| Çok fazla film izliyorsun, sadece biraz korkutmak istiyorum. | Open Subtitles | أنت تشاهد الكثير من الأفلام أنا لا أريد سوى إخافتهم قليلاً |
| Aradaki mesafeyi koru, onları korkutmak istemeyiz. Anlaşıldı. | Open Subtitles | وتحافظ على المسافة بينك وبينهم نحن لا نريد إخافتهم |
| Bekleme odasındaki beyaz müşterilerimi korkutmak istemiyorum. | Open Subtitles | لدي أناس بيض في الغرفة الأمامية. لا أريد إخافتهم. |
| Köpekleri korkutup kaçırmayı becerdim. Çay alır mısınız? | Open Subtitles | تمكنت من إخافتهم وبذلك هربوا هل تودين كوب من الشاي؟ |
| Üzerimize yapraklar koyacağız ve onları bulacağız ve onları korkutup sonra geldikleri yere göndereceğiz. | Open Subtitles | وسوف نحصل عليه أوراق... وعندما نجدهم إخافتهم حتى الموت ، وأنها سوف تذهب بعيدا. |
| - İfade alımında gözlerini korkutalım. - Evet. | Open Subtitles | -إذاً فهم يريدون إخافتهم خلال الإستجوابات |
| Ben... onları boş yere korkutmak istemedim. | Open Subtitles | إنّما... لمْ أكن أريد إخافتهم بدون الحاجة لذلك. |
| Asansörde tek başıma olduğum zaman her türlü garip hareketi yapabilirim ama asansöre başka insanlar bindiği zaman bu garip şeyleri yapmayı bırakırım, çünkü o kişileri rahatsız etmek istemem ya da açıkçası onları korkutmak istemem. | TED | اعني .. عن نفسي .. عندما اركب مصعد وحدي .. فاني اقوم بأشياء " غريبة " ولكن عندما يدخل اشخاص آخرين الى المصعد اتوقف عن تلك الاشياء لانني لا اريد ان ازعجهم او بتعبير آخر .. إخافتهم |
| Biz onları sadece korkutmak istiyoruz. | Open Subtitles | نحن نريد إخافتهم. |
| Bay Tesla kimseyi korkutmak istemiyor. | Open Subtitles | فالسيد تيسلا لا يريد إخافتهم |
| Onları korkutmak istemeyiz. | Open Subtitles | لا نريد إخافتهم |
| Onları daha çok korkutmak işe yaramaz. | Open Subtitles | و إخافتهم أكثر أمر لا يساعد |
| Arada sırada korkutmak lazım. | Open Subtitles | عليك إخافتهم أحياناً |
| Onları korkutmak istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد إخافتهم |
| Ya da Charlene'e. Onu korkutmak istemiyorum. | Open Subtitles | أو (شارلين)، أنا لا أريد إخافتهم. |
| Onları korkutmak istedim, hepsi bu. | Open Subtitles | -لم أعلم هذا أردت إخافتهم فقط |
| - Onu korkutmak istemedim. | Open Subtitles | -لا أريد إخافتهم... |
| Gelirlerse, bununla onları korkutup kaçırabilirsin, tamam mı? | Open Subtitles | إن جاءوا يمكنك إخافتهم بهذا، اتفقنا؟ |
| Onları çekmeye çalışıyoruz korkutup kaçırmaya değil. | Open Subtitles | نحاول جذبهم, و ليس إخافتهم . |
| - İfade alımında gözlerini korkutalım. - Evet. | Open Subtitles | -إذاً فهم يريدون إخافتهم خلال الإستجوابات |