| Eğer ölümcül bir günah işlersen ve tövbe etmeden ölürsen, cehenneme gidersin. | Open Subtitles | إن ارتكب المرء إثماً و مات دون أن يتوب يكون مصيره النار |
| "Tanrı İndra günah işledi. Bir Brahman'a karşı günah işlediğinden... | TED | بأن الإله إندرا قد إرتكب إثماً قد إرتكب إثماً بحق برامين |
| Herkes hayatında en az bir defa Tanrı'ya karşı günah işlemiştir. | Open Subtitles | إرتكب البشر إثماً بحق الرب على الأقل لمرة في حياتهم. |
| Büyük günah işledim Sayın Cenapları ve bazı günahların sadece papanın affedebileceğini biliyorum. | Open Subtitles | أرتكبتُ إثماً عظيماً يا صاحب القداسة و أعلم أن بعض الذنوب لا يغفرها غير البابا |
| Büyük günah işledim Sayın Cenapları ve bazı günahların sadece papanın affedebileceğini biliyorum. | Open Subtitles | أرتكبتُ إثماً عظيماً يا صاحب القداسة و أعلم أن بعض الذنوب لا يغفرها غير البابا |
| Şişenin çizgisine kadar içince günah yazmıyormuş, konuştum ben onunla. | Open Subtitles | ليس هذا إثماً إلى أن تبلغ هذا الحد، لقد تحدثت معه بهذا |
| - Baba ve... - Peder, büyük bir günah işledim. | Open Subtitles | ...بـإسم الأب - أيها الأب , لقد ارتكبت إثماً عظيماً- |
| Eğer biri, bana inanan bu küçüklerden birine günah işletirse, | Open Subtitles | لو أن أي أحد جعل أي طفل يرتكب إثماً |
| Ve evli bir adamın böyle düşünmesi günah. | Open Subtitles | والتفكير في رجل متزوج يكون إثماً |
| Bacaklarını görmemiz günah değildir herhalde. | Open Subtitles | لن يكون لنا إثماً أن رأينـا ساقيْك |
| Kızlar arada bir günah işlemeli. Bu yüzden sigara içiyorsun. | Open Subtitles | على الفتاة أن ترتكب إثماً ببعض الأحيان - و هذا يفسر التدخين - |
| Yüreğinde günah olan bir erkek ya da kadın yüce Hazreti İsa'nın inayetiyle o günahını temizletmek için öne çıksın. | Open Subtitles | أناشد كل رجل أو امرأة ارتكب إثماً بالتقدم... ذنوبهم ستُمحى |
| Isigin Tanrisi'nin hizmetindeyken yapilan hiçbir sey günah olamaz. | Open Subtitles | لا عمل تمّ ارتكابه باسم (رب النور) يُعد إثماً |
| - Bu günah olur. | Open Subtitles | سوف يكون ذلك إثماً. |
| O, günah işledi. | Open Subtitles | لقد ارتكب إثماً |