسامة على وجهها لم أراها منذ |
| - Telefonda konuşmadık! Onu evine ben bıraktım. Ve aynı böyleydi. | Open Subtitles | لم اتكلّم معها بالهاتف لقد أوصلتها للمنزل |
| Onu arka girişte bıraktım. Bir çocukla buluşup gösteri için çalışacakmış. | Open Subtitles | لقد أوصلتها عند المدخل الخلفيّ، ستلتقي بولد ما لتتدرّب على مسرحيّتها الإنجيليّة |
| Okula dönmek istedi. Ben de onu durağa bıraktım. | Open Subtitles | أوصلتها لموقف الحافلات تريد أن تعود للمدرسة |
| Dün gece onu hotele bıraktım çünkü sarhoş bir şekilde anneme görünmek istemedi ve şimdi hiç bir anlamı yok. | Open Subtitles | لقد أوصلتها للفندق باكراً بالأمس ، لأنها لم ترد مقابلة أمي وهي ثملة ولم اسمع منها من جينها إنها لا تجيب هاتفها |
| Saksı palmiye siparişleri gelmişti, ben de karakola bıraktım. | Open Subtitles | نعم طلبيتهم الخاصة بأشجار النخيل المقزمة قد وصلت لذا أوصلتها للقسم |
| Çarşaf sipariş etti, ben de o civardaydım onları bıraktım. | Open Subtitles | طلب بعض الأغطية، وصودف أنني كنتُ في الجوار، لذا أوصلتها له. |
| Polis müdüriyetine bıraktım. Teşekkürler, David. | Open Subtitles | لقد أوصلتها إلى مركز الشرطة - "شكراً لك يا "ديفيد - |
| Orası eviyse, evet oraya bıraktım. | Open Subtitles | ... حسنًا ، إذا كان ذلك منزلها ، فإذًا إلى هنالك أوصلتها |
| Kadını havaalanına götürdüm, kıvılcımlar havada uçuştu, duygular yükseldi... | Open Subtitles | لقد أوصلتها الى المطار... .. شرارت طارت, عواطف تصاعدت |
| Windsor sınırına götürdüm. | Open Subtitles | انا أوصلتها عبر الحدود إلى وندسور |
| Wendy'yi bıraktıktan sonra kontrol ettim. | Open Subtitles | وعدت لتفقد الأمر بعد أن أوصلتها |
| Siz onu bıraktıktan sonra binayı hiç terketmedi, Bay Sinclair. | Open Subtitles | ... بعد أن أوصلتها هي لم تغادر المبنى (يا سيد (سينكلير |
| Sen mi götürdün? | Open Subtitles | أنت أوصلتها إلى هناك؟ |
| Penn Garı'na götürmüştüm. | Open Subtitles | لقد أوصلتها إلى محطة بين. |